Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '08

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2036
 

Didim

Didim
 

Apollon Tapınağı...


Bu sene rotamız Didim.

İstanbul’dan otobüsle 13 saat süren yorucu yol güzergâhına aldırmadan, sadece deniz ve kumu hayal ederek geçirdim son mesai gününü de. Bir sene boyunca hayalini kurduğumuz, huzuru orada yakalayacağımızı umduğumuz tatil kadromuzla düştük yollara. Deniz ve mehtap bizi bekliyordu ve kim bilir hangi sürprizler…

Tatilin havası, denizin kokusu tüm stresimizden uzaklaştırdı bizi.

Sahili turladık önce.

Altınkum’un harika plajı, berrak denizi, düz alanda yerleşimi olması, belediye hizmetlerinin her yere ulaşması dikkati çekiyor hemen.

Kumsal olabildiğine geniş ve tek bir çakıl tanesine bile rastlamak neredeyse imkânsız. Adı üzerinde Altunkum. Altın sarısı incecik kumları ile bütünleşen plaj tarifsiz bir güzellik sergiliyor.

Deniz mavinin en güzel tonuna hâkim büyük bir havuz misali, ipek çarşaf gibi uzanmış kumsala. Kumsaldan oldukça uzaklarda denizin derinleştiğini görebiliyorsunuz. Deniz suyuna alışmak zor olmuyor. 40 derece güneşin altında yanan teninize önce biraz nefes aldırıyor egenin tuzlu suyu sonra sizinle bütünleşiyor…

Önemli olan bu kalabalık arasında yalnızlığa alışmak.

İnsanları nedense biraz soğuk. Bir tatlı tebessüm eksik gibi geldi bana dudaklarda. Oysa öyle alışkınız ki tatil yörelerinde kurulan sıcacık samimi hoş sohbetlere. Burada kurmak biraz zor, kentleşmeye dönük bir yüzü var Didim'in.

Kumsalda havlu atacak yer yok. Hani iğne atsan yere düşmez derler ya, bu tatil beldesi için tam da yerinde bir deyim. Serçe parmağınızı kaldırsanız bir çocuğa ya da bir İngiliz’e çarpıyorsunuz. Belde de çoğunlukla İngilizler ve çocuklu aileler var. Denizin derin olmamasından dolayı sanırım çocuklu ailelerin tercihi durumuna gelmiş Altınkum. Beldeye genel olarak şöyle bir bakınca kendini İngilizlere ve betonlaşmaya teslim etmiş gibi görünüyor. Bu aşırı kalabalık beldenin bakir havasını tamamıyla bozmuş durumda. Geriye doğadan deniz, kumsal ve güneş arta kalmış gibi.

Temmuz sonları için oldukça riskli bir seçim olduğunu, öğle saatlerinde sahilde dolaşırken sıcaktan buharlaşmaya yüz tuttuğum anlarda anladım. Sıcaklığın 40 dereceyi geçtiğini görmek mümkün. Buna rağmen hiç terlemiyorsunuz. Nem neredeyse hissedilmiyor.

Sahilden kalkan tekne turlarını kaçırmamanızı önemle tavsiye edebilirim.

Tarihsel dokusunun mükemmelliğini hava sıcaklığından dolayı yakından göremedik. Güneşin batışına yakın saatlerde gittiğimiz tarihi yerler ne yazık ki Saat 19.00 itibariyle kapanmışlar.

Gece eğlenceleri de biraların tokuşturulduğu barlardan ve diskolardan ibaret.

İstanbul’dan uzaklarda, deniz manzaralı balkonumda hafif bir esinti ruhumu esir alıyor bu sabah. Tatil güncemin yaprakları yavaş yavaş doluyor. Gözlerimi kapadığım da İstanbul’un vapur çığlıkları ve martıların sesi kulaklarımda yankılanıyor. Bekle beni diyorum, elbet geleceğim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En son altı yıl önce Didim'i gezdim. Akbük koyunda bir hafta denize ve sivrisineklere doymuştum. Altınkum harika! Bir de otomobil hırsızları olmasa?!! Zor kurtardık aracımızı... İşte böyle! Didim ve benim hikâyem... Selam ve sevgilerimle

murat ertaş 
 29.08.2008 20:22
Cevap :
Pek bir sıkıcı geçmiş Didim tatilin, üzüldüm gerçekten...Sivrisinek yoktu ama yine de çok keyif aldığım söylenemez. Tatil denince aklıma doğa geliyor benim. Yeşil yaylalar, mavi bir deniz ve tertemiz bir gökyüzü, belki bir söğüt ağacının gölgesi. Maalesef belde kendini betonlaşmaya terketmiş. Üzülüyorum böyle doğa tüm saflığını kaybedince. Çok teşekkürler değerli yorumun ve vakitlerin için, en içten sevgilerim seninle güzel yürekli arkadaşım...  29.08.2008 21:44
 

Yirmi yıl önce gittiğimde çok bakirdi...Aileler kız çocuklarına çorak yer diye Didim sahillerine yakın tarlalarını bağışlıyorlardı...Şimdi damatları ''Köşe olmuş '' Didim,bozulduysa gitmesem daha iyi olacak ... Anılarımda saklı kalsın :)) Selam ve saygılarımla...

Mesut Selek 
 19.08.2008 17:54
Cevap :
Hala güzel ama eski halinden eser bulabileceğinizi sanmıyorum. Önceleri deniz kenarları bu kadar kıymetli değildi. Turizm gelişmekte olunca deniz kıyılarının değeri artıyor ama böylelikle de eski güzelliklerini kaybediyorlar. Teşekkürler Mesut Bey, saygılarımla...  19.08.2008 21:02
 

ahh didim... henüz geldim oradan. Aklım orada kaldı. Denizi, koyları bir harika.. Altınkumu herkes sever belki ama ben sevmem.. karşıdan baktıgında suyunun tuhaf bir renge sahip oldugunu görürsün. sarı gibi.. koylarını tavsiye ediyorum mesela yat turlarını... bizim yazlık didimin girişinde didime on kilometre kala bir yerde dağın eteginde.. didime yerleşir misin diye sorarsan eger" yerleşmem" derim.. dediğin gibi gözünü kapatıp parmagınla gösterdiğin kişi ingilizdir. Aslında sahip çıkılması gerekn çok güzel bir yer. Yabancılara kaptırmamamk gerek.. hayırlısı.. eline sağlık semacım, sevgilerimle.

sema öztürk 
 15.08.2008 18:51
Cevap :
Canım bilseydim aynı anda orda olduğunu çok mutlu olurdum:) Denizin rengi kumundan kaynaklanıyor. Sabah saatlerinden sonra öyle kalabalık ki denizin altı üstüne geliyor. Denizi çok güzel ama kalabalık gerçekten. Kıyılarımızın her köşesi korumayı gerektiyor ve sahip çıkılmalı. Teşekkürler canım, sevgiler...  16.08.2008 14:32
 

Didim gerçekten çok harika bir yer. Tam gezilecek, sakin ama en önemlisi gecenin hangi saatinde olursanız olun asla rahatsız edilmezsiniz sokaklarda biri dönüp size bakmaz... Ama malesef en acı yanı ise yabancıların bu güzelim yeri parselemesi işte bu beni çok üzüyor. Kendi vatanımda yabancıların elinde olan topraklarımız ki didim buna bire bir örnektir. Bunda önce ki yıllara göre şimdi daha da yabancılaşmış. Ama her ne olursa olsun yaşanacak tatil yapılacak bir yer.. İstanbul'la gelince de o başka ikiside insan da bambaşka duyguları yaşatıyor ki İstanbul benim aşık olduğum şehir... bence paris de değil İstanbul da Aşk başka oluyor...Sevgile kalın ....

songül 
 14.08.2008 0:46
Cevap :
Herkes güzeli biliyor ve ona koşuyor. Fazlasıyla yabancı var beldede. Yurdumun her bir köşesi cennet gibi. Bize düşen değerini bilmemiz ve korumamız. Tam da dediğiniz gibi Aşk İstanbul'da başkadır:) Sevgiler, çok teşekkürler...  14.08.2008 12:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 898
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1367
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Bir yaz gecesi hatırasıyım. Haziran doğumluyum. Bilirler haziran doğumlular. Hele ki haziranın tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster