Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '06

 
Kategori
Fotoğraf
Okunma Sayısı
2493
 

Dijital fotoğraflarımı nasıl saklıyorum?

Dijital fotoğraflarımı nasıl saklıyorum?
 

Eskiden albümlerimizin kapakları kalın mukavvadan olurdu, çünkü fotoğrafların zarar görmesini istemezdik. Şimdi fotoğraflarımız dijital olunca bunları saklama ortamlarımız da değişti.

Dijital fotoğrafla tanıştıktan sonra fotoğrafta en büyük değişimin olduğunu farkettim. Bu fotoğrafları çekmek çok kolaydı, asıl önemli olan onları en kolay erişilebilir ve en güvenli şekilde saklamaktı. Bunun için kolay ama sistematik bir yol izlemeye başladım ve hala aynı yöntemle arşivliyorum.

Dijital teknolojinin sağladığı olanakla çok sayıda fotoğraf çekiyorum. Fotoğrafları hemen bilgisayara aktarıyorum. Bilgisayara aktarma sırasında veya hemen sonrasında fotoğraf adlarını otomatik olarak değiştiren programlar kullanıyorum. Her fotoğraf dosyasının adı yer+yıl+ay+gün+saat+dakika+saniye bilgilerini içeriyor. Bir fotoğraf dosyasını adının Ankara2006_1012_195313.JPG olması DSC0345 olmasından daha anlamlıdır. Böylece fotoğraf hakkındaki yer ve zaman bilgilerini fotoğrafın adından kolayca öğrenebiliyorum ve hiçbir fotoğrafın diğeriyle aynı adı taşıma olasılığı olmuyor.

Fotoğrafları aktarır aktarmaz gruplandırıyorum. En üst grubu Kişisel, Çevre, İş başlıkları oluşturuyor. Fotoğrafları hemen gruplandırmak onları paylaşmak gerektiğinde işleri çok kolaylaştırıyor. Örneğin Çevre başlığında olan ve kişisel özellikleri olmayan fotoğrafları hiç düşünmeden başkalarıyla paylaşabiliyorum.

Grupların altında tarihler yer alıyor. Fotoğrafları bu grupların başlıklarının altında tarihe göre biriktiriyorum. Aynı tarihli fotoğrafları temalarına ve mekanlarına göre ayırmam gerekirse ayrı klasörler hazırlıyorum. Bu klasörlerin adlarında “Tarih, yer, açıklama” kısaca yeralıyor. 20061013ODTU07-Mimarlik klasörünün adındaki bilgiler binlerce klasörden oluşan bir arşivde fotoğraf aradığımda yardımcı oluyor.

6-8 MP fotoğrafların JPG orijinalleri en az 2-3 MB boyutundadır ve maille göndermek için çok büyüktür. Fotoğrafları çok sıklıkla paylaştığım için arşivimdeki her fotoğrafın 1024x768 boyutunda bir kopyasını her klasörün altında yarattığım 1024 klasöründe hazırlıyorum. Bu boyut ekranda görmek için en uygun boyuttur. Fotoğraflar küçültülürken çok dikkat edilmesi gereken orijinallerinin üzerine yanlışlıkla kaydetmemektir. Büyük fotoğraf küçültülebilir ama küçük fotoğraf asla büyütülemez.

Fotoğraf arşivlerimi DVD'lere kaydediyorum. Bir fotoğraf grubundaki fotoğraflar 4,5 GB olduğunda bir Arşiv Numarası verip DVD'ye kopyalıyorum. (Örneğin DVD-Cevre-012) DVD'lerin üzerine bilgileri zarar görmeyeceği bir kalemle yazıyorum. Her DVD'den mutlaka iki kopya hazırlıyorum. Birini “Arşiv” kopyası, değerini de “Kullanım” kopyası olarak saklıyorum. Çok önemli olduğunu düşündüğüm fotoğraflar için ayrıca bir güvenlik kopyası da hazırlıyorum. Bu arşivlemeden sonra hard diskten fotoğrafları güvenle silebiliyorum. Arşiv kopyasını diğer kopyada sorun çıkmadığı sürece açmayacağım paketinde ayrı bir yere koyuyorum. Fotoğraflara bakacağım zaman kullanım kopyasını kullanıyorum.

CD ve DVDleri zarar görmemeleri için özenle kullanıyorum. Mutlaka zarf içinde tutuyorum. Fotoğraflarım benim için çok değerli çünkü fotoğrafın çekildiği o an bir kez daha yaşanamaz, o fotoğraf asla yeniden çekilemez.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Tiryaki, Amatör bir resam olarak ben de gerek resim sergilerindeki ustaların resimleri, gerekse gezdiğim, gördüğüm, dolaştığım yerlerdeki etkilendiğim ve belki bir gün bir yerde resim konusu olabilecek "seçki" niteliğindeki binlerce fotoğraflarımı bilgisayara aktarırken sadece bir dosya ismi açıyor ve onun altına resimleri kopyalıyordum. Verdiğiniz bilgiler ve metodoloji gerçekten çok pratik ve etkileyici. Resimleri kopyalarken kullandığınız isimleri değiştiren programlara bir örnek verebilir misiniz. Fotoğraflarınız gerçekten çok etkileyici; sıcak, içten, samimi. İnebolu'yu ben de birkaçyıl önce görme fırsatı buldum. Rahmetli, ünlü ressam Orhan Peker'in eşi Sn. Özden Erdem'i tanımak, özellikle Orhan Peker hakkında konuşabilmek için İnebolu'ya gelmiş, bir gece konaklamış ve limanda bol bol teknelerin, balıkçıların fotoğrafını çekmiştim. Ancak, belki ayrıldığı eşi olmasından mıdır bilinmez Orhan Peker (1927-1978 hakkında pek bir şey konuşamadık Özden hanımla Alaattin Bender

Alaattin Bender 
 20.10.2008 10:42
Cevap :
Alaaddin Bey, FinePixViewer kullanıyorum. Ancak Picasa ve bircok program fotograflarin adlarini topluca degistirecek olanaklar sunuyor. Saygılarımla.  20.10.2008 10:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2370
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster