Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '21

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
45
 

Dhobi Ghat-Mumbai Günlükleri

 

Aamir Khan dediğimiz zaman hepimizin aklına 3 idiots, Mangal Pandey, Fanaa, Taare Zameen Par gibi güçlü filmler geliyor değil mi? Hatta son 10 yıldır birçok etkili film yapmasına rağmen bu filmleri kimse unutmuyor. 

Aamir Khan kim mi? Hindistan Sinema Sektörünün en sevilen ve sayılan isimlerinden bir tanesi. 55 yaşında, 3 çocuk babası. Başından 2 evlilik geçmiş. 2. evliliği küçük Azad ile taçlandığından beri daha bir büyülü devam ediyor gibi. Bu yazıyı kaleme aldığım günlerde de hepimizin hayatına bir şekilde dokunmuş olan Forrest Gump filminin Bollywood uyarlamasını çekmekte olduğunu da söyleyeyim.

Birazdan sizlere bahsedeceğim filmi, eşi Kiran Rao Khan’a ait. O bir yönetmen. Zaten Lagaan’ı çekerken Aamir tanışmışlar. Yardımcı yönetmenlerden birisiymiş. O tanışıklık sonra arkadaşlığa ve en son de evliliğe evrilmiş. Bence iyi de olmuş. Çok güzel işler yapmışlar birlikte.

Gelgelelim bu yazıyı kaleme alma vesilem olan filme.

Dhobi Ghat Mumbai ya da Bombay olarak bilinen o kaotik şehrin tam göbeğinde sayabileceğiniz bir çamaşır yıkama merkezi. Öyle profesyonel bir bölgeden bahsetmiyorum. Birisinin sizin ipek bluzunuzu kille ve taşa vura vura yıkadığı bir alan düşünün. Öyle bir yer işte Dhobi Ghat'ın kendisi.

Dhobi Ghat’ı merkez alan 4 kişinin hikayesini anlatıyor film. Arun, Shai, Munna ve Yasmin. Arun ressam, Shai ABD den gelen bir bankacı, Munna Dhobi Ghat’ta çalışan bir çamaşırcı, Yasmin de Arun’un kaldığı evde önceden yaşamış olan bir ev hanımı.

Shai bir proje için Bombay’a dönüyor. Ailesi şehrin sosyetesi içerisinde olduğu ve kendisini göstermeyi de sevdiği için onu da etkinlikten etkinliğe sürüklüyorlar. Annesinin davetiyle bir sergiye giden Shai orada Arun ile tanışıyor ve birlikte güzel bir akşam geçiriyorlar. Bu arada Arun serginin sahibi olan ressam. Gece boyu hoşsohbet, meraklı ve cana yakın davranması Shai’i etkiliyor. Sabah heyecanla uyanıyor hatta gecenin etkisiyle. Ama sabahına olanlar oluyor. Arun içine kapalı bir adam sonuçta. Davranışları ile kızı yıkıyor. 

Munna Arun’un çamaşırcısı. Shai’in evine geldiği gün ona aşık oluyor. Shai ile aralarında ortak nokta Arun oluyor. Ama öyle bir aşk duyuyor ki Shai’ya Arun’a hissettiği çekimi anlayınca saf bir çocuk gibi yığılıp kalmak yerine aşkına kavuşsun diye sevdiğini yönlendiriyor.

Arun da Bombay’ın eski şehrinde bir eve taşınınca hayatının aşkı Yasmin ile tanışıyor ama ne tanışmak. O hikaye sürprizi ile kalsın. 

Modern çağın ortak hastalığı sevgi açlığı ve birbirinden alakasız insanların bile yollarının kesişebileceği fikri çok güzel işlenmiş. Kozmopolit şehirlerin de çarpıcı yanlarını çok güzel ele almışlar. Mesela Salman Khan’ı bir idol olarak Munna ile buluşturmuşlar, o da Aamir için hoş bir anektod olmuş. Çünkü Salman Aamir’in en yakın arkadaşlarından. Sanki biri olmadan diğeri de olmuyor gibi. Bana hala öyle geliyor belki. Yoksulluğun içerisinde rüya görmenin adı olarak yer alan Salman Khan, dünyanın neresinde olursanız olun “yoksul” olmanın, yoksunluktan farklı olduğunu anlatan, çok güzel bir hatırlatma olmuş aslında. 

Arun. Aamir Khan’ın karakteri. İçine kapanık ressam. Alkol aldığında olduğu adamdan başkasına evrilmesi bir ironi içeriyor. Sonra yalnızlığa körü körüne bağlıyken, bir gecede, bir kadın için o bağlığı yıkması insanın sorulara kapılmasına sebep oluyor. Seçilmiş insan, kendi kendine yetebilen ressam, bitmiş evliliği ile kırılmış bir kalp, anlaşılması güç haller ve herkes gibi duyduğu sevgi açlığı…

Bu filmin çarpıcı hikayesi Yasmin benim için. Yasmin ev hanımı olsa da çok acı biten bir hikayeye sahip. Sürpriz dediğim için detaya girmeyeceğim ama her kadının kendinden bir şeyler bulacağına onun hikayesinde eminim. 

Dünyanın hani köşesinde olursanız olun, hangi dine mensup olursanız olun, bir kadına kanatlarını vermek adına, onu eğitip, kendi ayakları üzerinde durması için cesaret vermek yerine, tutup bir yuvası olsun diyerek, hayatını bir adama bağlarsanız, onun mahvolması için hayatına imza atmış olursunuz diyor, Kiran Rao Yasmin’in hikayesi ile bana göre.

Bir kadına uçması için kanatlar vermek ve ayaklarının yere güçlü bir şekilde basmasını sağlamak. Bunu lütfen düşünün.

Bollywood’un klasik filmlerinden bir tanesi değil Dhobi Ghat. Dans sahneleri ya da abartılı dövüş sahneleri beklemeyin. Bombay’ın karmaşasında saklı olan sihri çözmek için izleyebilirsiniz. Çok garip bir şehir. Bir yanı sefalet içerisinde, bir yanı koca koca apartmanlarla çevrili. Hala sokaklarında fareleri sopaları ile öldüren adamlar var mı mesela filmdeki gibi merak ediyorum. Bir de sevgi açlığının bu filmin çıktığı yıldan 2021’e artarak devam ettiğini, dünyanın her köşesinde, söylemek istiyorum.

Bu film için anlatacak şey, yazacak kelime çok da, içerisine girmeniz gerek diye düşünüyorum. Yani izleyip de dünyasına kapılmak. Beni daha iyi anlarsınız o zaman aslında. 

Korona ile iç içe dünyaya hasret yaşadığımız şu günlere bir filmle başka bir gözle bakmak isteyen herkese ısrar kıyamet izlemelerini söylüyorum.

İyi seyirler olsun merak eden herkese.

 

Züleyha Gülveren

 
ETEM SEVİK, jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 75
Kayıt tarihi
: 11.01.21
 
 

Sosyolog, Profesyonel Koç, Kişisel Gelişim Uzmanı, Bağımlılık Danışmanı, Yazar, Daimi bir Öğrenci, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster