Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Necip Köni - Adana / TR

http://blog.milliyet.com.tr/necipkoni

26 Kasım '07

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
3205
 

Dikiş makinası...? Anneannelerimiz-Babaannelerimiz oyuncağı..!

Dikiş makinası...?  Anneannelerimiz-Babaannelerimiz oyuncağı..!
 

Sevgili (MB) Milliyet Blog arkadaşlarım.....Merhabalar....!

Bugünde sizlere, anneannelerimizin, babaannelerimizin, nenelerimizin, annelerimizin, halalarımızın, teyzelerimizin, ablalarımızın ve hatta hala eşlerimizin kullandıkları ev dikiş makinalarından bahsetmek istiyorum...

O eski dönemlerde (1950-1980) kadınlarımızın, bugünkü kadar sosyal hakları yoktu ve iş kadını da değildiler, bütün kadınlar kendi aralarında anlaşıp, haftada bir veya iki gün ev kabul günleri gibi dikiş günleri ayarlayıp birbirlerine gider, dikiş nakış dikeler veya örerlerdi..

Çocukken hiç unutmam, bazı zamanlarda annem bizide (Kardeşim ve Ben) gezme niyetine bu dikiş günlerine götürürdü...Oraya gelmiş diğer çocuklarla birlikte (Kız-Erkek) hep beraber bizlerde annelerimize, teyzelerimize bakarak, özenerek dikiş, nakışcılık oynardık...O eski "Singer-Zetina v.s" dikiş makinalarının mekik sesleri hala kulağımda çınlar..Bunların önce kollu tipleri, sonra ayak pedallıları, daha sonrada elektrikli otomatik modelleri piyasaya çıkmıştı...

Malumunuz, şimdi bugünlerde artık teknoloji çok çok ilerledi, terzicilik sanatı artık tarihe karştı gibi bir şey...Bundan dolayıdır ki, artık hazır giyim endüstrisi, hazır örme nakışlar piyasayı abluka altına alınca (sarıp, sarmalayınca) bu ev dikiş günleride yavaş yavaş ortadan silinmeye başladı...Artık bu günler kadınlar arasında daha değişik tarzda toplantılara çevrildi...

Tabii bunun neticesinde evlerimizdeki eski tarihli koleksiyonluk dikiş makinalarından tutunda, yeni otomatik dijital
makinalara kadar, ev dikiş makinalarının ister istemez önemini azalttı...YANİ BAŞKA BİR DEYİMLE Anneannelerimizin Ve Babaannelerimizin zamanında oyuncağı olan bu önemli ev aletlerimizden olan DİKİŞ MAKİNASI da artık bir tarih olmak üzere...Belkide gelecek tarihlerde (Torunlarımız ve onların torunları) bu dikiş maknaları artık müzeleri süslüyecektir...

İlk dikiş makinasının mucidi net olarak bilinmiyor. Bunun nedeni birçok mucidin olması. 1790 yılında ilk patenti alan kişi olarak kayıtlarda Thomas Saint görünüyor. Daha sonraları Isaac Singer ve Elias Howe Jr. gibi mucitlerin bulacağı birçok teknik özelliği başvurusunda belirtmesine karşın hiçbirini gerçekleştirememiştir.

Birçok patent alındı ancak hiçbiri ticari bir başarı elde edemedi. 1830 yılında Fransa'da yaşayan Barthelemy Thimmonier ticari başarıyı yakalayan ilk dikiş nakış makinasının patentini aldı. Zincir dikiş yapabilen bu makinalardan 80 tane yapıldı ve ordunun kıyafetlerinin dikiminde kullanıldı. Bu makinaların işlerine zarar vereceğini düşünen bir kısım işçi tüm makinaları talan etti. Thimmonier bu olayın ardından yoksul bir hayat yaşadı.1833 yılında ABD'de Walter Hunt isimli bir mucit tarafından geliştirilen çift dikiş yapabilen makina icat edildi. Hunt bu makinanın patentini almadı. 10 yıl gibi bir süre sonra Elias Howe Jr. Hunt'tın buluşundan habersiz bir çift dikiş makinası buldu ve patentini aldı.

Bu yazım erkeklerden çok hanımları ilgilendirir diye düşünmekteyim....Yalnız unutmayalım, bugün terzilerimizin ve konfeksiyonda çalışan gençlerimizin çoğuda erkektir...!

Sizlere bol bol güzel dikişli ve nakışlı günler dilerim.Sevgilerimle,

NECİP KÖNİ - ADANA / TR

*KAYNAK* http://www.singer.com.tr/singer/content/kurumsal/index.asp


*RESİM* http://resim.turkcebilgi.com/resim_detay.asp?fc=1&alt=dikiu015f+makinesi&url=http://www.tombak.com.tr/sayi27/dikis4.gif

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yaşayarak öğrenmişler hayatı. Benim de annem o dönemin az sayıdaki avukatlarından biri olduğu halde , tasarruflu hareket etmeyi, yoktan varetmeyi, elindekilerinin değerini bilmeyi bilirdi. Onlar cumhuriyetin yetiştirdiği ilk kuşaktı. Üretmeyi büyük bir mütevazilik içinde ve şölen gibi gerçekleştirirlerdi . Bilerek ve hazmederek...sevgilerimle yeniden

Neşe İleri 
 27.11.2007 16:41
Cevap :
NEŞE HANIMCIĞIM,TEKRAR MERHABA..! TABİİ Kİ,BENİM KASTEDMEK İSTEDİĞİM,ESKİ TOPRAK (Vefaat eden ve şa anda yaşayan büyüklerimiz) BU KİŞİLER.. ELBETDE O DÖNEMDE YOKLUK (Hem para yönünden,hem eşya yönünden çok çok kısıtlıymış) GERÇİ YORUMLAR BİRAZ BAŞKA MECRAYA DOĞRU GİDİYOR,FAKAT NE YAPARSINIZ,BU KISACIK (1000-Harfli) KUTUDA ANCAK BU KADAR İFADE EDİLEBİLİYOR KONULAR .MÜHİM OLAN YANLIŞ ANLAŞILMALAR OLMASIN ÖYLE DEĞİL Mİ..? NEŞE HANIMCIĞIM ŞAYET İSTERSENİZ BENİM E-MAİL ADRESİMİ YAZAYIM NE OLUR,NE OLMAZ MİSALİ *inkotr@gmail.com* GEREKİRSE BURADANDA YAZIŞABİLİRİZ...! BURADA BEN YANLIŞ ANALŞILMAK İSTEMEM DOĞRUSU,BENİM DEDEM ZENGİNMİŞ,FAKAT O DA OGÜNKÜ ŞARTLARDA YOKLUKLAR ÇEKMİŞ,YANİ O DÖNEMLERDE ZENGİN ile FAKİR AYNI SIKINTILARI ÇEKMİŞLER,NETİCEDE HEPSİDE BULABİLDİKLERİNDE 3-ÖĞÜN YEMEĞİ KATIKLI,KATIKSIZ YEMİŞLER...SAKIN BURADA İNŞALLAH YANLIŞ BİR İFADEDE BULUNMAMIŞIMDIR. SONRA ÜZÜLEBİLİRİM İFADE EDEMEDİĞİM İÇİN...TEKRAR SEVGİ ve SAYGILAR....NECİP KÖNİ - ADANA/TR  27.11.2007 16:58
 

Kısıtlı miktarda ama kaliteli kumaş parçalarından , saatlerce kafa patlatıp biçki yapmaktı. Patron çıkarmak ve sülfile yapmak benim görevimdi. Her şeyren biraz anlayarak yetiştik o dönemlerde. Biçki, dikiş, nakış, yemek...sizin de söylediğiniz gibi tasarruf döneminin insanlarıydık. İnce çoraplar taçınca çektirilir, kalınları yumurta gibi bir aletle yamanır, yeni alınan ayakkabıların burun ve topuklarına çabuk eskimesin diye pençeler çakılırdı. O zamanlar bayramdan bayrama alınırdı ayakkabılar. Şimdi koyacak yer bulamıyorum, çocuklarınkilerle birlikte. Markasız olanların yüzüne bakan yok. Ben kırmızı rugan ayakkabılarımı yatağımın başucuna koyduğum ve heeycandan uyuyamadığım günleri özlüyorum. Emek verilmiş, ilginç ve nostaljik yazınız, anılarınız için teşekkürler ve sevgiler...

Neşe İleri 
 27.11.2007 16:01
Cevap :
SEVGİLİ NEŞE HANIMCIĞIM,BLOG SAYFAMA ŞEREF VERDİNİZ,BENİ ÇOK MUTLU ETTİNİZ...! (Önce size şunu söylemek istiyorum kısacık,BEYAZ MELEK Filmi için,ben seve seve gittim...Sakın benim için üzlmenizi istemem,siz üzülürseniz,bende üzülürüm doğrusu.!) NEŞE HANIM GERÇEKTENDE ESKİ TOPRAK DEDİKLERİ İNSANLARIMIZ O KADAR CEFAKAR,O KADAR MAZLUM (Nenelerimiz,Dedelerimiz) KİŞİLERMİŞ Kİ HER TÜRLÜ ZORLUK,AĞIR ve KISITLI ŞARTLARDA BİZLERİ BÜYÜTMÜŞLER...TABİİ Kİ O DÖNEMLERDE KISITLI PARALAR ile GEÇİNMEKTE VARMIŞ,FAKAT ÖRNEĞİN BENİM DEDEM (Annemin babası) O DÖNEMLERDE (1940-1960) ADANA'nın EN ZENGİN AİLESİYMİŞ...EVİNİN ÖNÜNDE BİR FAYTON ARABA,BİR JEEP,BİR CITROEN OTOMOBİL (Çiftliğe gidip,gelmek için)OLMASINA KARŞIN EVDE BİR BUZDOLABI,BİR ÇAMAŞIR MAKİNASI YOKMUŞ,FAKAT KOLLU KLASİK SİNGER DİKİŞ MAKİNASI VARMIŞ..(O dönemlerde bu şekildeymiş) AİLE TERZİSİ VARMIŞ,PROVALARA BİLE DEDEMİN EVİNE GELİRMİŞ.O ZAMANIN ZENGİNLİĞİDE ŞİMDİLER GİBİ DEĞİLMİŞ (Sosyete değillermiş.!) NEŞE HANIMCIĞIM,SEVGİLERİMLE,NECİP KÖNİ  27.11.2007 16:20
 

Dikiş makinasıyla dikiş dikmenin ayrı bir güzelliği vardı.Gerçi benim hiç dikme şansım olmadı ama annem dikerken merakla seyrederdim.Bazen giyim mağazalarının vitrinlerine bakıyorum da çok daha ucuza mal olabilecek giyecekleri sırf yorulmayalım diye kat be kat pahalıya alıyoruz.Hey gidi günler."Ne varsa eskide varmış" diye düşünüyorum bazen.Elinize,kaleminize sağlık. Selam ve Sevgilerimle

Işın Çavdar 
 27.11.2007 14:01
Cevap :
IŞIN HANIM,MERHABALAR...! ÖNCE BLOG SAYFAMI ZİYARETİNİZDEN DOLAYI SİZE ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM...DEDİĞİNİZ GİBİ,ESKİDEN NE KONFEKSİYON VARDI..! NE TRİKOTAJ VARDI..! NE DE HAZIR GİYİM ENDÜSTRİSİ VARDI...! SİZİNDE İFADE ETTİĞİNİZ GİBİ ŞİMDİ VİTRİNLERE BAKIYORSUNUZ...DİYELİM Kİ BİR PANTOLON VİTRİN FİYATI (Atıyorum) 250-YTL OLSUN,SİZ ESKİ SİSTEMDE KUMAŞINI ALIP TERZİYE GÖTÜRÜP DİKTİRSENİZ BELKİDE TOPLAMI 125-130 YTL OLACAKTI, ÖYLE DEĞİL Mİ..? DÜŞÜNEBİLİYORMUSUNUZ ŞAYET SİZE ANNENİZ BİR ETEĞİ 50-60-YTL'sına KUMAŞI,AKSESURI ile BİRLİKTE EVDEKİ DİKİŞ MAKİNASI ile MAL ETMİŞSE...SİZ O ETEĞİ MAĞAZA veya BUTİKDEN BELKİDE 150-200-YTL'sına ALABİLİYORSUNUZ...İŞTE BEN ONUN İÇİN BUNLARI VURGULAMAK ve HATIRLATMAK için,BİRAZCIKDA NOSTALJİ YAPABİLME UĞRUNA SİZE BU YAZIYI ZEVK ile YAZDIM...IŞIN HANIMCIĞIM,BU YAZIMA KATKI ve DEĞERLİ YORUMUNUZ için SİZE TEKRAR TEŞEKKÜRLERİMİ TAKDİM EDERİM.ÇUKUROVA-ADANA'dan BOL BOL SEVGİ ve SELAMLARIMI YOLLARIM....! NECİP KÖNİ - ADANA/TR  27.11.2007 15:24
 

süper onlar:) anneannem hala kullanıyor biiyor musunuz?geçen yaz muhteşem bi elbise dikti bana o kutulu küçücük dikiş makinasıyla..yazınız beni gülümsetti,teşekkürler...

öyküüüü 
 27.11.2007 1:25
Cevap :
MERHABALAR,MAKBULE HANIM...! YORUMUNUZ ve YAZIMA KATKINIZDAN DOLAYI ÖNCE SİZE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM..! MAKBULE HANIM,MALUMUNUZ GÜNLER SU GİBİ AKTIKÇA,İNSAN İSTER İSTEMEZ ŞÖYLE BİR GERİYE BAKMA İHTİYACINI DUYUYOR...! AHHH O ESKİ GÜNLER DİYEBİLİYORSA NE MUTLU O KİŞİYE DEMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ YOKTUR HERHALDE DİYE DÜŞÜNMEKTEYİM...ALLAH UZUN ÖMÜRLER VERSİN SEVGİLİ ANNEANNENİZE NE MUTLU SİZE...! MALESEF BENİM ANNEANNEM ve BABAANNEM + BUYUKBABAM ve DEDEM SİZLERE ÖMÜR..! GERÇEKTENDE MAKBULE HANIMCIĞIM,BENDENİZ O ESKİ MEKİK SESLERİNİ BAZEN ÇOK ÇOK ARIYORUM...! ÇOCUKLUK GÜNLERİNDE,KARDEŞİM ile BEN, HİÇ UNUTMAM TERZİCİLİK OYNAYACAĞIZ DİYE RAHMETLİ BABAMIN BİR KUPON ELBİSELİK KUMAŞINI REZİL ETMİŞTİK,ANNEMİZDENDE BİR GÜZEL KÖTEK YEMİŞTİK...! DÜŞÜNDÜKÇE BU DAYAĞIN HALA BİZLERDE BİR HATIRASI VARDIR..! BUNDAN SONRA ELİMİZE MAKAS ALMAK SIKIMI..? SİZE ÇUKUROVA-ADANA'dan SEVGİLER ve SELAMLARIMI SUNARIM..TEKRAR BLOĞUMU ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM...NECİP KÖNİ - ADANA/TR  27.11.2007 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 2320
Toplam mesaj
: 392
Ort. okunma sayısı
: 8222
Kayıt tarihi
: 07.06.07
 
 

Necip KÖNİ - İnşaat Mühendisi olup, güzel sanatlar onun bir hobisidir. Resim yapmak (karakalem çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster