Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '14

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
944
 

Didim'in hemşerisi, Dünya vatandaşı Thales...

Didim'in hemşerisi, Dünya vatandaşı Thales...
 

 

Thales, ”Kendini tanı” der…

Biz de; kendi yöremizi, bir Dünya mirası olan Didim’i ve Dünya vatandaşı olan hemşerimiz “Miletli Thales’i tanımaya çalışalım…

Üzerinde gezdiğimiz, tozduğumuz, havasını soluduğumuz Didim ve çevresinde binlerce yıl önce de insanlar yaşıyordu…

2500 yıl önce bu topraklarda yaşayan ve Dünya’nın ilk bilge kişisi kabul edilen Thales’in yürüdüğü yollardan yürümek, onun soluduğu havayı solumak, çözmeye çalıştığı problemleri düşünmek güzel bir duygu olmalıdır…

Didim’in taşı toprağı, havası, denizi tarihin derinliklerinden gelen kültürel değerlere tanıklık ediyor… Bu kültürel değerler bir Dünya mirası olarak tüm insanlığı ilgilendiriyor… Didim öncelikle, bu yönüyle bir Dünya kültür ve turizm kentidir…

2500 yıl öncesinin coğrafyası daha farklıydı… Milet, Priene, Hereklia deniz kenarında birer liman kentiydiler… Süreç içinde Büyük Menderes taşkınlarla ve alüvyonlarla denizi doldurdu ve bu kentler denizden kilometrelerce uzaklaştılar… Önceleri, Ege’nin bir denizkulağı olan Bafa da, bir göle dönüştü…

Thales, bir tarafta Ege Denizi bir yanda Büyük Menderes’in bulunduğu sulu bir bölgede yaşıyordu… Thales’in yaşadığı dönemlerde mitoloji hala canlıydı… Thales, hali vakti yerinde bir tüccar ailenin çocuğuydu… Thales, yaşamdaki çeşitliliği, kendiliğinden akıp giden bir bütün olarak görüyor, var olanları tanrının eseri olarak görmüyor, kendiliğinden olduğunu söylüyordu… Bu oluşumun ana kaynağı, -ilki- ona göre; tek bir öğeden oluşuyordu ki: Bu “su” idi… Thales’e göre yeryüzü suyun üzerinde duruyordu. Şeylerin doğasını su olarak kabul ediyor, her şeyi canlı olarak görüyordu…

Thales, bu düşünceleriyle bir “Doğa Felsefecisi olarak Dünyayı ve onun yaradılışını sorguluyordu… Bilimle büyüyü birbirinden ayırarak, tanrıyı düşünmek zorunda olmadan, Dünya’yı düşünmeye cesaret ediyordu… Daha sonraki filozoflar, Thales’in bu günümüze kadar ulaşan sorgulamalarını ilk felsefi düşünceler olarak yorumladılar ve felsefenin başlangıcını Thales’le başlattılar… Didim sınırları içinde bulunan “Milet” ise İlkçağ Felsefesinin olgunlaştığı yer olarak, “Milet Okulu” adıyla tanındı…

Dünya’nın kent planlamasının yapıldığı ilk kentlerden biri olan Milet, Bilimin geliştiği bir yer olarak da, felsefe ve düşünce tarihinde yerini aldı…

Thales’i matematik okuyanlar bilirler… Bir dairenin çapla iki eşit parçaya bölündüğünü, ikizkenar üçgenin taban açılarının eşit olduğunu, birbirini kesen iki doğrunun ters açılarının eşitliğini, denizdeki gemilerin birbirine olan uzaklıklarını kıyıdan ölçülebileceğini o göstermiştir…

Mısır’da bulunduğu sırada, yüksekliği ölçülemeyen piramitlerin yüksekliğini ölçmeyi başarmıştır… Piramitlerin yanında durmuş. Kendi gölgesi boyu kadar olunca, bu ölçütten yararlanarak, piramidin gölgesini ölçerek, boyunun gölgesiyle orantılayarak piramidin yüksekliğini bulmuştur…

Thales, meteoroloji ve astronomi ile de uğraşmış, M.Ö 585 yılındaki Güneş tutulmasını önceden haber vermiştir…

Thales’in gök olaylarını, yağış durumlarını, yıllık hava tahminlerini kullanarak zeytinciliğe etkisini de incelemiş… Hatta bu yönde önemli kazanımlar elde ettiği de söylenir…

Bir Didimli olarak, hemşerimiz Thales’i tanımalıyız… Onun, korkusuzca, özgürce sorgulamalarının, insanlığa özellikle de felsefeye olan katkılarını görmeliyiz… Onun yürüdüğü dağlarda ovalarda yürümenin, yüzdüğü denizde yüzmenin, bir sessizlik anında onun sesini duyuyor gibi hissetmenin nostaljik tadına varalım… (Tüm bunları,  Didim turizmi açısından değerlendirebilmeliyiz…)

Gelecek yazımda diğer hemşerimiz,-Miletli- Dünyanın ilk kent planlamacısı Hippodamos’u anlatmak istiyorum…

 Thales’in bir sözüyle başladığım yazımı bir başka sözüyle bitiriyorum…

“Babadan kötü şey kapma. Kötü yoldan zengin olma…”

Erdoğan Şahin

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1408
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1041
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster