Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1122
 

Devlet yönetiminin ilkeleri

Toplumu temsil eden bir varlık olarak Devletin hukuksal ve sosyal bir takım işlevleri vardır. Bunların yerine getirilmesi bir düzenlemeyi gerektirir. İşte toplum yaşamının ve Devlet görevlerinin düzenleniş ve işleyiş biçimi devlet yönetimini meydana getirir. Toplu yaşamın türlü yönlerinin düzenlemesinde bir yandan kişiler, diğer yandan toplum göz önünde bulundurulur. Bunlardan birisine, yani bir tarafın yararına, diğerine nazaran öncelik verilmesi durumunda Devlet yönetiminin ilkeleri de değişebilir.

Devlet yönetimin en belirgin ve bağlayıcı olan yapısı halka dayalı, halkın tercih ettiği, desteklediği bir yapısının olmasıdır. Bu olmadığı zaman halktan kopuk bir yapı ile yaşamına devam etme imkanı yoktur. Devletin işlevini en güzel olarak ortaya koyan demokratik bir yapıya sahip olmasıdır. Halk tarafından işbaşına getirilen insanların halk tarafından desteklenmesi kadar tabii olan bir durum yoktur.

Halkın kendilerini idare etmesi, yönetime katılması, demokrasi olarak isimlendirilirken asıl amaç; insan haklarına saygılı ve özgürlüklerin insanlar için var olduğunu kabul etmektir. Özgürlüklerin kısıtlandığı rejimler, seçimle işbaşına gelseler bile tam anlamıyla demokrasi olamaz. İşte klasik demokrasi öğretilerinde bulunması gereken diğer bir özellik seçimin bütün halk kitlelerine şamil olması ve halkın bütün kesimlerinin tam anlamıyla temsil edilmesidir. Seçim barajları demokrasinin önündeki engeller olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çok partili seçim sistem ile rejim yönetildiği zaman demokratik bir yönetim anlayışından bahsedilebilir. Yine klasik demokratik düzenlerin vazgeçilmez özelliklerinden biri de kanun karşısında bütün vatandaşların eşit olması gerekmektedir. Yani sosyal eşitlik ilkesi yaygın olarak yürürlüktedir.

Demokrasi yönetim anlayışında vatandaşlar, birey olarak bütün haklarına sonuna kadar kullanır ve engellere karşı mücadele etmekten vazgeçmezler. Anarşist bir yapıyla hakların elde edilmesinden çok başkalarının da toplumda var olduğunu, kendi hakları gibi onlarında haklarına saygı duyulması gerektiğinin bilincinde olmak gerekmektedir.

Klasik demokrasi rejiminin aksine Marksist demokrasiler de bu haklar ve istekler sınırlı olarak uygulanır. Özel teşebbüse ve özel mülkiyette yer yoktur. Bütün mallar devlete ait daha doğrusu proletarya isimli özel sınıfa ait haklardır. Onlar sınırsız hakka sahip iken geniş halk kitleleri onların ileri sürdüğü şablon kavram ve cümleler etrafında kendilerini harcamaya çalışmaktalar. Topladıkları mallar, elde ettikleri çalışmalar devlet için yapılır, sınırlı bir çalışma ile kendilerini ortaya koymaktalar.

Yine Marksist demokrasilerde tek partili bir rejim ile devlet idare edilmekte, tek partinin farklı fikirlere ve düşüncelere yaşama hakkı tanıması sözkonusu değildir. Her şey tek partinin istekleri doğrultusunda olmaktadır. Seçim ve temsil olayı adeta sembolik olarak meydana gelmektedir. Seçim olur, fakat tek partinin adayları listede bulunur ve çoğunluk bu adaylardan birini seçerek, iştirak eder. Seçimin yapıldığı şeklinde tatmin oluşur. Haklar ve özgürlükler bile tek partinin istediği şekilde şekillenir. Çok konuşulur fakat hep tek partinin çizmiş olduğu çerçeve dahilinde yapılan işlemlerle kendini yenilemektedir.

Devlet yönetiminin oluşumu toplumun, vatandaşların istekleri dahilinde oluşur. Liberal yönetimde, liberal istekler dahilinde kanunlar ve yönetim şekillenir. Eğer demokratik istekler önplana çıkar ve her vatandaşın memnuniyeti dahilinde çalışmalar olursa, her birey bu doğrultuda hareket eder. Devletin yönetimi şekillendirmesi, kurumları oluşturması zamanla oluşmasına rağmen ancak toplumsal isteklerin yönetime yansımasıyla oluşmaktadır.

Yönetimin halk tarafından kabullenilen ilkeler ortaya konulmasa ve bunlar uygulamaya konulmasa vatandaşların memnuniyeti, devletin geleceği istenilen yapıda olmaz. İlkeler, istekler doğrultusunda şekillendiğinde herkes ona göre sevdiği ve onayladığı bir devlet yapısı ile mutlu ve huzurlu olur. Hukuki istekler ve anlamlı çalışmalar ışığında toplumsal birlikteliği oluşturur. Vatandaş, ilkesiz, despot idarecilerin istekleri doğrultusunda şekillenen ve yoluna devam eden bir devletin sınırları içerisinde yaşamak istemez. Geleceği güvence altında olmayan, baskıların yaygın olduğu, sosyal adaletin oluşmadığı ve başkaların şekillendiği ve istekleri doğrultusunda oy kullanarak işbaşına getirmesi, yapılan yanlışlıklara ortak olduğu anlamına gelmektedir.

Devletin yönetimde ortaya koyduğu kurallar bütünü herkes tarafından kabullenilmelidir. Yeni Anayasa çalışmalarının başladığı bu zamanlarda hala devletin şekli ve yönetim nasıl olacağı ile ilgili metinler üzerinde durulmamış, nasıl olacağı belirtilmemiştir. Çünkü her parti kendi isteklerini ileri sürmektedir. Sol kesim demokratik ve laik yapının devamından yanadır. Fakat genel olarak şimdiye kadar iktidara geldiklerinde sosyal adaleti gerçekleştiremediklerinden dolayı hep vatandaşın büyük bir kısmı tarafından dışlanılmış ve 1945’li yıllardan bu yana sağlıklı bir iktidar yüzü görememişlerdir. Yine iktidara gelenler ya sağ ya da sol bir blok olarak ikili bir seçim zorunluluğu ortaya koymaları da işin garip yönü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kökten bir değişiklikten yana olan AK Parti, başkanlık sistemin uygulanması gerektiğini, vatandaş eksenli kanunların çıkarılması gerektiğini belirtmesine rağmen milliyetçi kimlikten vazgeçmeden farklı ırklara ve dillere adeta kapısını kapatmış durumdadır. Tevhidi Tedrisat düzenlemesi ile üniter yapının hiçbir alanından taviz verilmemeye çalışılmaktadır. Fakat bu yaklaşım farklı istekleri olanları devletin yönetiminden uzaklaştırmaya çalışmaktadır.

Kucaklayıcı bir yönetim anlayışı ortaya konulmadığı sürece, ayrışmalar ortaya konulur. Türk milliyetçiliği istenirken, Kürt milliyetçiliği inkar edilerek kucaklayıcı bir atmosfer oluşturulamaz. Gaye ve temel ilke bütün kesimleri kucaklayıcı bir federal yapı olmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1150
Kayıt tarihi
: 17.08.12
 
 

Türkiye meselelerine duyarlı, çeşitli alanlarda yazan ve araştırmayı seven bir eğitimci...T ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster