Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
524
 

Dik dur Türkiye

Dik dur Türkiye
 

Tek Toprak Tek Bayrak


Bilmem farkında mısınız?.. İran – Irak – Suriye ekseninde Türkiye imtihan ediliyor, Buna en son Rusya da dahil oldu.

İran yönetimi Irak'ı ele geçirdi. Amerika yeni yeni yaptığı hatanın farkına varmaya başladı.

İŞİD, Mısır’da Rus yolcu uçağını vuruyor. Rusya İŞİD’i vuracağım bahanesiyle Suriye’deki üssünü takviye edip, İŞİD’i değil de başta Türkmenleri ve Esad karşısında duran ılımlı muhalifleri vuruyor. Bu muhalifler kim?.. Sünniler!

Rusya, kendi uçaklarının kimliğini gizleyerek, Suriye’ye aitmiş gibi Türkiyeyi kışkırtıyor ve bu oyunun sonucunda kendine uzak Türkiye / Suriye sınırında bir uçağını kaybedince Türkiye’ye tehditler savuruyor. Bununla kalmayıp, Iran, Irak ve Suriye üzerinden Türkiyeyi açıkça tehdit etmeye de başladı, Örnek vermek gerekirse;

- PYD’ye silah desteği sağlaması ve Türkiye'nin belirlediği kırmızı çizgiyi aşması için desteklemesi.

- Irak'ın merkezi Hükumetini Türkiye’ye karşı kışkırtması.

- Suriye’de bulunan Türkmenleri vurması

- Türkiye’ye karşı ekonomik ambargo uygulaması.

- Rusya’da bulunan Türk vatandaşlarına eziyet çektirmesi.

- Lazkiye’deki üssü, Türkiyeyi de menzil içine alacak şekilde füzeler ile donatması.

- Güney Kıbrıs’ta askeri üs açmaya kalkışması.

Amaç ne?

Türkiye’deki İktidarı yıkmak.

Türkiye'nin iç ve dış karışıklık yaşamasına “Osmanlı'nın varlığından beri” gönülden rıza gösteren İran’dan bahsetmeyi gerek görmüyorum çünkü onlar bildiğimiz şeyler. Asıl sürpriz olan ise NATO genel sekreterinin açıklaması:

“Müslümanlar için savaşamayız”.

Aslında daha önce de belirttiğim gibi; Bu işi ancak bu coğrafyada yaşayanlar çözer çünkü bu aslında Müslümanların birbirini öldürdüğü, yüzyıllardır devam eden mezheplerin savaşıdır.

Suriye'nin Nusayri yönetimi, Ilımlı muhaliflerin karşısında duracak ve destek verecek herkese kapıyı açtı; İran, Lübnan’da bulunan Hizbullah, Kendi topraklarında bulunan PYD ve en önemlisi İŞİD’e.

Ne enteresan ki;  İŞİD’e karşı Irak'taki merkezi hükumete destek veren İran, Suriye’deki Esad Yönetiminin İŞİD’e petrol karşılığında silah ve finans sağlamasına müsaade ediyor.

Neden acaba!

Neden Irak’ta İran'ın sözü geçiyor?

Neden Suriye’de İran'ın sözü geçiyor?

Neden Lübnan’da İran'ın sözü geçiyor?

İran o bölgelere asker gönderdiğinde kurtarıcı, Türkiye gönderdiğinde işgalci… Vay be!

Bunu Iran nasıl başarıyor da Türkiye başaramıyor?

Onlarda demokrasi yok, karşı çıkacak muhalefet de yok, bizde ise hepsinden fazla fazla var.

Neden dünya İran'ın bu ülkeleri işgal etmesine göz yumuyor diye sorgularsak;  Şiiler Sünnilerden daha ılımlı. Aynı sebeple Suriye’de Esad'ı kimse devirmiyor. İstiyorlar ki orada Esad devrilmeden çekilsin ve yerine yeni bir Nusayri yönetim gelsin.

Yine de kader tecelli edecek;” Sünnilerin katili Esad ve yönetimi gidecek”.

Irak'ın merkezi Hükumeti de İran'ın Irakta’ki askeri varlığına ses çıkarmıyor ama Peşmergeyi eğitmek üzere orada bulunan Türk askerine kıyameti koparıyor.

Iran nasıl belirli bir zümreye destek veriyorsa, Türkiye’de başta Kuzey Irak Kürtleri’ne, Türkmenlere ve orada bulunan Türkiye yanlısı herkese destek vermektedir ve muhalefete rağmen vermeye devam etmelidir.

O bölgede asıl söz sahibi biz olmalıydık, özellikle Musul’a kadar… Ama gelin görün ki İran Komşu ülkelerin hepsinde söz sahibi olmuş ve Türkiye'miz etrafında çemberi daraltmıştır.

Bu arada şunu da açıkça anladık, Türkiye'nin Kürtler ile sorunu yok ve olsaydı eğer, Irak Kürtlerine bu desteği vermez, tam tersi önlerdi.

Dananın kuyruğu her hâlükârda kopacak

Emin olduğum tek şey şu ki; AKP’yi devirme planları tutmayınca, Türkiyeyi bu coğrafya ’da yalnızlaştırma planı devreye sokuldu çünkü herkesin bilip de söylemekten kaçındığı bir gerçek var;

Türkiye; Ehli Sünnet ’in son kalesi.

Bkz.. Libya, Mısır, Irak ve sırada Türkiye!

CHP de hala bunun üzerinden koltuğa oturma hesapları yapıyor. Bu yüzden CHP, yıllarca PKK’yi besleyen, PKK’yı PKK yapan Nusayri Esad'ın ayağına gitti, hiç uyuşmadığı halde ABD yönetimine gitti. İŞİD ile çarpışırken hükumetin İŞİD ile işbirliği içerisinde olduğu şeklinde asılsız ve mesnetsiz beyanlarda bulundu ve Türkiyeyi içten kaynatmak için çok çalıştı. Yetmedi, HDP ile koalisyon hesapları yaptı. Yetmedi, Türkmenlere ve Türkiye yanlısı muhaliflere gönderilen sevkiyatları durdurma çabasına girenleri destekledi, eli kulağında Putin’e de gidecek.. İyi de bunları yaparken;

Nusayriler tarafından Suriye’de öldürülen yüz binlerce Sünni’ye ve sayısız Türkmen'e hiç mi acımadılar!

PKK İşbirlikçisi Esad'ı desteklerken, PKK karşısında şehit düşen bunca askerimize ve ailelerine hiç mi acımadılar!

Türkiye; İran, Rusya, Suriye ve kendi içinde yer alan terör örgütü PKK’nın üstesinden gelebilir. Bunların karşısında dik durabilmesi için de tek yürek olmak gerekir ama gelin görün bizde bir muhalefet var ki, maazallah.

Irak ile ilgili 1 Mart tezkeresine yok diyenler, İran'ın Irak'ı (Kuzey hariç) içerden işgal etmesine başlıca neden oldular. Irak ve Suriye’de yaşayan Türkmenlere, İŞİD ve Suriye'nin Meşru olmayan yönetimi karşısında kendilerini savunabilmeleri için yapılan yardımlardan dolayı hükumeti suçladılar. Şimdi de aynı kadro, başlarında da Sn. Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Suriye ve Irak’ta atacağı her adıma karşı çıkıyorlar. İran'ın, Irak'ı ve Suriyeyi işgal ederken ölü taklidi yapanlar, aynı ülkelerde çıkarlarını ve sınır güvenliğini korumaya çalışan Türkiyeye gelince dirilip kıyameti koparıyorlar

CHP, Türk halkına açık açık şunu ifade etsin : “ Biz Sünneti uğruna savaşan bir ülke istemiyoruz. Biz başka ülkelerde ölen Türk veya Türk yanlısı toplumların ülkemiz tarafından korunmasını istemiyoruz. Bizim coğrafyada kim nereyi işgal ederse etsin biz karışmayacağız. Biz iktidara gelince ülkemizin sınırları dışında cereyan eden hiçbir hadiseye bu ülkeyi karıştırmayacağız ve Türkiyeyi kabuğuna çekeceğiz”.

İyi de bu tablonun sonunda, yine ülkemize sıra gelmeyecek mi ?.. Coğrafik konumu itibariyle başta İran, Yunanistan, Ermenistan, Rusya ve Avrupa, Kısacası herkesin iştahlandığı bir pasta değil midir Türkiye!.

PKK’nın varoluşu bu yüzden değil midir?

Ülkemizi zamanında karıştıran Sağ-Sol ve mezhep ideolojilerinin ön plana çıkması bu yüzden değil midir?

Ülkemiz bölünene dek mi bekleyelim ya da akabinde ortaya çıkacak büyük Orta doğu projesine göz mü yumalım, ya da iktidar uğruna bunları görmemezlikten gelen muhalefet gibi mi yapalım!

Muhalefeti ile, PKK’sı ile, Paraleli ile, Baronlarıyla ve yandaşları Medyanın içten bir devrim için daha ne kadar ileri gidebileceklerini hep beraber göreceğiz.

Muhalefete, PKK’ya ve ülkemizi bölmek isteyenlere rağmen iktidar,  yürüttüğü politikadan ödün vermemeli, halkın desteğiyle devam etmeli ve bu oyunları tümden bozmalı.

Türkiyeyi bölgede zayıflaştırma ve bölme hesabı yapanlar hepten yanılacak çünkü Türkiye'nin oynamadığı bir kozu daha var.

Bizim ve çocuklarımızın da yaşayabileceği başka bir Türkiye yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Hakkani Bey...Türkiye dik duruşundan ödün vermemeli. Bir eğildiği izlenimi gösterirse hepsi birden üzerimize çullanırlar...Selamlar.

cdenizkent 
 10.12.2015 16:28
Cevap :
Zaten şu anda çullanmış durumdalar. Yorumunuz için teşekkürler. Selamlar  11.12.2015 9:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 226
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4586
Kayıt tarihi
: 21.10.06
 
 

Sosyal adaletin varlığından şüphe eden, dünyanın birçok yerini gezmiş, varolmanın bizim seçimimiz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster