Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '15

 
Kategori
Anılar
 

DİKKAT! Her kadının başına gelebilir!

DİKKAT! Her kadının başına gelebilir!
 

 

Bu sabah toplantım öncesi ofiste acil durumlar için bıraktığın siyah, hanım hanımcık topuklu ayakkabımı ayağıma giyip, makyaj yapmak için masamdan kalktığımda bütün gün boyunca ofistekilerin benden nefret etmelerine sebep olacak korkunç bir gerçek ile karşı karşıya kaldım.
 
Özellikle çalışan bir çok kadının başına en az 1 defa gelen bu durum, bu sabah benim başıma da geldi. Bundan bir kaç yıl önce de aynı durumla karşılaşmış ancak çözüm bulamadığım için ofisin o günkü "gıcığı" ben olmuştum.
 
Sevgili kadınlar, sevgili okurlarımız...
Birazdan okuyacaklarınız her an sizin de başınıza gelebilir, bu konuda hazırlıksız kalabilir ve gün boyu utana sıkıla gezmek zorunda kalabilirsiniz. Ben bir defa bu durumu yaşadım ve bu sabah ikinci bir utanmalı gün yaşamamak için hızlıca çözümler üretmeye başladım.
 
Sorun Ne Mi?
 
Pardon onu yazmamış mıyım :)
 
TOPUK ÇİVİSİ KRİZİ!     Sanırım herkes neden bahsettiğimin farkında :)
Topuk Çivisi Krizi; topuklu ayakkabının ince gelip yere dokunan kısmındaki lastik parçanın zamanla erimesi sonucu, altındaki çivinin dışta kalması ile özellikle taş zemine basıldığında "çat çat çat çat " şeklince çıkan sesin verdiği rahatsızlıktır. İşte sabah başıma gelen de tam olarak buydu.
 
Sol ayakkabımın çivisi çıkmış ancak sağ taraf sanki onun üzerine hiç basmamışım gibi olduğu yerde duruyor. Daha önce sakız yapıştırmayı denemiş ancak eski ofisimin yerlerinin halı kaplı olası ile daha büyük bir hüsran yaşamıştım.
 
Bu sabah ilk iş "Google Ağabey" e sordum, çıkan sonuçlar beni tatmin etmedi. Ben de diğer tekten fikir alma yoluna giderek masamdaki şeffaf bant ile çivi etrafını ve üzerini sardım. Ancak makyajımı yapıp gelene kadar bant eridi gitti. 
 
Yılmak yok! O ayakkabı Gİ-Yİ-LE-CEK!
Bu defa kalemlikteki mavi silgimi aldım ve (bu arada ayakkabım siyah) ufak bir bölüm keserek çivi üzerine koydum. Şeffaf bant yine imdadıma yetişti ve silgiyi adeta çivi üzeri orijinal lastikçesine oraya sabitledi.
 
Ancak bu defa farklı bir sorunum vardı. O kadar çok bant sardım ki, siyah ayakkabımın sol topuğunda ten rengi bir şeyler dolanmış gibi duruyordu.
 
Neyse ki yanımızda siyah oje mevcut, bantların olduğu yerleri hemen siyah oje ile boyadım ve kurumaya bıraktım.
 
5 dakika sonra yeni "çatırdamayan" topuğum kullanıma hazırdı.... sanıyordum...
Ayağa kalkmam ile, silgiyi sanki sağ bacağım sol bacağımdan kısaymışçasına seke seke yürümeme sebep olacak kadar orantısız biçimde kestiğimi ve yapıştırdığımı fark ettim. Hızlı ve ustaca bir hamle ile sağ topuğuma da aynı işlemleri uygulayarak yepyeni birer topuk elde ettim.
 
Sonuç 1: Toplantı sonunda masama geldiğimde silgiler erimiş, yürüdüğüm yollar mavi iz olmuş ancak sessizce ofisi dolaşmıştım.
 
Sonuç 2: bir kadın bir şeyi istiyorsa, onun karşısında duran engelin vay haline :)
 
 
Papatya Somer
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 173
Kayıt tarihi
: 09.04.15
 
 

Papatya Somer ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster