Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
160
 

Dikiş Kutusu

    Uzun, uzun düşüncelere dalmıştım, yine. Hayat bana dikiş kutusunun kendisi olmayı öğretmişti, dizginsizce. İğne bendim, deliği hayat, iplik aklımdı, söküğü düşüncelerim. Dört kelime hayatın karmaşasının tüm özetiydi. Birlikte ne sökükler dikmeyi başarmıştık, şikayetsiz kendiliğinden. Şimdi sıra gerçek sözlük anlamıyla sökük dikmeye gelmişti. Özgürlüğümü, sürekli benden almaya çalışan kapital sisteme, başkaldırma vaktiydi. Bana sunulan kıyafetler hazırlopçu düşüncelerimi nasılda söküvermişti. Herkesin ayni kıyafetlere sahip olmasına eşitlik diyordu, bazısı. Oysa hiç bir vücut ayni yaratılmamıştı ki. 

   Nasılda dikerdi annem, çetiklerin yırtığını. Rengarenk bir pas pas dünyası çıkardı, alt tabanda. Bir tığ, bir iğne, bir iplik ve bir makas ne büyük zenginlikti, evlerde. Çoraplarımı hiç dikmediğimi farketmiştim, o gün. Zihnim nasılda her gün bir söküğümü sunuyordu, dikmek için bana. Diyerek,  usul usul yaklaşmıştım, unuttuğum dikiş kutuma. Nasılda kırgındı, tozlanmiştı, dolabın arkasında.  Hemen evin en kral köşesine yerleştirdim, kendisini diyeceğim ama, nerdeee. Bizim evin her yeri kral kraliçe kafası. Tek krala papuç  yoktur, saltanatımızda. Kafamız gibi karışıktır ev yeryer, sehpanın üstünde buldum kendisine, bir yer. Başladım, yırtıkları dikmeye. İç çamaşırından, çoraba neler neler diktim, sömürülmüş kafayla. Ayakkabı tamircisi bulamayan ben, ayakkabılarımın deliklerini de kapatmayı çözdüm, otuzumda. Terzilik makamının çıraklık mertebesinde yer bulduğumu düşündüm, böylece. Hala soba kullanmakla övünen kendimi vurdum yerden yere. Marifet değilmiş, yırtılan çorabı yakmak, yanan ruhummuş, hızlı dünya düzeninde. Ne güzel arkadaşmışsın sen, dikiş kutusu, yargılamayan rengarenk. Hoş geldin merkezime.

  Her akşam işten eve döndüğümde kendimi, kendim yapmak adına, bir hobi daha sunmuştum, ruhumun inceliklerine. Kilo verdikçe bollaşan giysilerim bir, bir geçti, elimden. Eşimin ve oğlumun küçük kalan giysileri derken ortaya bir sürü yeni tasarım çıktı. Keyfime göre biçtim, her elime alışta makasımı. Makinam yoktu, evimde. Bende seksen yaşında ki Hasan amcaya level atlattım, böylece. Biçip bıraktım, kumaşları emin ellere. Ara sıra sohbet ettik, kendisiyle. " Kızım şimdi kimse çocuğunu yazları çıraklığa vermiyor. Herkes mühendis, doktor olsun istiyorda. Bunların hiç söküğü olmayacak mı hayatta" diyerek sohbet uzuyorda uzuyor....

   Dört ayda üç yüz liraya tüm eşyalarımı yeniledim. Önümüzde ki yirmi yıl kilo almazsam, zihnim adaletli olmayı unutmazsa, aklımın oyunlarına kurban etmezsem bedenimi rahat geçecek gibi.

   Dikiş kutusu sen nasıl bir özgürlüksün aklımı açan, nasıl bir terapistsin ücretsiz gülücükler konduran. Hoşgeldin dünyama. Ha birde terzilik unutulmuş, meslekler arasındaymış. Unutulan kendi ruhlarımız değil  mi? Geleceğin meslekleri arasında yeşillendiriciler diye bir meslek var.  Yeşili yok edip meslek edinecek insanlık, emin ol terziliği de en tepeye çıkaracak evinde.

  Ortaya çıkanlar: 4 tane kot yelek, 28 adet pantolon, 2 kot mont, 3 adet kot  sırt çantası, 5 adet kot etek, 13 tişört, 3 tane kot şort, 3 adet bileklik, 2 adet saç bandı, 14 adet gömlek...

  Yıllar önce oğlumun sünnet düğününde giydiğim kıyafeti, bir yakınımın düğününde de giymiştim. Ayni kıyafeti giydiğim için  dedikodumu yapanlar olmuştu. Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm ama kilo almazsam ayni kıyafeti oğlumun evlenme düğününde de giyeceğim, üstelik converslerimle :) 

  Sünnet düğünü kendimi sorguladığım bir diğer konu. İleride bu konuya değineceğim. Şimdiki aklım olsaydı, asla dediğim bir olay. Neyse şimdilik bu kadar.

   Nefrete bulaşmayanlara, kendi sökükleriyle uğraşanlara...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim de evde bir dikiş kutumuz var Jale Hanım. Yazınızı eşimle beraber okuduk ve çok hoşumuza gitti. En doğrusunu ve güzelini yapmışsınız, sizi kutlarız. Biz de benzer şeyleri yapıyoruz ama sizin kadar becerikli olamayız. Selam ve sevgilerimizle. Şen ve esen kalınız.

Dr Atanur Yıldız 
 21.07.2019 16:26
Cevap :
O kadar memnun ve mutlu oldumki okuyup yorumlamanıza..Kendini eleştirdikçe hayatını güzelleştiren insanlar dan biriyim..minimalist olabilse tüm insanlık çok güzel olacak   21.07.2019 17:21
 

Her daim merkezimde benim dikiş kutum, makaralar, mekikler, mezurlar, yüksükler, hayatı kolaylaştıran minyatür aletler, renk cümbüşü adeta, Fakat ben sökük dikmek yerine dönüştürme ve beden büyütme çabasındayım, bir de takıntı sanırım, aldığım tüm giysilerime mutlaka küçük dokunuşlar yaparak kendime özele dönüştürürüm, ne güzeldi iyi ki yazdınız teşekkürler

Cemile Torun 
 30.05.2019 0:49
Cevap :
Çok mutlu oldum adınıza..benimde dönüşümler var ..kendi tarzını yaratmak çok keyifli..teşekkür ediyorum   30.05.2019 15:39
 

Bize de gerekiyor böyle bir şey de hanımefendinin başka işleri var...

Kerim Korkut 
 25.05.2019 14:53
Cevap :
Olur abi zamanı gelince..hızlı yaşam olunca zor kendine dönmek   25.05.2019 17:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 203
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 189
Kayıt tarihi
: 28.04.17
 
 

Lise mezunu bir öğrenme aşığı, fotoğraf meraklısı, yazma sevdalısı, sevgi yanlısı, bir dünya insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster