Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
87
 

Devleti Aliyye de Harem-i Hümayun

Devleti Aliyye de Harem-i Hümayun
 

Haremin esrarlı havası, genel manada tarihle ilgisi olmayanların bile dikkatini çekmeyi başarmıştır. Hatta bazı nasipsizler için eğlence konusu olmuştur.

Öncelikle haremin Akkadça’dan Arapça ya geçmiş bir kelime olduğunu belirtmek isterim. Korunan mukaddes şey ve yer anlamına gelir.

İslamiyet'ten önce de harem kurumuna rastlayabiliriz. Harem sadece İslam devletlerinde olan bir kurum olmamakla beraber birçok devlette, din ve mezhepler de rastlayabiliriz.

Harem kurumunu birçok Türk devletinde görebiliriz ama ben daha çok Devlet-i Aliyye de ki harem kurumunun üzerinde duracağım.

Devletin ilk yıllarında haremle ilgili pek bilgi elimizde bulunmamaktadır. Çelebi Mehmed döneminde haremle ilgili az çok bilgi edinmeye başlıyoruz. Fatih Sultan Mehmed döneminde haremde bir teşkilatlandırma oluşuyor.  III. Murad la beraber harem halkının sayısı artıyor ve harem büyüyor.

Harem denildiğinde okumayan bilmeyen ya da diplomalı bazı cahillerin aklına sadece cinsellik gelmektedir fakat Harem-i Hümayun bir eğitim kurumudur. Aynı zamanda padişahın, hükümdarın evi sayılmaktaydı. Harem-i Hümayunu ilim ve irfan yuvası olarak da görebiliriz.

Haremde kadın yöneticiler eğitilirdi. Onlara devlet terbiyesi öğretilir, çeşitli dini ilmi bilgiler ve pozitif bilimlerin eğitimi verilirdi.

Şimdi Halil İnalcık hocamızın tasviri ile Harem-i Hümayunda kısa bir gezintiye çıkıyoruz:

‘’Girişte, darussaâde dairesi baş-kapı gulâmları daireleri vardır. Darussaâde dairesinde hazinedâr-ağa odası ve yukarıda Şehzâde Mektebi yer alır. Buradan üçüncü avluya geçilir. Burada padişâh için yemek pişen Kuşhâne mutfağı ve Eczâhane meydanına geliyoruz.

Üçüncü Yer’deki kapıda, darüssaâde ağası dışarıdan gelenleri karşılar. Kadınların bulunduğu asıl harem kapısının iki yanında harem ağaları nöbet tutar.

Kapıdan girince bir yol Câriyeler Dairesine götürür: sağ taraftaki yol Kadın Efendiler Dairesi, hazine ve Yatak Odaları’na ulaştırır.

Haremin başı vâlide sultandır, idare başında darussaâde (kızlarağası) bulunur.’’

 Harem ağalarına aynı zamanda hadım ağaları da denildiğini de belirtmek isterim

Cariyeler hakkında kısa bilgiler vermek istiyorum. Cariye kadın köle demektir.  Osmanlı padişahları bazı istisnalar dışında XVI. yüzyıldan itibaren hareme alınan cariyelerle evlenmişlerdir.

Osmanlı da cariye ihtiyaçları Kırım Tatarlarının Ukrayna, Polonya ve Rusya ya yaptıkları akınlar sırasında ele geçirdikleri esirlerden karşılanmaktaydı.

Valide Sultan olmak onlar için en büyük mertebeydi.

Son olarak dikkatleri üzerine toplayan haremin en güçlü kadınlarından olan üç büyük sultanımızın isimlerini vermek istiyorum;

- Hürrem Sultan

- Kösem Sultan-

- Hatice Turhan Sultan

Yaşamları boyunca büyük hizmetleri bulunmuş ve burada ismini yazmadığım diğer Valide Sultanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum…

twitter.com/muhammeddede 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 526
Kayıt tarihi
: 28.05.13
 
 

Araştırmacı siyasetçi-tarihçi yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster