Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '13

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
746
 

Dikkat! Kanser şekerle besleniyor.

Dikkat! Kanser şekerle besleniyor.
 

Şeker kanserin davetçisi (alıntı)


Aşağıda İstanbul Üniversitesi,  Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Metabolizma ve Beslenme Ana Bilim Dalı Başkanı Sayın Prof . Dr. Ahmet Aydın’ın yazısını ve konu ile ilgili, Sağlık Reçetesi isimli şiirimden aldığım dörtlüğü iletiyorum. Sağlık ve mutluluklar.

SAĞLIK REÇETESİ                 

Tuz, şeker ve un,

Üç beyaza dikkat etmeli,

Bilinçlenmeli, az yemeli,

Tüketmeli doğal yiyecekleri.

NAHİDE ÇELEBİ

1930'luyıllarda OttoWarburg: Kanserin, temel sağlıklı bir hücreyi, kanser hücresinden ayıran şeyin ne olduğunu bulmuştur. Kanserin şekerle beslendiği kanıtlanmış. Kanser, çiğ yiyeceklerdense, pişmiş yiyecekleri sever. Pişirme işlemi, besinlerdeki enzimleri ve vitaminleri yok etmektedir. Bir de, kanserin şeker, sevdiğini aklınızdan çıkarmayın. Tatlandırıcıların da vücuda ciddi zararları olduğu, yapılan araştırmalarla kanıtlandı. Örneğin, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sakarin içeren her türlü gıda maddesinin üzerine "Sağlığa zararlıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde kansere yol açmıştır." ibaresinin konmasını şart koştu. Aspartam ve sükraloz gibi, diğer tatlandırıcılar da yan etkileri nedeniyle uzak durulması gereken gıdalar arasında. ( Kaynak: International Wellness Directory.) Son iki yüzyıldır şeker tüketimi nasıl arttı? Çocuğu ile büyüğü çılgınca şeker ve beyaz un kullanılmaktadır. Bütün bu bilgiler kanserlerin niçin arttığını göz önüne açıkça sermektedir. Aşağıdaki tedbirlerle kanserlerin en az üçte ikisi önlenebilir; Un ve şekerden kaçınarak ensülin direncini yenin. Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren 'light' hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin. Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın. Bol taze sebze ve meyve yiyin. Yeterli omega–3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin. Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin. Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin. Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin. Mümkünse manda sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin. Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin. Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin.Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz!). Stresten uzak durun. İyi uyuyun. Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durun. D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın. Yeteri derecede egzersiz yapın! Asla alkol kullanmayın. İşlenmiş soya ürünü yemeyin. Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir. Hızlıpişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen olabilirler! Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir. Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın.

 

Prof. Dr. Ahmet AYDIN

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1867
Toplam yorum
: 11385
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster