Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '18

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
27
 

Dikili’ye Veda

            Seni diğer sevenlerine bırakıp giderken, uzun uzun vedalaşamadım seninle Dikili. Bilir misin bilmem, vedalaşmayı hiç sevmem. 15 yıla yakın zaman geçirdim seninle ve yaşamıma çok artılar kattın.

            Bahçeli eve sahip olmanın zorluğu yanında güzelliğini, komşuluğu, toprağın kıymetini öğrettin bana. Güzelim denizine girdim, pazarına gittim, sokaklarında dolaştım, civarında arabayla gezdim, barış yürüyüşlerine katıldım, projelerine katıldım, kaymakamlarınla görüştüm, gazetene röportaj verdim, meydandaki sahneni kullandım ve daha bir sürü şey… (Dikili Engelliler Dayanışma Derneğinde dans çalışmalarına katıldım ve aktif görevlerime devam ettim uzun süre.)

             Dans provalarına izleyici olarak, benim orada ne işim var deyip, gönülsüz bir şekilde gitmiştim. Kapıdan girdiğim an, sandalyemin yanına diz çöküp, gözlerimin içine sıcacık bakarak elimi tutmuştu ve “yardımına çok ihtiyacımız var, bize katılır mısın ne olur” demişti güler yüzü ile Aysel Hocam. Hayır diyemezdim bu davete. İlk olarak lütfen gittiğim çalışmalara, daha sonraları büyük bir hevesle katıldım. Orada bulunmamım, daha sonraları bana ve hayatıma çok şey kattığını inkar edemem.

             Senin denizinden de faydalanamıyorum artık, dışarıya da pek çıkamıyorum. Sesim de pek çıkmıyor, konuşmam da anlaşılmıyor ki engellilere sunuculuk yapabileyim, sahnende şiir okuyabileyim. Sana verebileceklerimi verdim Dikili, sosyalleşemiyorum artık. Bozuk yollarından, yaz mevsimindeki aşırı kalabalığından ve sıcağından, küçük ve kullanışsız evlerinden bunaldım, en önemlisi hastanesizliğine dayanamıyorum. Sefan bitti, cefan kaldı yalnızca. Gönül koyma bana, ama müsaadenle gidebilmeliyim rahat edebileceğim yere. Başka insanların hayatını güzelleştir, seni ve orada geçen günlerimi hiç unutmayacağım.

Merhaba Çanakkale, Kış uykularını bırakıp, artık arkadaşlarıma Çanakkale’den merhaba demeye başladım. Uzun yıllar küçük ilçelerde yaşadıktan sonra, nihayet şehre geldim. Bina çok, araba gürültüsü çok ama ulaşımım kolay, boğaz manzarası süper, kordon gezintisi harika. İnsanlar mutlu burada ve tabi ki ben de ve ekliyorum: Benim yazdığım destan da "Çanakkale bana uğramadan geçilmez."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 24
Kayıt tarihi
: 19.04.18
 
 

1980 Adana doğumluyum. 13 yaşında friedreich ataksisi hastası olduğum ortaya çıktı. İlköğrenimi A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster