Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
487
 

Devlet televizyonunun utanç gecesi

Devlet televizyonunun utanç gecesi
 

14 Ocak 2009 gecesi TRT tarihinde utançla anılacak bir gece oldu. O geceden buyana neredeyse bir gün geçti ve TRT Genel Müdürü hala görevini sürdürüyor. Hatta zeytinyağı gibi üste çıkıp bu yaptıklarıyla övünmekle kalmıyorlar bir de suçlarını yüzlerine vuranları suçluyorlar.

Dün akşam malum davanın ne olduğu belirsiz bir adamı yurtdışından TRT’de canlı yayına çıkartıldı ve saatlerce TRT’nin ekranı işgal ettirildi. TRT, yani Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu yani devletin televizyonunun yüzü kızartıldı. Yalanlar söyleyeceği belli bir adam oraya çıkartıldı ve saygın insanlara küfür derecesinde hakaretler yağdırdı. Bu ortamı yaratmak için yandan medyadan bir görevli de oraya getirilmişti.

TRT’yi yıllarca iktidarların borazanı olmakla suçlamıştık, meğerse onlar borazanlık falan değilmiş, gerçek borazan neymiş onu öğrendik dünkü utanç gecesinde.

TRT dün gece suç işledi. Bu suçun bir cezası olmalı ve ilk olarak başta TRT Genel Müdürü olmak üzere tüm sorumlular görevden alınmalıdır. İçimden “RTÜK görev başına” demek geliyor ama hangi RTÜK.

TRT’nin teletekstinde 107. sayfada kendilerine övgüler dizmişler, kabahatlerinin farkında değiller: Başlık “TRT Habercilikte Fark Attı”. Daha sonra da yazmışlar: “Kimileri TRT’yi habercilik başarısı için kutladı. Ama bazıları bu olgunluğu gösteremedi.”

TRT’den önce özür bekliyoruz sonra da istifalar...

Ankara, 15 Ocak 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşçi Partisi'nin Avukatına zaman yok deyip telefonu kapattırması ve Yayını 1 saat daha uzatması ve utanıp tekrar bağlatması ve yine konuşturmamak için çaba sarfetmesi çok utanç vericiydi.Asıl utanç verici olan Fikri Sağlar'ın bu adamı dinlerken kibarlığını koruması ve hala orda oturmasıydı.

Ayhan ÖZTÜRK 
 16.01.2009 17:25
 

Herşey inandırıcılıktan ne kadar uzaktı,o ne idüğü belirsiz adamı, adam yerine koyup saatlerce devletin televizyonunu meşgul ettirip, herkesi salak yerine koymaları inanılmazdı...Gündemi çoktan değiştirdiler...Zaten herşeyi unutmadık mı? Ne Deniz Feneri kaldı, ne yolsuzluklar, ne teğet geçen ekonomik kriz, ne de nice rezalet...

fatma iyibilgin 
 16.01.2009 9:31
 

medianin etik olmasi yanisira haber kaynaginin guvenilir olmasi esaslari icinde haberin hazrlanmasi olgusu birileri tarafindan unutulmus.Asasen elle tutulur hic bir yani olmiyan bu sahsin soylemlerini dikkate almak dogrusu ne kelime ile adlandirilir bilemiyorum.Konusma dikkatle izlendiginde sahsin psokoljik bukluklar arz ettigide giozlemlenir. Kurumlarin yanlisliginda idarecilerin istafa erdemi ise bize degil demokrasiyi ozumsemis toplum bireylerine aittir. Bu acidan bu erdemi daha cok bekleriz galiba. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 16.01.2009 1:47
 

Kaleminize sağlık. Sizi yerden göğe haklı buluyor ve destekliyorum. Devletin televizyonu bunu yapmamalı idi; o şahsiyet trt de değil mahkemede ifade vermeliydi.

Meltem Şahin 
 16.01.2009 0:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2330
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster