Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1680
 

Dil dilden üstün olamaz

Dil dilden üstün olamaz
 

görsel interneten alıntı


Bir milletin büyüklüğü, siyasi sınırlarıyla birlikte ve onun da üstünde kültür varlıkları zenginlikleri, Milli Birlik ve bütünlüğü ile ölçülür. Kendi milli varlığına sahip çıkmayan milletler yaşayamazlar.

Bir milletin kültürü, o milletin milli şahsiyetidir. Dilini  kaybetmiş bir millet yok olmaya mahkumdur. Sadece İlimle, bilimle hedefe varılmaz. Dil Gönül'ü yüzdüren gemidir. Dil gemisi batarsa gönül de batar. Başına felaketler gelen milletlerden ibret almalıyız.

Millet olarak İlla ki elin nerede ektiği, nasıl biçtiği, belli olmayan tohumunu güzel Türkeçe'mize karıştırarak  hem Türkçe'mize hem de dilimize  zarar veriyoruz. Bunun ülke insanına nedenli kayıplar verdiğini halâ kavramış değiliz.

Hayranı olduğumuz İngilizcenin, Almancanın, Fransızcanın ya da Arapçanın benim özümden Türkçe'mden daha kıymetli olduğu nasıl kabul edilir ve buna hangi ileri zekalı karar verebilir.

İngilizce ile ilgili kitaplar bizim ülkemizde basılmaz, İngiltere'de basılır ülkemize gönderilir. Böylece elin dilini, kitaplarını başımıza  taç  yapıyoruz. Kendi dilimize, kitap larımıza değer vermiyoruz.

Her yıl ülkemizde milyonlarca öğrenci İngilizce, Almanca, Fransızca, ve ya Arapça dili derslerinden zayıf almakta bir başka tarifle sınıfta kalmaktadır. Böylece gençlerin koskoca bir yılı heba olup gitmekte.

Milli Efendi;

" Sen önce kendi dilini, kültürünü, ilim ve İrfanını gençlerine öğretsene" Hani nerede kaldı " Bir Türk dünyaya bedeldir sözü ve anlamı"

Bana ne elin dilinden. Ben ellerle yaşamıyorum, ben kendi ülkemde kendi halkımla yaşıyorum. Öncelikle kendi insanlarına, insan ilişkilerine önem vermen gerekir. Benim ülkemde İngilizce, Fransızca, Arapça seçmeli ders olarak kabul edilirken. Güzel, Türkçem elin okullarında seçilmez, bilinmez, tanımmaz.

Ben şahsen kendi ülkesinde yabancı dille eğitim verenlerin vatanlarına hıyanet ettiklerini savunurum. Henüz kendi dilini öğrenmemiş ülke insanının yabancı bir dilde eğitim görmesi beni vicdanın ötesinde rahatsız ediyor.

Kıssadan hisse;

Hakim Osman bey bizde stajını tamamladı. Çok dikkatliydi. Dosyaları  iyi inceleyen yüzde yüz vicdani kanaate yakın karar özetleri hazırlardı. Kura da Tarsus Hakimliği kurasını çekti. Burada göreve başladı.

Eskiden Sorgu Hakimliği vardı. Sorgu hakimliğinde duruşma yaparken şahitlerden biri Türkçe bilmediği için Kürtçe bilen Adliye çaycısını tercüman olarak tayin ederler. Tercüman görevini ifa edince, Hakim Osman bey katibe sorar daha önceleri tercümanlık yapanlara ne kadar ücret takdir ediliyordu, Katip efendim 5 lira, Peki Tercümanın mesaisine karşılık 5 lira ücret takdirine diye karar verir. Bir kaç gün sonra kalemden parasını almasını söyler.

Aradan bir kaç ay sonra bu kez Asliye Ceza Mahkemesinde duruşmada Türkçe bilmeyen birine İngilizce tercüman gerekir.Tarsus Amerikan kolejinden ( eski adı ) İngilizce bilen hocayı davet ederler. Hoca tercüme işini bitirince. Hakim  Osman bey yine  katibe sorar İngilizce tercümanlara ne kadar ücret yazardınız. Efendim 2O lira yazıyorduk der.

Hakim Osman bey dur yazma " Kim size söyledi İngilizce Kürtçe den daha kıymetlidir" Dil dildir dilin dilden üstünlüğü yoktur" Daha bir kaç ay önce Kürtçe bilen tercümana 5 lira yazmıştık. İngilizce tercümanlık görevini ifa eden hocamıza da 5 lira ücret takdirine diye karar verir, Hocaya bir kaç gün sonra gelip kalemden parasını almasını söyler. 

Hakim Osman beyin kararı her türlü takdirin üzerinde bir karardı. Böyle bir kararın Türkçe'mize ne kadar değer vermemiz gerektiği hususunda yeterli bir örnekti. Dilin dilden üstün olmadığı Hakim kararıyla açıklanıyordu. El benim dilime saygı duysun ki bende onların diline saygı duyayım.

İlimde bilimde, teknolojide kendi diliyle eğitim görmeyen gençlerin ülkelerine faydası olamaz. Türkiye kendi bilim ve tekniğini kendi diliyle, kendi gençleriyle başarmalıdır. Elbette her yerde olduğu gibi birden ziyade diller ayrıca öğrenilebilir.

Lakin kendi özünü ve kendi muhteşem Türkçe dilini değersiz kılmak gaflet ve hıyanetin en büyüğü. Buna sebebiyet verenler ise  insanlık suçunu işlemektedir.

Tarihinde binbir badireye, binbir ihanede göğüs germiş, sonunda yine de varlığını korumuş Türk Milleti parçalanan öz diline daha nekadar tahammül edebilecek.

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

Hanife MERT, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mehmet Bey, "Bir Dil Diğer Dilden Üstün Olmaz" yazınıza yeni ulaştım.Çok anlamlı bir örnek.Kuşkusuz her dilin değeri özellikle yargı karşısında aynı olmalıydı.Salt hukuk bilgisi yeterli olmadığını bu yazıdan da anlıyoruz. Mehmet Bey,her alanda güzel yazılar yazıyorsunuz.Her yazıma da yorum yapmışsınız.Teşekkür ederim.

Hüseyin Başdoğan 
 23.05.2014 18:26
Cevap :
Kıymetli Öğretmenimiz,Sayın Hüseyin Başdoğan: Benim için zahmet ettiniz, zaman ayırdınız, ve sonucunda paha biçilmez yorumda bulundunuz.Teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  24.05.2014 10:36
 

Merhaba Mehmet Bey. Biz zaten yakında başka bir dille yazı konuşacağımız için yozlaşmasının fazla önemi yok! Selamlar...

Mesut KARİP 
 10.10.2013 14:54
Cevap :
Kıymetli Mesut KARİP : Zahmet,zaman ve güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.sağlık ve mutluluk diliyorum.  10.10.2013 15:37
 

selam, konu hassas isaret yerinde. Once dil sonra kultur yapisi ve milli degerler, erozyona ugratilir ve kale coker! Gunumuz sistemi boyle artik orneklerin de oldugu gibi! Hele bu yabanci lisani kullanacagim diye kendi lisanini erozyona ugratmak cok rezil! Tabiki ikincil jisanlari ogrenmek gerek ilimin arastirilmasi ve uygulanmasi icin gerekli.Ozellikle media bu kpnuda cok dikkatli olmali. Kamu oyuda bilinclendirilerek gerekirse toplu hareketler ile blog edilmeli! Hassasiyetiniz bizim de hassasiyetimizdir.

Newyorker 
 29.09.2013 19:52
Cevap :
Kıymetli Newyorkes/sade vatandaş:Ben size sade vatandaş diye hitap edersem kusura bakmayınız,Çok değerli yazarlarımızla olan dostluğunuzu biliyorum,yazılarınızı ve yorumlarınızı zevkle okuyorum.Sayın sade vatandaş elbette bir dil bir insandır, elbette başka dilleri öğrenmemiz ayrı bir güzelliktir, onu yazımda arz ettim.Bu biçare kendi özü olan Türkçe'si için çırpınıyor.Aslında bunları yazacak,Bilginlerimiz var onlardan bir ses seda çıkmıyor buna üzülüyorum.Elin dilini baş tacı etmişiz, kendi dilimizi öksüz,yetim ve kimsesiz bırakmışız.Çok teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.  30.09.2013 14:33
 

Burakgazim doğru dersinde biraz eksik dersin. Türkçe'yi önce bizler iyi öğrenmeliyiz. Sonra dünyada iyi bir lobicilik yapmalı ve dilimizi değişik yerlerde tanıtmalıyız. Bu uzun bir süreç. Dünya global bir dünya doğal olarak diğer dilleri de öğreneceğiz. Tabi ki Türkçemize sahip olarak. Şunu unutmayalım bir dil bir insan. İki dil iki insan. Öğrenmekten kaçmamız gerekmiyor. Tabi özümüzü asla unutmadan. Saygılarımla...

hssensoz 
 29.09.2013 19:42
Cevap :
Kıymetli Selçuk Efendi:Bu biçarenin değer taşımayan yazıları uzun yazılınca yedi gün,yedi gece nezarette tutulur.Yedi dağdan, yedi bağdan sebeplerle sorgulanır.Gözleri,dili,eli,ayağı olmadığı için suçsuz olduğu kanıtlanır canları istediği anda ve diledikleri zamanda yazıyı serbest bırakırlar.Aslında bu yazım 5 sayfadan oluşuyordu göz altına alınmaması için kısa yazdığım halde nezarete tutuldu,gözetim altına alındı.Ben önce hürriyet istiyorum.Sonra Türkçe'mizin kıymetini.Sonra demokrasi istiyorum.Yazıların günlerce gözetim altında tutulduğu bir ülkenin vatandaşı olmaktan sevinç duymuyorum.Mesele mahiyetinin derinliklerine inmek ve kimseyi kendime muhatap almak istemiyorum.Size çok teşekkür ediyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   30.09.2013 8:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7049
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1770
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster