Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kaygı Terapisti ve NLP Uzmanı Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

13 Ekim '19

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
15
 

Dikkat Eksikliği Bozukluğu

Çocuklar doğduklarından itibaren  büyüdükleri süre boyunca bir çok kez ailelerinden kendileri hakkında bazı açıklamalar duyarlar. Ya anne başka bir arkadaşının annesine çocuğun kendi iştahının açık olmadığını anlatıyordur ya da hiç yerinde durmadığından yakınıyordur. Veyahut şunlar da duyulur:

-Bizim çocuk ,hiç ders çalışmıyor keşke çalışsa ama dersi iyi dinliyor da notları iyi neyse ki.

-O kadar çok hiperaktif ve hareketli  ki öğretmen sürekli beni çağırıyor yerinde oturmadığından ve sürekli ayağa kalkmak için bir bahane bulduğundan  dolayı..

-Bizimki dikkatini bir türlü bir şeyin üstüne toplayamıyor.. Bilgisayar oyunu oynarken yerinden saatlerce kalkmayan çocuk ,onun çok ilgisini çekmeyen ama yapmak zorunda olduğu hiçbir şeye asla ilgi göstermiyor bu da sosyal hayatında ve okul hayatında büyük problem..

Buna benzer yakıştırmalar gerek etraftan gerek veliler/ anneler konuşurken duymuşuzdur. Sizce çocuklar neden dikkatlerini toplayamıyorlar? Çocuk oldukları için mi?

Maalesef ki; Dikkat Eksikliği Bozukluğu; Kişilerin erişkinlikte de karşılaştıkları bir sorundur. Sadece çocuklar yaşar dersek doğru olmaz. Hatta yeterli tedavi görememiş bir çocuk büyüdüğünde hayatındaki bazı alanlarda sorun yaşar önceleri ergenlik, yaşam biçimi, mizacı gibi yakıştırmalarla süre kazanılsa da gerçek ortaya çıktığında kişinin hayatında birçok alan ihmal edilmiş olur. Örneğin; kişi erken yatmak gibi günlük bir aktiviteyi sevdiği bir oyun yüzünden zaman yönetimi yapamayarak erken uyuyamadığı için sabah da erken uyanmak konusunda sorun yaşar. Bu da kişinin hem sosyal rollerinde hem özel hayatında zorlanmasına neden olur. Sabah erken kalkması gerektiğini bilir yapmaya çalışır bir ya da iki kez kendisi yapmış olsa bile mutlaka etrafındaki bir kişi tarafından hatırlatılma ve uyarılma şeklinde yapması gereken şeyleri hatırlayabilir. Kişiler aileleriyle yaşadıkları ergenlikleri  boyunca  aileleri onları tolöre ettiğinden dolayı  bunun sıkıntısını minimum yaşasalar da evlilik hayatlarında ve iş yaşamlarında güven ve prestij kaybetme noktasına gelebilirler. Bunun gibi durumlar; kişinin sadece erken uyanamaması değil aynı zamanda yapması gereken işlerde ,verilen taahhütlerde son dakikacı  bir davranış şekli de kişinin davranışlarının bir   parçası haline gelebilir. Kişinin davranışları, konfor alanında onu tanıyan kişiler ve ailesi  tarafından büyük bir problem olarak karşılanmasa da  kişinin yeni tanıştığı ortam ve çevrelerde kişiyi  çok zor duruma sokar.

Bunun genel olarak faydacı yaklaşımı tıp tarafından ilaç ile tedavi edilip düzene sokulabileceği doğruluğudur. Bazı tedavi yöntemleri çocuğun (eğer erken yaşta fark edilmişse) durumunda onu daha fazla topluma kazandırabilmek veyahut okul ve sosyal hayatında mental olarak sağlıklı kararlar alabilmesini sağlamaktır.Çocuk uyum gösteremediği konularda daha fazla odaklılık ve farkındalık sahibi olabilir.Ya da bir spor dalı, sosyal olarak kendi kontrolünü sağlayabileceği ve bu konuda alıştırmalar yapabileceği aktiviteler olabilir.

Yetişkinlerde ise durum biraz daha farklı işler. Günümüzde neredeyse orta yaşta olmasına ve  uzun yıllardır iş yaşamında olmasına rağmen kendisinde ‘Dikkat Eksikliği Bozukluğu’ nun farkında olmayan kişi sayısı oldukça fazladır. Bu durum genelde çevremizden bildiğimiz bazı yakıştırmalarla bilinen iş arkadaşlarımız olabileceği gibi özel yaşamımızdaki kişiler de olabilir.Bu tip durumları şu şekilde duymuş olabilme ihtimalimiz de olmuştur:‘O, her zaman işine geç kalır’ ,’ Kesin yine zamanında yetişemeyecek’ , ‘Ona bu şekilde anlatırsan sevmez gel bu şekilde anlatalım ‘ gibi.

Eminim ki çoğumuz bu cümleleri zaman zaman duymuşuzdur , bundan sonra bu durumda kendini negatif ve işin içinden çıkamayanlara kendilerindeki  belirtileri sorabilirsiniz. Bunun için bir uzmandan yardım almak ya da odaklanma çalışmaları faydalı olacaktır. Bol odaklı günler dilerim. Sevgiler

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 146
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

Merhaba, İstanbul Üniversitesi mezunuyum. NLP  (Sinir Dili Programlaması) ile önce kendi hayatımı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster