Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
229
 

Dikkat Dalkavuk Çıkabilir /2

Dikkat Dalkavuk Çıkabilir /2
 

Ünlü karikatürist Cemal Nadir Güler’in “Dalkavuk” tiplemesi.


Eskiden meslek olarak var olan dalkavukluk birçok meslek gibi  belli bir değişim  geçirmiş, günümüzde artık meslek olmaktan çıkmış, hatta işe iki yüzlülüğün de dahil olmasıyla daha tehlikeli bir hal almıştır.

Dalkavuk, yalaka, yağcı, evet efendimci...

Adına her ne denirse densin, gerek büyük gerekse  küçük kamu veya özel kurum ve kuruluşlarda mutlaka yöneticilerin önünde hazır olda el pençe divan duran; her isteğini koşulsuz, ikiletmeden yerine getiren; ona şirin görünmek adına her türlü sözü edebilen; her türlü angaryayı büyük bir görevmiş gibi yerine getiren birileri bulunmaktadır. 

Her yalakalık, davranışçısını amacına ulaştırır mı bilinmez ama yalakalığın ülkemizde işe yaradığını ikilemsiz söyleyebiliriz. Yöneticilerin çoğu karşısındakinin kendine yalakalık yaptığını bilse de bu durumdan rahatsızlık duyumsamaz, hatta mutlu olur. Bunun en önemli nedeni narsist kişilik özellikleridir. Narsist kişilik özelliği taşıyan yöneticilerin  kendilerini sürekli pohpohlayan bu kişilere itibar edip onları sürekli yanlarında  tutmak istemeleri  yalakaların ekmeğine yağ sürmekte varlıklarını sürdürmelerine olanak tanımaktadır. Bir başka deyişle, yalakalar yöneticilerin narsistik gereksinimlerini doyurmakta bu da yöneticilerin onlara itibar etme olasılığını yükseltmektedir; bu durum da yalakaya yetip de artmakta...  

Psikolog Yvonne Poncet-Bonissol  ise ‘İşinde Kendini İyi Hissetmek, Niye Olmasın?’ adlı kitabında  “Kimi yöneticiler yalakalığa çanak tutarlar. Bunlar iktidarı severler, epey özseverdirler. Psikolojik olarak kaygılı insanlardır. Ve maiyetlerinden bu kaygılarını azaltmasını beklerler. Bu yüzden etraflarında dalkavukları toplarlar.” diyerek aynı duruma dikkat çekmektedir.

Dalkavukluk Mesleği ve Tarifesi/Narhı

Osmanlıda Tanzimat’tan önce, bugünkü anlamıyla dalkavuklar olmakla beraber, onlardan ayrı,  işleri kibarları ve zenginleri ve onların konaklarındaki, meclislerindeki insanları eğlendirmek olan bir ‘dalkavuk esnafı’ vardı. Bugün yöneticilerin çevrelerinde dolanan, odalarına girip çıkan yalakaların yanında Osmanlı saraylarında meslek icra eden bu dalkavukların, yedi zemzemle yıkanmışçasına, temiz ve dürüst kaldıklarını  belirtmek geçmemeli.

Daha önceleri hiçbir güvenceleri olmayan dalkavuklar   “ne verirsen”   hesabıyla görev icra ederlerken  I. Mahmut’un fermanıyla durumları düzelmiş, çalışma koşulları, mesaileri, kuralları tespit edilmiş ve bir usul dairesinde, bildiğiniz nalbur, nalbant, mestçi, sayacı, sepetçi, urgancı, kalaycı ve benzerleri gibi esnaf odalarına dahil edilmişlerdir.

Bu dalkavuk esnafının bir de dalkavukluk tarifesi vardır ki durum gülünç, bir o kadar da hazindir.

Buna göre dalkavuklar:
    Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına): 20 para
    Başına kabak vurma, bir seferine: 20 para
    Yüzüne tokat atma, tokat başına: 30 para
    Merdivenlerden  aşağı yuvarlama: 180 para
    Yüzüne mürekkep veya kömür sürme: 37 para
    Ellerini ve ayaklarını domuztopu bağlama: 40 para
    Kafasına yumruk indirme, yumruk başına: 40 para
    Çıplak başını tokatlama, tokat başına: 45 para
…  gibi yapılan eğlencenin ve aşağılamanın çeşidine, derecesine göre paralarla tarifelendirilmiş/mükafatlandırılmışlardır.

Bence günümüzde dalkavukluğu yeniden bir meslek dalına dönüştürmeyi düşünmekle birlikte bu fiyatlandırmayı da güncellemeli.

Böyle bir düzenleme yapılırsa şayet öncelikle ben en yüksek tarifeyi peşinen verip dalkavuk hazretlerini merdivenlerden yuvarlamaya hazırım.

 Gereğinin yapılmasını arz ederim efendim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devamlı bahşiş toplayan bir meslek halini aldı;yereni çok da olsa örf ve adetleri bile gözardı eden yüzsüzlük ve hayasızlık pirim toplamaya devam ediyor ne yazık ki.Öylesine bir reform tasarlanmalı ki yeni bir insan tipi yaratılmalı.Kim bilir,belki de son bir şans verilmiş olur insanlığa o zaman...Elinize sağlık Zehra hanım.Anlamlı bir çözümlemeydi yazınızın devamına.Selam ve saygılarımla sağlık içinde kalınız.

Abbas Oğuz 
 11.01.2019 19:15
Cevap :
Sağ olunuz Abbas Bey değerli katkılarınız için... Benden de saygılar...   14.02.2021 17:17
 

Bende hiç boşuna heveslenmeyin derim. Çünkü "doğru söyleyenin 9 köyden kovulduğu bir kültürde" kimse dalkavuğun merdivenden aşağı yuvarlanmasına müsaade etmez. Aksine sen ne hakla benim dalkavuğumun canını yakarsın suçlamasıyla karşı karşıya kalır başınıza olmadık dertler açılır. Bence her şeyden önce kültürümüzün ıslah edilmesi ve "doğru söyleyenin baş tacı edildiği" bir kültüre dönüştürülmesi gerekir. Bunun içinde öncelikle bir "eğitim reformu" yapılması gerekir ki buna da ben şu ortamda imkân ve ihtimal vermiyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 26.11.2018 12:34
Cevap :
Bir eğitim reformu bekliyorduk Ziya Bey'le lakin şahsım adına dağ fare doğurdu. Yine de ümidi yitirmek olmaz hele de biz eğitimciler olarak. Kalıp yargılara takılmadan ama bildiğimiz doğrudan da ayrılmadan çalışmaya devam... Teşekkürler yorumunuz için, daygılar benden Sayın Matilla...  27.11.2018 9:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 285
Kayıt tarihi
: 25.01.17
 
 

Türkçe Öğretmeni. Eğitim, siyaset, sosyoloji ve güncele ilişkin düşünür, konuşur, yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster