Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
153
 

Devlet Tırrı

Devlet Tırrı
 

Her yeni gün, yeni bir gündemle uyandığımız güzel ülkemde bir Tır mevzusu gündemi hayli meşgul etti. Tarih: 01 Ocak 2014. Yer Hatay’ın Kırıkhan ilçesi ve gıda yardımı süsü verilmiş o meşhur tır. MİT görevlileri eşliğinde Türkiye’nin uluslararası politikasının öngördüğü biçimde yoluna devam ediyordu. Taa ki jandarma komutanlığına yapılan “kaçak silah” ihbarına kadar. Jandarma komutanlığı ihbarı değerlendirerek tırı durduruyor ve “hemşerim nereye diyor”. İçeriden MİT görevlileri çıkıp bu tır, bildiğiniz tırlardan değil, “devlet tırrı” deyince kazın ayağı yön değiştiriyor. İşin içine valilik giriyor ve tırı da aramayın bu işin içinde bit yeniği de aramayın diyerek yazılı olarak jandarma komutanlığına sunuyor ve komutanlığın eli kolu bağlanıyor. Tır serbest. Tam yoluna koyulmuşken, önceden bilgi verilen savcı yetişiyor. Bu sefer emniyet görevlileri ile (tırı durdurmak birçok şeyi durdurmak anlamına gelebilir diye vakit kaybetmeden) tırı tekrar durduruyor. Bu fırsat kaçmaz deyip tam aratacağı anda yine vali işe engel oluyor. Devlet tırrı, aramayın deniyor ve aranamıyor...

İşin özeti (biraz da gündemi eğlenceli hale getirirsek) böyle. Gelelim devamına…

Olay an itibariyle ajanslara düşüyor. Hatta savcının başsavcılığa yazdığı tutanağın tam metni de medyada. İşin en önemli noktası şu ki; tır, “devlet tırrı” olduğu için aranmıyor ama an itibariyle Sami amca da, içinde ne olduğu konusunda bilgi sahibi. Ulusal güvenlik ve devlet tırrı konusunda ne denli duyarlı olduğumuz ortada.

Uzun bir süredir söylenen (hatta daha öte bilinen) Suriye’de muhaliflere yapılan desteğin gıda ile sınırlı olmadığı ortaya çıktı! Üstelik arama yapıl(a)mamasına rağmen…

Kapımızın dibindeki Suriye’de bir savaş var deniyor. Bence yanlış. Bir savaş değil, katliam ve vahşet  daha doğru bir tanımlama olur. Bu vahşete “Dur” demek insanlığın gereği. Hele de kapınızda bu olay gerçekleşiyor ise insanlıktan nasibinizi almasanız dahi gelecekte size olacak olumsuz etkilerinden ötürü “Dur” demelisiniz. Suriye’nin iç işleri demek, kolaya kaçmaktır.

Bu vahşete küresel dünyada “Dur” demek zorundasınız. Zalime karşı durmak (Uluslararası arenada yaptırım sağlayarak) insanlığın gereği. Dinen de Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” Hadisi “Dur” dememizi gerektiriyor. Dolayısıyla hangi açıdan bakarsanız bakın “Dur” demek zorundasınız.

Ya mazlumun yanında farklı yönlerde (silah vb.) yer almak… Diyebilirsiniz ki; uluslararası politika bunu gerektiriyor. Büyük devlet olmak, çevrendeki iktidarları belirlemekten geçer. Bunu da eğer farklı şekillerde (Suriye için uluslararası boyutta yaptırım kararı almak ya da öteden beri yapılan su kozunu kullanmak vb.) sağlayamıyorsanız bu yolu tercih edebilirsiniz… İnsanlık, barıştan yana olmayı gerektirir diyerek aksini de haklı olarak savunabilirsiniz. Bu konu ilgili mercilerde uzun uzadıya tartışılmalı ve her yönüyle en doğru karar alınmalı. Ama yerinin burası olmadığı kesin. Neyse, bu konu çok özel ve bu tarz ortamlarda uzun uzun tartışılsa da sonuçsuz kalacağı aşikâr olan bir konu.

Peki şu an ne oldu. Daha önce de belirttiğim gibi meşhur “devlet tırrı” aranmamasına rağmen an itibariyle uluslararası arenada gündeme oturdu ve güzel ülkem çarmıha gerilmeye hazır. Açıklamalar diyor ki, tır yolunu değiştirmiş ve Suriye’ye gitmemiş, olay çözülmüş oldu mu? Bence oraya giden yardımın(?) içeriğinin ispatından veya gidip gitmemesinden çok daha önemli olan bu olayın ayyuka çıkmasıydı ve görülen o ki amaçlayan da son derece başarılı oldu. Suriye yönetimi bu konuyu bir süredir dillendiriyordu ama bu konuyu Türkiye’de dile getirenleri anlayamıyorum. Serdar TURGUT’un edindiği istihbaratlara göre Türkiye terörist ülkeler kategorisine sokulmak isteniyor. Taşlar maalesef ki yerine oturuyor gibi görünüyor. En üzüldüğüm konu ise Today’s Zaman ile an itibariyle İHH adı da kullanılarak konunun uluslararası boyutta ilan edilmesi. Her ne kadar akabinde İHH’nın adı silinse de iş işten çoktan geçmiş durumdaydı.

Unutmadan son dönemde güzel ülkemde yaygın şekilde kullanılan bir ibareyi bu durum için kullanmak zorundayım… “Zamanlama manidar”. Uluslararası arenada tüm ülkeleri göreve davet eden Davutoğlu’nun eli, Cenevre-2 diye adlandırılan ve Esed’in geleceği ile ilgili kararın alınacağı 22 Ocak 2014 öncesi böyle bir olay sonucu zayıflatmıştır. Her zaman savunduğum gerçek bir kez daha ortaya çıkıyor. Küresel dünyada uluslararası politikayı iyi izlemek ve hareket etmek silahla mücadeleden daha fazla katkı yapıyor. Şimdi düşünün; 1 tır dolusu eski silah mı Esed’e zarar verirdi yoksa Cenevre-2’de Davutoğlu’nun en iyi yaptığı, 12’den vurduğu ve devletleri köşeye sıkıştırdığı taktiksel hareketler mi?

Avrupa’da bu vb. bir olay olduğunda “Ulusal güvenlik” kelâmı geçtiğinde herkes lâl kesiliyor. İngiltere’de vaktiyle bir otobüs havaya uçuruldu. İngiltere istihbaratı (MI6) oraya geldi ve Ulusal Güvenlik meselesi kimse karışmasın dedi ve medya da dahil tüm birimler olayı örtbas etmeye çalıştı. Tek kalem haber neredeyse yok. Yapılan haberlerin de mümkün mertebe ülkenin lehine olmasına özen gösterildi. Bugün Hamburg’daki olaylar Polisin uyguladığı şiddet açısından Gezi Parkı eylemlerinin bir kopyası gibi, hatta daha fazlası. Ama bu durumları medyadan öğrenemiyoruz. Neredeyse hiç haber yapılmıyor denilse yeridir. Çünkü bakış açısı farklı. Liderler geçicidir, ülke ise kalıcı. Erdoğan’a zarar vermek için ülkeye saldırmak veya ülkeyi uluslararası boyutta yerin dibine sokmak güzel ülkemde hiçbir kesimin amacı olmamalı. Tıpkı Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın dediği gibi, “İlginç olan Türkiye'nin teröre destek veren ülke ilan edilmesinden hoşlanacak bu kadar fazla insan olması. Arkadaş, bu senin de ülken!, Türkiye'de bazı insanlar aklını yitirmiş. Erdoğan zarar görsün de varsın ülke batsın diyorlar. Erdoğanlar gelir gider, ülkenize sahip çıkın.”…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1040
Kayıt tarihi
: 13.11.13
 
 

Trabzon'un Dernekpazarı ilçesinde 1983 yılında dünyaya gelmiştir. İlk öğrenimini Trabzon'da, Orta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster