Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1902
 

Dikizlemek Milli Fortçuluk Hasletlerimizdendir

Dikizlemek Milli Fortçuluk Hasletlerimizdendir
 

......



"Ne arıyorum çarşıda?
Tezgâhlardan düştü ellerim,
Ne alıp, ne satmaya?
Uzun sokaklar düşlemek benim işim.

Boşuna,
Telâşlanmaz artık şehirli.
Yaka yırtıp ünlesem.
Göstersem.
Varoşlara sürtünerek geçen kafileleri

Kafileler kafileler.
Barbar Atilla'nın taylarıyla çekilen,
Şehirler kuruldukça.
Uğraklar, yitiren kafileler .
Geçerler yine de.
Varoşlara sürtünerek geçerler.
'Yeryüzü hep delikanlı' diye haykıran,
Yiğitlerle dolu kafileler." (Adnan Özer)


Frotterizm (Sürtünmecilik): Kalabalık yerlerde veya vasıtalarda, karşı cinse sürtünerek haz almayı sağlayan, cinsel bozukluk.

Ruhsal fortçuluk benzetmesini, H. Babaoğlu' nun bir yazısında okumuştum.

Düşündüğüm zaman, yerinde bir benzetme olduğunu gördüm.

Hele hele günümüz koşullarını düşündüğümüzde; insanların hal ve hareketlerini biraz gözlemlediğinizde, yabana atılmayacak bir tabir.

İnsanlar günlük yaşam pratikleri içinde hayatlarını sürdürürken, herşeye özel bir anlam yükleme çabası içindedirler.

Toplum içinde varlığı, yaptığı eylemlerle tanımlı olan insan için, zor bir mücadele.

Kimliklenmek adına, devamlı bir uğraşı içinde olmak ve bunun sürekliliği için koşturmak.

 

Bütün bu çaba; bir gruba, bir kitleye, bir takıma dahil olmak içindir.

Bu içinde olma durumunun devamının sağlanabilmesi de; dışlanma tehdidi ile özele müdahaleye kadar varan, bir ruhsal fortçuluk yaşanmasına sebep olur.

Geldik bu durumun nasıl olabileceğine.

En kolay açıklamayla: "Başkalarının yaşamını gözetleyen, müdahale eden ve bundan haz duyan kişilerin yaptıkları" diye tanımlanabilir. ( Bu tamamen, benim uydurduğum bir tanımdır!)

Dikizleyiciliği ilke edinmiş insanların, hayata dair tatminleri için; gerekli bir araçtır ruhsal fortçuluk.

 

Nereye gitmiş?

Kimle gitmiş?

Niçin gitmiş?

Giderken bana sormuş da mı gitmiş?

Ne yapmış?

Neden yapmış?

Yapması için kimden izin almış?

Her aklına eseni yapmayacağını bilmiyor muymuş?

Ne etmiş?

Nereye etmiş?

Kimle etmiş?

Neden etmiş?

Nasıl etmiş?

Ederken şey etmiş mi?

Şeyi etmemiş mi?

Şöyle etseymiş daha şey edermiş?

Şeyine şey ettiğimin şeyine şey etmiş mi?

 

Dokunulmazlık, mahremiyet, gizem kalmaz hayatlarda.

Huzurlu ve sakin bir hayat arama ve yaşama arayışı içindeki insanı rahat bırakmazlar.

Mutlaka özel hayata sürtünerek, orgazm olmak isteyen fortçular vardır.

Kendilerini başkalarının hayatlarını denetleyen, denetçiler olarak görürler ve hayatlarını bu amaca adarlar.



Oynanan bir oyundur ve oyunun coşkusuna kapılmış bir kitle yaşar durur bu sebeple.

Her an toplumsal flört halinde yaşanmaz, değerli insanlar.

Bırakın kollektif bir kimliğimiz olmasın.

Gözaltı ortamında yaşamayı kimse sevmez. Bakışlarınız; doğayla, denizle, dağla, bayırla bütünleşsin.

Varsın: Varoşlara sürtünerek, yiğit delikanlılar olmayalım! 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6043
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster