Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
55
 

Devlet teröre savaş açtı

Devlet teröre savaş açtı
 

Normalleşme ancak ve ancak PKK'nın Öcalanı dinlemesi ve HDP'yi otorite olarak kabul etmesiyle olur. Her ikisinide görmezden gelip çözüm süreci bitti demek, TSK'ya gel beni bombala demektir


1980 ve 1990 lı yıllarda Türkiye'nin Batı ittifakında kalması için bir proje olan PKK'nın güçlenmesi için Darbe Türkiyesi elinden geleni yapmış ve özünde milliyetçi olmayan DİNDAR Kürtler zamanla faşize edilmişti.

Sivas ve Diyarbakır hapisanelerinde Kürt kaanat önderlerine yapımadık işkence kalmamış ve İran'dan Türkiye'ye girmesi muhtemel anti emperyalist devrimci islamcı akımlara cevap vermesi kuvvetle muhtemel DİNDAR Kürtlerin önemli kısmı zamanla ümmetçilikten milliyetçi geçiş yaptılar. Bu oyuna gelenler kendilerine YURTSEVER dediler ve yurdunu seven her Vatansever Türk'e de FAŞİST dediler.

Devlet geçmişte yaptığı hataları anlayarak bir BARIŞ süreci başlattı, bu süreç 2011'den 2015'e kadar kanı durdurmuştu. Ancak KCK Başkanının "Ateşkes ve Türkiye ile olan barış süreci sona ermiştir. HDP ve Öcalan da PKK'nın silah bırakması konusunda karar veremez" demesi savaşı başlatmıştır. Savaşı başlatan bu açıklamalardır. HDP'nin iddia ettiği gibi savaşı devlet başlatmamıştır. Savaşı başlatan KCK başkanıdır.

Süreçte yaşanan tıkanıklık aşılamamış, Öcalan önce ev gözetimine çıkarılamamış serbest siyaset yapma imkanı verilme konusunda 35 yılda faşize olmuş Anadolu toplumundan seçim sonuçlarınadan korkulmuştur. Sürecin tüm nimetlerinden HDP faydalanmasını bilmiştir ancak HDP bağımsızsiyaset yapamamış, silah bırakma çağrıları PKK'dan olumlu yanıt bulamamıştır.

Bu savaşın bitmesini istemeyen çok müttefiğimiz var. Onlar IŞİD'e müdehale edilmesini istiyor ama PKK'ya dokunulmamasını istiyorlardı.

PKK'ya devletin İŞİD'e dokunmadan müdehale etmesi söz konusu olamazdı. Bu nedenle kapsamlı bir savaş başlatmak devlete düştü. Seçim öncesi PKK'nın doğudan Batı illerine verilmek üzere silah yüklü tırlar yolladığını yazmıştım. Aslında PKK kapsamlı bir ayaklanma işini HDP barajı geçemezse başlatacaktı ama HDP'nin barajı geçmesi bu planı yavaşlattı bunun yerine devlete ajitasyon yapmaya başladı, askerleri polisleri tacizler, vatandaşları kaçırmalar sokak gösterileri hatta can almalar başladı.

Devlet bir tarafta Batı'da PKK'yla iş birliği içindeki DHKP-C ile diğer tarafta PKK ile mücadele vermesi için önce İŞİD'e müdahale etti. PKK ve DHKP-C cephesi kendilerine operasyon yapıamayacağını sandılar, zira piyaslar Dolar Avro borsa endeksinin buna izin vermeyeceğini sandılar. 

Yanıldılar...

Zira, devlet kendi varlığına yönelik saldırı ve tehditlere bir yere kadar sessiz kalır, olabildiğince işi olurundan götürmek ister, barış ve çözüm sürecine bu yüzden evet diyen devleti kızdıran asıl sebep KCK başkanının açıklamasıdır. Öclan'ın ve HDP'nin bile muhatap alınmadığı bir çözüm sürecinin sağlıklı olması ne kadar mümün ki?

KCK ve içindeki şahinler Britanya stratejistlerinin kuklaları Alman ajanlarına inanıp kendi yollarını bağımsızlığa kadar götürebileceklerini sandılar. 

Diğer yandan önemli gerçekler var. Hem devlet hem PKK bu savaşın böyle devam etmemesi gerektiğini artık görmeli. Zira devletin şu anda kendi üstün teknolojik silahları var. IHA'lar, gece görüşlü bomba sistemleri, etkili bomba ve roketleri var. Ancak unutulmaması gereken şu ki ölümler arttıkça yanan kalpler ve kin de artar ve çözüme ulaşılamaz ve Türkiye için uzun vaadede sorunlar devam eder.

Devlet PKK'nın anladığı dilden savaşı kullanmak zorunda kaldı bu doğru ama kalıcı barış için PKK ( KCK ) içinden bir irade gelirse ve maddeler halinde bir antlaşmaya savaşı sonlandırmak adına adımlar atılarak varılırsa bu herkesin her kesimin çıkarına olacaktır. Aksi taktirde çok kanlı ve zor bir savaş süreci başlamış durumda olacak. Devletin Türkiye ve Kuzey Irak dağlarında bulunan 5000 kişilik PKK ordusunu yok etmeye gücü var ancak unutulmaması gereken şey şu ki PKK'nında ne olursa olsun her biri 5000 kişilik en az 10 adet PKK ordusu kurmaya yönelik sempatizanıda var ve bu sayı giderek artmakta. 

Devlet eline silah alanları ve almayanları iyi ayırmalı demokrasi adına. Demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinden taviz vermeden dikkatli ve dengede sert bir mücadeleye girişmesi devletin adaletine ve ahlakına halel getirmeden bu işi yürütmesi vicdanların tarafı adına önemlidir. Teröre karşı savaş süreci bu şekilde olmaz ise kamuoyunun ve dünya kamuoyunun vicdanı yaralır. 1980 ve 90 lı yıllardaki gb işkence ve katliamlara girişmek yanlış olur. Bir taraftan PKK ile olan mücadele devam ederken diğer taraftan Öcalan'ın serbest siyaset yaparak HDP'nin başına gelmesi PKK'nın şımarıklığına son vermesi adına çok önemli ve dünya siyasetinde eşine az rastlanır manevra alanı sağlar. Zira PKK'nın İngiliz emperyalizmi ve siyonistlerin güdümüne girmemesi adına Öcalan'ın devrede olması gerek. Onun hapiste ölmesi asla Devletin çıkarına sonuçlar doğurmaz. İnşallah bu yazıyı ülkemizin strtejistleri okurlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 883
Toplam yorum
: 413
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 2602
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster