Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
815
 

Devletin oluşumu, 21 inci yüzyıl anayasa çerçevem ve Türkiye Tipi Başkanlık Sistemi

Devletin oluşumu,  21 inci yüzyıl anayasa çerçevem ve Türkiye Tipi Başkanlık Sistemi
 

İnternet'ten alınmıştır.


KAMU YÖNETİMİNİN ve DEVLETİN OLUŞUM SÜRECİ 

Dünya tek kara parçasından beş kıtaya (Afrika, Asya, Avrupa, Amerika ve Avustralya’ya) ayrılırken; üç kıta (Afrika, Asya ve Avrupa) küçük sınırlarla ayrıldığından yaşayan insanların ilişkisi kopmamış gibi ama Amerika’nın ve Avusturalya’nın Dünyanın ana kara parçasıyla yeniden bağı (Dünya tarihine göre çok) yakın zamanda oluşmuştur.   

Hafızamda kalan izle; Afrika’da Nil nehrinin taşmalarından zarar gören tarımcıların birleşerek set yapmalarıyla başlayan İmece modeli, set bittikten sonra bölge yönetimi olarak ve devamında kabile yönetimi sonrasında kabile tarzı devlet yönetimiyle devam etmiştir. Halen Afrika’da Kabile tarzı Krallıklar veya kabile mantıklı Cumhuriyetlerden oluşan devletlerin varlığı devam etmektedir. AFRİKA’YA Kabile mantıklı yönetim modeli hâkim görünmektedir. 

Prof. İdris KÜÇÜKÖMER’E ait Prof. Asaf Savaş AKAT’IN katkılarıyla geliştiğini bildiğim ASYA TİPİ ÜRETİM tarzı; kendine yeten, gelişim dinamiği olmayan (tarıma ve hayvancılığa) dayalı kapalı ekonomi modelidir. ASYA TİPİ ÜRETİM TARZI sanayi sürecini tamalamadan sosyalizme dönüşümle enteresan bir şekilde sosyalizm bugünkü ‘otoriter kapitalist karma ekonomi sistemine’ alt yapı oluşturmuştur. Bu konuda COCA-COLA’NIN Çin’e yerleşim stratejisi en enteresan bir örnektir. 

Asya Tipi ve Avrupa Tipi üretim tarzının ortasında kalan RUSYA’DA üretim endüstriyel tarımdan sosyalizme geçmiş AMA sosyalizm ancak 65 yıl devam edebilmiş ve 1985 ten itibaren Karma Kapitalist ekonomiye dönüşüm başlamıştır.  

Dünyanın insanlığın değişiminin ve gelişiminin ana dinamiği olan Avrupa Tipi Üretim Tarzı; ilkel, feodal, (Roma ticari panayırlarıyla başlayan) merkantilist toplumsal dönemleriyle KAPİTALİST YÖNETİME ve en son haliyle SOSYAL LİBERAL YÖNETİM tarzına ulaştığı izlenmektedir.   

İnsanlık tarihini özetle gözden geçirirsek;  ilkel, kabile, feodal, merkantilist, kapitalist, sosyalist, sosyal liberal toplumsal süreçlerden geçen devletler halen; kraliyet, cumhuriyet, parlamenter, yarı başkanlık, başkanlık sitemleriyle yönetilmektedir. 20 inci yüzyılın ikinci yarısında başlayan ve giderek hızlanan ELEKTRONİK DEVRİMİN oluşturduğu yöntemler ve ağlarla devlet organizasyonunun ve yönetiminin etkilenmesinin, kökten değişiminin hızlanmakta olduğunu ve geleceğin belirsizleştiğini gözlüyorum. 

***********************************************************************************************                         

21 inci yüzyıl anayasasında göz önünde bulundurulması gereken konular

Devlet yönetimine ilişkin birikimimi basit ifadelerle ilginize sunuyorum.

Ana faktörleri coğrafi, idari ve hukuki olan; DEVLET olgusunun farklı yönetim modelleri vardır ancak devlet yönetiminin ana kriteri vatandaşlarının memnuniyeti olmalıdır. 

Devlet yönetiminin henüz karmaşıklaşmadığı her şeyin şeffaf olduğu çağlar için seçmenin tercihine dayanan demokrasi doğru bir sistem olabilir. ANCAK ekonomik, hukuk ve diplomatik şartların karmaşıklaştığı günümüz dünyasında uygulamadaki demokrasi ne kadar doğrudur veya güncel devlet ve demokrasi nasıl olmalıdır ı enine boyuna irdelemek, tartışmak gerektiğini düşünüyor, öneriyorum.

Çünkü seçilirken BUSH dünyayı ne hale getireceğinden söz etmemişti, veda ederken de dünyanın çözümcül lideri olarak anılmak istediğini söyleyecek kadar pişkin davranmıştı ama Iraklı gazeteci kendisine dünyanın hayal bile edemeyeceği cevabı vererek tarihe geçti..

Yine BUSH örneği gibi Türkiye’de de benzer birçok olay artık demokratik seçimlerle başa gelenlerin; devlet sırrı, seçilirken şartların böyle olduğunu bilmiyorduk gibi birçok manevralar yaparak bildiklerini okumayı meşru hale getirmeye çabalamaktadırlar hatta kimi hükümetler iktidarı yıllarca işgal edip işleri karmaşıklaştırıp çekip gitmeyi meşru görebilmektedirler.

Devlet; en kabul gören tanımla harita sınırları Birleşmiş Milletlere tescilli bir coğrafyanın yönetim organizasyonudur.

Demokrasi; en özet ifadeyle devlet yönetiminin halk tarafından seçimle belirlenmesidir.

Referandum; devlet yönetimine ilişkin yasaların halkoyuna sunulmasıdır.

Devlet yönetiminde karmaşıklığı aza indirmek için yılda bir defa geniş kapsamlı maddelerin tek tek referanduma sunulması gerektiğini öneriyorum.

Tek başına devlet hiçbir şey ifade etmiyor, oylanan konu hakkında birikimi bilinci olmadan oy veren seçmenle de demokrasi olmaz, konunun özünü bilemeyen seçmenle referanduma gitmenin bir anlamı var mıdır? SADECE duygusal tatmin sağlamasının avuntusu olabilir.

Kanun yapan (Parlamento) ve uygulayan (Yürütme) ile sorgulayan (Yargı) denkliği (güçler dengesi) olabilir mi?

Seçimlerde kıl payı + ile kazanmak; eşitlerden birinin diğerine tahakkümü değil midir?

Fransız devrimiyle ortaya çıkan GÜÇLER DENGESİ kavramını okuttular ezberlettiler sınava tabi tuttular ama çelişik ruhunu sonradan fark ettim. Bence parlamenter sistemle devlet yönetimi tıkanmıştır. Yeni anayasal düzenlemelerle YENİ DEVLET MODELİNE İHTİYAÇ VARDIR.

Bu doğrultuda Türkiye'nin siyasi ve yönetim kargaşasının çözümlenmesi rasyonel yapının oluşması için yaptığım denemeyi ilgi, yorum ve eleştirinize sunuyorum.

***********************************************************************************************                         

'Türkiye Tipi Başkanlık Sistemi'nde göz önünde bulundurulması gereken temel prensipler;

01-TBMM’nin toplumsal problemleri süratle çözecek yasaları çıkaracak dinamizme sahip olmayı getirecek düzenleme yapılmalıdır.  

02-Vatandaşın başvuracağı (fikri suç kabul etmeyecek) demokratik bir kurul oluşturmalı ve işlerlik kazandırmalıdır. En doğru adresin TBMM başkanlığına bağlı bir birim olacağını gözlüyorum.

03-Devlet vatandaşın tüm problemlerine çözüm üretmek zorundadır. Çözüm üretilemeyen problemler pürüz üretir ve çoğaldıkça kargaşaya dönüşür.

04-İnsan hakları evrensel beyannamesi doğrultusunda; vatandaş, ana dil, inanç ve yaşam tarzı da devletin müdahale edemeyeceği (mahalle baskısının suç olacağı) şekilde güvence altına alınmalıdır.

05-Hukuku objektif leştirecek, vicdanı rahatlatacak ve süratini hızlandıracak düzenlemeler yapılmalıdır. Hantal hukuk sistemi toplumu ve devleti deforme eder.

06-1789 Fransız devrimi referansıyla üretilen Türkiye devlet yönetim modeli “yasama yürütme yargı” ilişkileri sistemi (yani mevcut sistem) aksaklıklar doğurmaktadır. Bunun yerine devlet yönetimini rasyonelleştirecek sonraki madde de tasarladığım model çerçevesinde düzenlemeler yapılmalıdır.

07-SEÇİLMİŞ VALİLİK ve SEÇİLMİŞ BAŞBAKANLIK, DEVLET YÖNETİMİ MODELİ

Devletin Başı TBMM Başkanı olmalı, iki meclis ve devletin tüm ana organları yani Türkiye Kanun Hazırlık Meclisi, TBMM, Seçilmiş BAŞBAKAN ve diğer icra organları ona bağlı olmalıdır.

KANUN HAZIRLIK MECLİSİ; kanun üretimi, revizyonu ve gerektiğinde yargılayacak sorumluluğu olan; (idari, hukuki, iktisadi, mali, mühendislik, sağlık vd) yükseköğrenimli konusunda deneyimli 35 yaşını aşmış bağımsız Türkiye Milletvekillerinden oluşmalıdır.

TBMM onay sorumluluğu olan halen var olan özelliklere sahip olmalıdır. 

Kabul gören uzmanlardan oluşacak bakanlar kurulunu oluşturacak BAŞBAKAN seçimi, TKM ve TBMM den ayrı yapılmalıdır. TBMM dolayısyla TBMM Başkanlığıyla koordineli olmalıdır.   

Sınır güvenliği sorumluluğuyla TSK Savunma Bakanlığı bütçesiyle Başbakana bağlı olacaktır ancak gereken durumlarda TBMM Başkanı tarafından muhatap alınacaktır.

Vali-Belediye Başkanı ikilisi yerine bir vilayetin sosyo-ekonomik yönetimini üstlenecek SEÇİLMİŞ VALİ sistemine geçilmeli ve gerekli il müdürlükleri ilgili bakanlıklarla koordineli olmalıdır. 

Tam demokrasi için seçimler barajsız olmalı ve tüm siyasi tercihlerin karar organlarında (TKM ve TBMM de) temsili için TOPLAM BAKİYE sistemine geçilmelidir.  

Denetleyen ‘Kamu Denetimi’ yargılayan ‘Yargı’ kanunları uygulama sorumluluğundan ötürü TBMM Başkanlığıyla koordineli olmalıdır.

                                                 TBMM Başkanlığı                                             

----------TKM------------------------------------------------------------------------TBMM----

----------------TSK------Seçilmiş Başbakan----Kamu Denetimi-----Yargı----------

Yasamanın (kanun yapıcının) uygulama kurumlarıyla eş düzey göründüğü bir devlet organizasyonun şematik yapısı bile devlette rasyonelliğe aykırıdır.

08-Hükümetlerin ekonomiye dair yetki sınırları anayasada tanımlanarak yanlış ekonomi politikasının cezai sorumluluğu olmalıdır. Hukuk ihlali düzeltilebilir ama ekonomi politika yanlışlığı devleti kökten yok edebilecek kadar önemlidir. Dinamik ve statik dengeyi sağlayacak model oluşturulmalıdır.

09-Ekonomiyi oluşturan; Merkez Bankası, Hazine, Maliye, Dış Ticaret, Turizm, Sanayi-Ticaret ve Tarım ve diğer ilgili Bakanlıklarının tam uyumlu koordinasyonunu sağlayacağı kalıcı anayasal düzenleme yapılmalıdır.

10-Bakanlar Kurulunun organizasyonu devletin toplumun rasyonel yönetimini sağlayacak şekilde tanımlanmalıdır. Başbakanın Bakanlar Kurulu organizasyonunu değiştirecek yetkiye sahip olması belirsizlik üretebilir.        

TABİİ Kİ; bu metin düzenleme ve ilave edilecekler için tartışmaya açıktır.

**********************************************************************************

Kadri KANPAK - www.kadrikanpak.com 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 617
Toplam yorum
: 2082
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1199
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster