Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
962
 

Devlet ve devletçikler..

Devlet ve devletçikler..
 

Malumunuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1923 yılında kuruldu ve ilan edildi..

 

İşte toplumsal mutabakat metni olan anayasa çerçevesinde yargı-yasama-yürütme devlet organizasyonun en temel öğeleri sayıldı..

 

İşte iç güvenlik ve asayiş için polis, dış güvenlik için asker vardır..

 

İşte yasama ve yürütme için 4-5 yılda bir seçim yapılır.. Yargı da yürütmenin gözetiminde iç düzenlemesini yapar..

 

İşte tek millet,

tek bayrak,

tek devlet,

tek yasama,

tek yürütme,

tek yargı gibi birlik ve bütünlüğü çağrıştıran faktörler her zaman sayılır..

 

Bu arada yerel seçimlerle yerel yönetimler de seçilir.. Merkezi bütçeden desteklenen belediyeler vasıtasıyla halka hizmet taşınır..

 

Kabaca Türkiye Cumhuriyeti Devleti yapısını böylece özetledik..

 

Şimdi bunca izahatın sebebi niyedir? Diyen onca soru gelebilir..

 

Görünmeyen devletçikleri sayıyorum:

 

Derin devlet,

 

Seçkinlerin devleti,

 

Asker ve sivil bürokrasinin devleti,

 

Son moda paralel devlet,

 

Görünen devletçikler:

 

PKK’nın devleti,

 

Türklerin devleti..

 

Peki, nereye geliyorum?

 

Durun hele, biraz sabır..

 

İlk barış süreci nasıl başladı? Bizim hafızamız zayıftır, onu bir anımsatayım..

 

Türkiye sınırları içinde silahlı tüm unsurlar sınır dışına çekilecek, PKK ve Kürtlerin talepleri MİT vasıtasıyla müzakere edilecek. PKK’nın kurucu lideri Öcalan ve BDP milletvekilleri görüşmelerin ana aktörü olacaklar..

 

Ne oldu?

 

Gel zaman, git zaman; 2014-Nisan ayında görülen manzara şöyledir:

 

Silahlı gruplar yol kesiyor, kimlik kontrolü yapıyor, adam kaçırıyor, tehditler savuruyor, taleplerde bulunuyor..

 

İşte en son Diyarbakır-Lice yakınlarında karakol yapımını durdurulması talebiyle 2 uzman çavuş kaçırılıyor, BDP Eş Başkanı, halen Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak silahlı grupla görüşüyor ve taleplerini kamuoyuna sunuyor:

 

‘’O karakolun inşaatı durdurulsun, ancak o zaman kaçırılan uzman çavuşlar bırakılır’’

 

Yüz (100) kez söyledim ama dinleyen olmadı..

 

Silahları bırakmayan, ülke sınırları dışına çıkmayan grupla asla müzakere olamaz, talepleri dinlenemez..

 

Hadi silah bırakma neyse; hele ülke içinde silahlıların varlığı sürdükçe asla sağlıklı bir mutabakat kurulamaz..

 

Tamam, çatışma yok, tamam ölüm yok, tamam barış süreci var ama dünya tarihinde bizimkisi gibi müzakere yürüten devlet de yoktur herhalde..

 

PKK’nın sivil kanadı yani BDP, silahlı kanada asla söz geçiremiyor ve hiç dikkate alınmıyor.. Silahlı kanat sürekli tehdit ve dayatma savuruyor.. Sivil kanatta bunları tolere etmeye çabalıyor..

 

AKP’ye benden söylemesi; bu iş bu tarz giderse eninde sonunda duvara toslar..

 

Artık zaman gelecek İmralı’da bulundan PKK Kurucu Lideri Öcalan’ı da silahlı kanat dinlemeyecektir.. İşte ‘’tutsak bir liderin talimatları sağlıklı olamaz’’ gibi ifadeler kulaktan kulağa yayılıyor..

 

Çözüm nedir?

 

Valla 2 yıldır devam eden ve gizli yürütülen bir süreç vardır. Hani merdiven basamağı misali şu olursa şu adım atılacak, şu olursa şu adım da atılacak gibi ana eksenini kamuoyunda kimse bilmiyor. Halka yansıtılan başka, konuşulan başka..

 

Sivil kanatla yürütülmesi ve halkın bilgisi dışında sözler verilmesi normaldir ancak silahlı kanat sağda-solda cirit atarken; atacağınız bir sonraki adımı halka izah edemezsiniz..

 

Bilgi kıtlığına rağmen çözüm önerim ise ne edip ne yapıp silahlı grupların mutlaka ülke dışına çıkması sağlanmalıdır.. Başka türlüsü topal ördek misali eninde sonunda mermi patlar ve şimdiye kadar verilen tüm uğraşılar, çabalar heba olur..

 

Peki, yakın gelecekte ne olacak?

 

Sanki hem AKP, hem de PKK yeni bir çatışmaya hazırlanıyorlar.. AKP’nin yeni mücadele konseptinde; MİT tarafından elde edilen istihbaratlar doğrultusunda nokta operasyonlara ağırlık verilecek kanısı hasıl oldu bende.. Bu bağlamda Özel Kuvvetler, MİT’in emrine verilecektir. Böylece İsrail tarzıyla PKK mücadelesi yürütülecektir..

 

PKK ise yer ya da bölge kazanma stratejisi izleyecektir. Hakkari’de uyguladığı ancak başarısız olan planı Suriye sınırına kaydıracak ve  Diyarbakır, Şırnak, Mardin içinde tatbik edecektir..

 

AKP, üçüz mücadelenin içinde olabilir.. Hem Paralel devletle, hem PKK’nın devletiyle, hem de seçkinlerin devletiyle..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 690
Toplam yorum
: 3569
Toplam mesaj
: 343
Ort. okunma sayısı
: 2298
Kayıt tarihi
: 17.01.07
 
 

 2007 yılından beri Milliyet Blog'da yazarım. 2009 yılında 'Normal Ötesi Aşk' ve 'Normal Ötesi Aş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster