Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
302
 

Devletimiz nelere kadir

On yıl aralarla süren askeri darbeler hep ekonomimizi ve demokrasimizi etkiledi. Suç askerlerde değil. Suç beceriksiz ve hegemonya savaşı veren siyasilerdeydi. Türk ekonomisi tam dibe çökecekken hep görünmez ve gizli bir el ekonomiyi rayına oturttu. O görünmez ve gizli el belki Atatürk, belki de bilinmeyen evliyalarındı. Benim bir tezim var. Atatürk demiştim. Gerçekten Atatürk yaşıyor mu. Ben hissediyorum. Atatürk kanlı canlı hayatta. Bu kanıya şu şekilde vardım. Bir kitapta okumuştum. Fransızlar orta çağda ölen kişileri tabuta kor ve onu da bir odaya istiflenmiş diğer tabutların yanına aktarırlarmış. Başında bir bekçi bulunurmuş. Bunun sebebi tabutların çalınması değil tabutlardan dirilen ölüler nedeni ileymiş. Buna bir çare bulmuşlar. Her ölünün kalbini delmişler. Bu sayede ölüler dirilemez olmuş. Acaba diyorum, Atatürk cenaze merasiminden sonra bir süre bekledi ve dirildi mi. Bu mümkün. Çünkü ölen kişinin vücudunda biriken elektrik son kez yok olmak için kalbe doğru akıyor. Ve kalp tekrar çalışıyor. Bu halk inancımızda da var. Ölen kişi telkinden sonra dirilip korkarak tekrar ölüyor. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devletini seksen beş yıldır ayakta tutan görünmez ve gizli eller hep kalplerde gizli. Yine de Atatürk’ün anıtkabirin gizli bir odasında yaşadığını düşünmek oldukça heyecan verici. Bu tıpkı Coal Chamber’in Fiend klipini izlerken kapılacağımız Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ezoterik hissine beziyor. Bu hislerden birkaç örnek vereyim. Foça sahilleri ve Foça’ya giden yol. Bunlar hep Coal Chamber’iin Fiend klipi eşliğinde oluyor. İşte Atatürk’ün kanlı canlı yaşadığını bilmekte böyle bir etki yapıyor. Diğer taraftan bilinmeyen evliyalarımızın dualarını göz ardı etmemek gerek. Allah başkası için edilen duaları hemen kabul ediyor. Bunu deneyebilirsiniz. Hiç sevmediğiniz birisine iyiliği için dua edin ve sonucu bekleyin. Ben geçmiş siyasi olayları düşününce zihnim ebleh bir hal alıyor. O Ahmet Necdet Sezer’in kitapçık fırlatması olayı bana kötümü kötü bir espriyi görmüşüm hissi veriyor. Bu sanki herkesin alay ettiği bir şeyin aklınıza geldikçe sizi rahatsız etmesi gibi. Devletimiz bunları da aştı. Osmanlı devleti hep öğülür sayılır. Asıl öğülmesi gereken Türkiye devleti. Şu anki meseleler Osmanlı zamanında olsa yeryüzünde Anadolu’nun Gavurdolu olurdu. Kudret elbet kişilere ait. Onları tespit edip mübarek ellerini öpmek oldukça zor. Bakın onların duası sayesinde vicdana gelip Filistin’deki Mısır’a geçmiş yaralıları ülkemize getirip tedavi ettiriyoruz.


Telif Sahibi: Tuna YAŞAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 472
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

İlköğretim mezunuyum. Müzik dinlemeyi severim. Çalışmıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster