Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '09

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
593
 

Dik durun! Eğilmeyin...

Dik durun! Eğilmeyin...
 

Sıvas Kongresi'nde, bütün ısrarlara rağmen, İttihat ve Terakki için ettiği ettiği yemini bozmadı...


TARİHTEN BİR "DİK DURUŞ" ÖRNEĞİ...

Cumhurbaşkanı'na, şahsen benim onaylamadığım bir şekilde tepki gösteren üniversiteli genç kızımızı konu eden iki kısa blog yazdım...

Bu bloglardaki ana fikrim, genç kızımızın "dik duruşu"nu sorgulamaktı...Ancak bu düşüncem, bazı arkadaşlarım tarafından benim kastetmediğim şekilde yorumlandı...Oysa ki, bloğumda bunu açıkça belirtmiştim.

Burada, benim, "dik duruş"tan kastım; genç kızımızın, "her ne olursa olsun tepkisini sürdürmesi gerekirdi" anlamında değildi...Burada benim kastım, "kendisine vaat edilen iş tekliflerini geri çevirmesi gerekirdi" anlamındaydı ve bunu da bloğumda açık açık yazdım ve de şunu da ilave ettim; "ben olsaydım, benim gibi yüzlerce ve binlerce gençlerden birinin hakkını almamak için iş teklifini reddeder ve "dik duruşumu" devam ettirirdim"...

Benim kastım olan "dik duruş" bu anlamdaydı.


x x x


Şimdi sizlere yakın tarihimizden, hemen aklıma gelen bir "DİK DURUŞ" örneği vermek istiyorum...



Adı : Mazhar Müfit Kansu

Bloğuma alış nedenim; "dik durşudur, sözünün arkasında durmasıdır"


4 Eylül 1919
...Sıvas Kongresi süreci...

Bazı tartışmalardan sonra M.Kemal, Kongre Başkanı seçildi...Bu arada, Kongre Başkanlığı'na önemli bir tartışma konusu olan bir önerge sunuldu...

Sunulan öneri şöyleydi : "Kongre'nin, herhangi bir partinin politik faaliyetinin eseri olmadığının ve bilhassa 'İttihat ve Terakki" ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının yeminle teyit edilmesi"(1)

Çünkü o sıralarda, İstanbul'daki bazı önemli gazeteler, Anadolu'da toplanan bu kongrelerin, İttihatçılığı diriltmek için İttihat ve Terakki'nin eseri olduğunu yazıyorlardı.

Önergeyi verenler, Anadolu hareketinin kendine öz ulusal bir hareket olduğunu halka inandırmak için üyelerinin böyle bir yemin vermesini istiyorlardı.

Yemin metni özetle şöyleydi: "- Saadet ve selameti vatan ve milletten başka hiçbir maksadı şahsi takip etmeyeceğime, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin ihyasına çalışmayacağıma...vallahi billahi..."(2)

M.Kemal, bu yemini etti mi, etmedi mi bilmiyorum..Ama Mazhar Müfit Kansu, bu yemin konusunda da şunu söylüyor : "Arkadaşlarımın ısrarlı tavsiyelerine rağmen yemin etmedim ve bu hareketim, Kongre'de tek istisnayı teşkil etmişti"(3)

Yani, Mazhar Müfit Kansu dışında bu yemini bütün Kongre üyeleri etmişti. Bana göre, Mazhar Müfit Kansu, bu tutumu ile, tam bir "dik duruş" örneği vermiştir.

Mazhar Müfit Kansu'nun bu yemini etmeyişinin gerekçesi, kendi anlattıklarından benim çıkardığıma göre, daha önce aynı şekilde İttihat ve Terakki'nin menfaatine çalışacağına yemin etmiş olmasıdır...

Muhakkak ki, Kongre üyeleri arasında, onun gibi daha önce İttihat ve Teraki menfaatine çalışacağına yemin etmiş daha başka üyeleler de vardı...Ama onlar aynı duruşu sergilememişler ya da sergileyememişlerdir.

Yemin etmeyişinin, kendine göre daha içsel gerekçeleri de olabilir ama, Mazhar Müfit Kansu, ikinci bir gerekçe olarak şunu ifade ediyor : "Madem ki karar verdim. Yalnız vatanın ve milletin kurtuluşu yolunda çalışacağım...Niçin ayrıca bunu bir yeminle teyit edeyim. Yemin, vicdanıma, irademe, söz ve kararıma karşı ancak itimatsızlığın bir nevi ifadesi olur"(4)

Burada, sizin soracağınız soruyu ben sorayım : "Madem ki, yemini, vicdanına, iradene, söz ve kararına karşı itimatsızlık" olarak görüyorsun, o zaman İttihat ve Teraki için neden yemin ettin?

Ne şekilde yorumlanırsa yorumlansın, bana göre Mazhar Müfit Kansu'nun yemin etme konusundaki bu karşı duruşu, tam bir "dik duruş" tur ve bütün Kongre üyelerinin ısrarlarına rağmen dik duruşunu muhafaza etmiştir.

Mazhar Müfit Kansu'nun bu kesin tavrı, yıllar boyu unutulmamış ve Kongre üyeleri, bu olayı hatırladıklarında Mazhar Müfit Kansu için, "- O İttiatçı değil, inatçıdır"(5) nitelemesi yapmışlardır.

Ne alaka diyebilirsiniz ama, artık medyatik olan üniversiteli genç kızımızın, Cumhurbaşkanımıza karşı takındığı kısa süreli "dik duruşu" bana bunları hatırlattı...


cedizkent


_______________ :

(1) Mazhar Müfit Kansu, Erzurum'dan Ölümüne Kadar ATATÜRK'le Beraber, Cilt-I, s.218(Kitap 2 cilttir)
(2) A.g.y. s.218
(3) A.g.y. s.220
(4) A.g.y.
(5) A.g.y.




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dik durmayı gerektirecek bir durum varsa dik dururum...

Kerim Korkut 
 03.01.2017 23:13
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Zaten öyle oluyor...O durum geldiğinde belli olur; kimini "dik durup, durmayacağı"...Ama, bir insanın yaşadığı dönem içinde, çevresinde bıraktığı intiba da, bunu az çok bunu belli eder...Teşekkürler ve selamlar.  04.01.2017 11:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 952
Toplam yorum
: 2446
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1381
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster