Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
45
 

Devlet ve insan benzeşimi

Öncelikle insan ve devlet benzeşiminin tam olarak isabetli olduğunu sözlerimin başına eklemek isterim. İnsanın belli işlevleri getirebilmesi için belli başlı olmazsa olmaz uzuvlara ihtiyacı vardır. Bu uzuvların emir komuta edilebilmesi için ise bir merkeze ihtiyacı vardır yani bunlar kalp ve beyindir. (Akıl) Her bir uzuv kendi bünyesinde insan bedeni için harikulade işle ve işlevlere sahiptir. Bu uzuvların biri eksik olur ise bütün beden bundan etkilenir ve bu bedende zafiyette sebebiyet verir. Örneğin mide rahatsızlığı olan biri kolay kolay yemek yiyemez yese dahi bundan bir lezzet alamaz, alamadığı gibi bütün bedensel işlevlerde aksamalara sebebiyet verir ve buda bedensel sarsıntıya neden olur. İnsan beyni tüm uzuvların yöneticisidir. Karaciğer, akciğer, dalak, böbrek vs. uzuvlar ise beynin emir komuta kademsindeki memurlarıdır. Bunların birbiriyle inanılmaz derecede bağlantıları vardır. Birinin eksik faaliyeti diğerlerini sekteye uğratabilir. Mesela hepimiz diş ağrısını çekmişizdir. Ne mükemmel bir ağrısı vardır. Bizzat bütün bedeni etkisiz hale getirir. Kafamızı duvarlara vurasımız gelir ve o mükemmel yaratılan bedene o ağrının dinmesi için çeşitli darp girişimlerinde bulunuruz. Ancak oradaki sıkıntı düzeldiği zaman işler rayına girer ve beden tekrar faaliyete başlar. Devletin, tanımı da yapısı da işleyiş biçimde insan bedenine bir o kadar benzemekte ve her bir kurum birbiriyle inanılmaz derecede bağlantılı ve aksamaz bir mekanizmadır. Devletinde kendi işlevlerini yerine getirebilmesi için belli başlı kurumlara yani uzuvlara ihtiyacı vardır. Devleti yönetecek bir beyne yani devlet başkanına, devlet başkanının ise çeşitli bakanlıklara bakanlıkların müsteşarlıklara müsteşarlıkların ise alt kademe birimlerine ihtiyacı vardır. Bu döngü böyle gelir ve geçer ve gider.

Devleti ayakta tutan ve devletin bekası konumundaki asıl unsur halktır. Adalet ve eşit dağılım, birçok milletlerin devletlerine daha çok samimi bağ kurmalarına ve bağlanmalarına zemin hazırlamıştır. Açıkçası bu konuda biraz gamlıyım. Evet meseleyi herkesin de hissettiği gibi günümüze getireceğim. Gelir dağılımında, atamalarda, geleceğimiz olan gençlerin amaçsız ve dünyevi yaşamalarında uzuvları etkileyecek olan birer dinamit haline dönüşmelerini ve uzuvların işlevsiz hale gelmelerine sebep olmalarından korkmaktayım. Her ile üniversite açılarak eğitim kalitesinin düşülmesi ve mesleklerin ayaklar altına alınmasına göz yumulmuştur. Devlet artık ihtiyaç fazlası üniversiteli gençlere iş bulamaz hale gelmiştir. Her yıl sınavlara milyonlarca insan girmekte, lakin kazanan insan sayısı 60-70 bin civarında. Çok yazık. Buna devlet-i Aliye’miz tez zamanda dizayn etmeli. Yoksa gelecek kuşaklar kendi devleti için tehdit haline gelebilir. Rusya 300 yıllık emellerini yerine getirmiş bir millettir. Dile kolay 300 yıl. Biz ise değil 300 yıl ileriki 10 yılımız için devlet kademesinde var olacak gençlerin akıbeti hakkında dahi doğru dürüst planlama yapamamaktayız. Mesela kaç zamandır zabıta ekiplerinin tablacılara çektirmiş oldukları zulümleri görüyor ve işitiyoruz. Ben açıkçası lanet okuyorum. Yahu bu insanlar ne yapsın? Ne yapsın? Alternatif iş güzergahları sunmadığımız bu güzide vatanın namuslu insanlarının ellerinden ekmek teknesini almakta ne oluyor? Bu mudur bizim adamlığımız? Kimse de tepki göstermiyor.

Devletimizin uzuvlarının işlemez hale getiren özelliklerden biriside adam kayırma meselesidir. Bunu geçmişte her cemaat, parti vs. kuruluşlar yapıyordu. Yakın zamanda fetö yapıyordu ama şimdi ise bu faaliyeti başka kanatlar ele geçirmiş durumda. Eee ne anladık biz bu işte. Biri gidiyor diğeri geliyor. Bu aksaklıkları da bütün devlet kurumlarımız bildiği halde, bürün devlet adamlarımız bildiği halde hatta ve hatta Reis-i Cumhurumuz bildiği halde pekte harekete geçmemektedir. Vallahi üzülüyorum. Allah bu cennet vatanın ,cennete talip olan insanlarını hıfz-u himaye eylesin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 79
Kayıt tarihi
: 22.07.13
 
 

sadece bir hiç... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster