Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '19

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
63
 

Devriye Naziresi Nedir?

Nur-u Vahit olan Muhammed Mustafa Ali Nuru ve  Devriye Naziresi Nedir?

Hu, Allah, Hak, Cenab-ı Hak, Rab hep Hakkın tecellileri ve her şeyde yeniden yeniden tecelli etmesidir.Allah hakkında ne kadar şey biliyoruz genelde bildiğimiz hiç bir şey bilmediğimizdir. İhlas Suresi Allah'ın ne olmadığını anlatır. Ne olduğunu tasavvur etme şansımız yoktur.

 

Şehadet Alemi denilen bu yaşadığımız aleme gelene kadar HU makamı Tahanyünsüzlük yani karanlık ve olacakların manalandığı makamdır. Makanın yazılı hale geldiği ve her anın senaryosunun yazıldığı makam Allah makamıdır. Yazılan bu senaryonun sahnelendiği alana Şehadet Alemi bu alanda Allah'ın tecellisi ise Hak'dır.

 

 Hu Makamı onun her şeyin kapladı ve her şeye sirayet ederek ondan başka bir şey olmadığı makamdır.Tüm zamanlarda bu böyledir. Vücut sahibi yalnız odur.Tahanyünsüzlük der bu aşama Muhiddin İbni Arabi Füsusul Hikem kitabında başka Ehli İrfan başka isimlerle de anabilir. Hu Makamında hareketsizlik anıdır.

 

Musa Peygamber O'nu görmek istemiştir. Allah ona Hak boyutunda Lenterani buyurdu. Ben görülmem demeyip, sen beni göremezsin dedi. Ve adem-i rüyeti Cenâb-ı Musa’ya tahsis etti. Zira bu hitap esnasında Cenâb-ı Musa tekellüm halinde idi. ...lenterani buyurması, sende bâkiye-i vücut oldukça beni göremezsin mânâsını ifade eder.

 

Allah'ın yarattığı zahir ve batın tarih birdir. Allah'ın planı açıktır. Hak'kın kendinden kopan nur Muhammed Ali 'nin nurudur. Hak kendi şelvesini kendinden yarattığı bir Nur Aynasında ki o ayna Fatma Ana'nın Nokta-ı Fatma Nuru'dur. Hak kendisini bu ayna da görüp ayan olmayı istemiştir. Buna Sudur Felsefesi kendinden kendine bir tecelli ve aşikar olma durumu denilir.

 

Hünkar Hacı Bektaş Veli evladı Şehit Feyzullah Çelebi ve oğlu Ahmet Cemalettin Çelebi'nin aşığı olan ehli irfan sahibi  Bektaşi Babası olan Sıdkı Baba devriyesinde bu Hakkın tecellisi ve oluş naziresini şöyle anlatmıştır;

 

Çatılmadan yerin göğün binası

Muallâkta iki nura düş oldum

Birisi Muhammed, birisi Ali

Lâhmike lâhmi’de bire düş oldum

 

Dünya arş ve arz olarak oluşmadan önce muallak o karanlık alemde Hu Makamında Allah'ın kendinde bulunan bu nur Nokta olarak yaratıldı. O nur aynası Noktadan Nun'a doğru hareket etti. Nokta-ı Fatma oldu Nun'da bir rahim ve içinde tekrar bir Nokta doğurdu O nokta Muhammed Ve Ali'nin tek bir nur olmasıydı. Bu Nun harfi Allah'ın Rahman ve Rahim elinde 40 bin yıl eğitildi. Batında bu kandilin yeşil yanı nübüvvet Nuru Muhammed Mustafa'yı ve Şeriat kapısını yansıtıyordu. Kandilin kırmızı yani Velayet Nuru ve Aliyel Murteza'yı yansıtıyordu.

 

Ezdi aşkın şerbetini hoş etti

Birisi doldurdu biri nûş etti

İkisi bir derya olup cûş etti

Lâ’l ü mercan inci dür’e düş oldum

 

İlk peygamber Batın olarak Muhammed zahirde ise son Peygamberdir. Buna Allah'ın Sünnetullah'ı denir. Bu Sünnetulllah bir ilahi plandır. İlk peygamberden son peygambere kimler gelecek sırasıyla bilinmektedir. Ve ilahi planda son peygamberden sonra ne olacağı da bu ilahi planda çizilmiştir. Muhammed Ali tek nurdur. Her şey onların nurundan yaratılmıştır. Tohumdan ağaca, ottan çiçeğe bütün canlılar aynı nuru cevherden Muhammed-i Cevher'den oluşmuştur. Tüm canlılara kuvvet ve kudret veren Hak'kın Nuru Vahidi yani Muhammed Ali'nin Nurudur.  

 

O derya yüzünde gezdim bir zaman

Yoruldu kanadım dedim el’aman

Erişti câr’ıma bir ulu sultan

Şehinşah bakışlı ere düş oldum

 

Kainatın oluştuğu 4 Anasır 4 Unsur Hava, Ateş, Su ve Toprak'dır.  Şeriat Hava yani Hava ve heves içinde insan. Tarikat Ateş yani sıcaklık aşk ile yanmak insanın nefsini terbiye etmesi. Su yani Marifet arı ve arıtıcı olma kemale erip insanları irşat etme makamı velayet makamı. Toprak yani Hakikat makamı her şeyi yeniden yeniden yaratan içinde saklayan makamdır. Devriyeler zahiri olarak dört ana maddeden geçen nurun cansızdan canlıya dönüşümünde geçirdiği tüm aşamalar bu ana unsurlardan geçişini önce bedensel tekamülü sonra ruhsal tekamülünü anlatır.

 

Açtı nikabını ol ulu sultan

Yüzünde yeşil ben göründü nişan

Kâf-û Nun suresin okudum o an

Arş kürs binasında yâre düş oldum

 

Yeşil kandilde Muhammed Ali nuru  dünya oluşmadan 40 bin yıl önce vardı. O nur Adem'e sülp edilince Melekler ondan ona secde etti. Bu Nur, Muhammed Ali nuru zahir ve batın olarak ikiye bölünmüş Muhammed Ali nuru zahirde Can olup Adem'in içine yerleştirilmiş. Hak Meleklere ondan Adem'e secde edin demiştir. Bu Nur Adem'den Muhammed Mustafa'ya Dedesi Abdülmuttalibe kadar tek bir nur olarak tertemiz sulblerden tertemiz rahimlere aktarılarak gelmiştir.

 

Ben Âdem’den evvel çok geldim gittim
Yağmur olup yağdım ot oldum bittim
Bülbül olup Firdevs Bağında öttüm
Bir zaman gül için hara düş oldum

Âdem ile balçık oldum ezildim
Bir noktada dört hûrufa yazıldım
Âdem’e can olup Şit’e süzüldüm
Muhabbet şehrinde kâra düş oldum

Tüm peygamberlere batın donuyla bu Nurun  Ali, İlya, Ulya olarak yansımış. Ali tüm peygamberlere Batın olarak Muhammed Mustafa ya zahir ve miraç ve bir çok hadisede batın olarak yoldaşlık etmiştir. İmam Aliyel Murteza'nın zahiri batını ile çelişmez. Velayetin nuru Ali Nübüvvetin nuru Muhammed Mustafa ikisi tek nurdur. Bu nur tüm Peygamberlerden taşınıp peygamberimizin dedesi Abdulmuttalib'e kadar gelmiştir. Muhammed Ali nuru Adem'den tüm peygamberden geçip Abdülmuttalibe kadar geldi.Abdullah'dan Muhammed ve Ebu Talip'de Ali oldu. Peygamberliğin Nuru Muhammed Mustafa'da Velayetin Nuru İmam Ali'de ayrılıp iki iken Fatma Ana' da İmamet Nuru olup tek nur oldu. 12 Imamlara tabi olmamız onlara kul olmamızın nedeni budur.

 

Mecnun olup Leyla için dolandım

Buldum mahbubumu inanıp kandım

Gılmanlar elinden hulle donandım

Dostun visalinde nâra düş oldum

 

On dört yıl dolandım Pervane’likte

Sıdkı ismim buldum divanelikte

Sundular aşk meyin mestanelikte

Kırkların Ceminde Dâr’a düş oldum

 

O nur Anadolu'da Hünkar Hacı Bektaş Veli olmuştur. Ali Veli'dir.  Veli Ali'dir. Kevser sonsuza kadar sürecektir. Ocaklar eliyle Seyidi Saadet Evladı Resul seyitler ve şerifler eliyle sonsuza kadar Fatma Ana'nın kevser ırmağı nübuvet ve velayet nuru birleşip bugünlere kadar taşınmış nuru vahit ilahi planın gereğince Ehlibeyt eliyle taşınmakta ve Ehlibeyte Meveddet duyan herkes bu kurtuluş gemisine binecek bu şefaate gark oluruz. 

 

Sıdkı ya, çok şükür didara erdim

Aşkın pazarında Hak yola girdim

Gerçek âriflere çok meta verdim

Şimdi Hacı Bektaş Pir’e düş oldum

 

Sıdkı Baba 

Şerh: Mehmet Özgür Ersan 

 

Aşk-ı Muhabbetlerimle..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 447
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 20.09.13
 
 

06 Mayıs 1974 Çorum Sungurlu'da doğdu. Yaşamının büyükçe bir bölümünü Mamak’ın gecekondu mahallel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster