Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '06

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
1878
 

Dil dile değmeden öğrenilmez

Dil dile değmeden öğrenilmez
 

Çok dil okulu var memlekette, ve çok da müşterileri. Bu müşteriler istediklerini alabiliyorlar mı, yani dil okullarında sunulan eğitim sonucunda verdikleri paraların karşılığında, yabancı bir dili konuşabilir ve anlayabilir hale geliyorlar mı? Bu ne kadar sürede oluyor? Eğitmenlerin öğretim kalitesi nasıl? Bu soruları artırmak mümkün..

Ben bu konudaki şanslı azınlıktanım. İlkokuldan hemen sonra iyi bir Anadolu Lisesi'nde öğrenmeye başladım İngilizceyi. Yani, ağaç yaşken eğildi. Sonra yine eğitim dili İngilizce olan bir üniversite sayesinde dilimi ilerletme şansım oldu. Daha sonra Fransızca ve İtalyanca için konsolosluklara bağlı kurslara gittim. Her ikisi de iyi kurslardı. İstanbul Fransız Kültür Derneği'nde eğitmen Fransızdı. Ankara İtalyan Kültür Derneği'nde ise eğitmen İtalya'da yıllarını geçirmiş bir Türk'tü. Her ikisi de başarılıydı. Buna rağmen benim çok azimli olmamamdan dolayı ikinci kurdan terk şeklinde sonuçlandı bu kurslar. Şu anda gerek Fransızca, gerek İtalyancayı çok çok az anlayabiliyorum, biraz okuyabiliyorum ama okuduğumu anlamıyorum. Konuşmaya gelince; "adın ne, yaşın kaç, saat kaç, gittim, geldim" gibi temel şeyleri söyleyebiliyorum. Ayrıca, Mehmet Ali Erbil gibi aksan/ses vererek bu dilleri bilmeyen birilerine konuşur gibi yapabiliyorum. Devam etseydim ki bir sene kadar sabretmem gerekirdi, mutlaka iyi bir seviyeye gelirdi bu diller.

Gelelim bizdeki dil okullarına. Yerli veya yabancı dil okullarının burada açtığı şubelere baktığımızda, eğitmenlerin gerçekten dil eğitmeni olduğundan emin olamıyoruz. Türkiye'ye hasbel kader gelmiş ve bir süresini burada geçirmek isteyen yabancı insanlara görev verildiğini görüyoruz. Bir kura kayıt yaptırdığınızda, ilgili kurun sınıf tamamlanmadığı için başlatılamadığını görüyoruz. Ya da bir kuru tamamlayıp da hemen sıcağı sıcağına ikinci kura başlamak isteseniz de, yine sınıf tamamlanamadığından yeni kurun açılamadığını görebiliyoruz. Tabi bunlar yaşanan örnekler ve tüm dil okullarında bunlar yaşanmıyor olabilir. Açıkcası, ben bu sorunları kültür derneklerinde yaşamadım. Sanırım bunun sebebi, konsoloslukların bu konuya daha çok özen göstermesi olsa gerek.

Bir de yurtdışı dil okulları var. Bunlar, eğer yakın çevrenizde, sınıfınızda kendi vatandaşınız birisine rastlamazsanız faydalı olabilir. Çünkü dil öğrenmek için kendi dilinden de bir süreliğine uzak durmak faydalıdır. Dil öğrenmek, konsantrasyon ve azim işidir. Tabi yurtdışında dil öğrenmek, aynı zamanda maddi imkan işidir. Aslında yurtiçi dil okullarının da çok ucuz olduğu söylenemez. Promosyonlar ve kampanyalarla ucuz gibi algılanan bu kurslar, aslında hiç ucuz değil. Tek kur fiyatına iki kur veren çok dil okulu olduğunu biliyorum. Piyasayı iyi araştırmak ve bu fiyatın nerede oluştuğunu irdelemek lazım.

Aslında lise veya üniversiteyi bitirdiyseniz ve henüz hayata da atılmadıysanız, biraz birikimle kendinizi yurtdışında biryerlere atın. Hatta aupairliği (bebek bakıcılığı), şiddetle öneririm. Ama aracı firmayı iyi araştırın ve nereye gönderildiğinizle ilgili çok detay alın. Aupairlik de istemezseniz, kaçak da olsa biryerlerde iş bulabilirsiniz. Ama dil öğrenmek istiyorsanız, kesinlikle vatandaşlarınızdan uzak durun. Zaten, Türk'ün dayanılmaz albenisi sayesinde kısa sürede gittiğiniz memleketin vatandaşı bir kız ya da erkek arkadaş bulacaksınızdır. Ve inanın bu, dil öğrenmek için en kestirme ve keyifli yöntem olacaktır. "Kur bitti yok, sınıf açılmadı" yok; "you are beautiful/handsome, lets go to the disco" var...Dil dile değmeden öğrenilmez!! (Yıllar önce Mehmet Esen stand up şovunda, nasıl Almanca öğrendiğini bu sözlerle özetlemişti)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kaliplasmis sozler nedense herkesin cok ilgisini cekmekte herzaman bundan oturudur ki tum dil ogrenmek isteyen ve ya bir nebze bilgisi olan kisileri tatil yorelerinde gorebiliriz. Genelde konusmalar arkadasinda dedigi gibi ama konusma tarzi farkliligindan dolayi biraz da karikatur dilinde gerceklesmektedir -Hay,Hav ar yu?Dens?Yes? Ama unutulmamasi gereken bir konu ise dilin gelecekteki katkılarıdır bireylere.Şahsi görüşüm dil bilenlerin daha da öne çıkacağıdır.Ben ingilizce ile yetinilmeyecek olduğunu düşündüğüm için şu anda ispanyolca üzerine eğitim almaktayim.Şiddetle Öneririm Saygılarımla, Çağrı

Cagri Sahin 
 22.07.2006 15:18
Cevap :
Ben genelde konulara esprili yaklaşmaya çalışıyorum. Asıl vurgulamak istediğim (ki şahsi fikrimdir), dil okullarının çok da amacına ulaşmadığıdır. Ben sizin yerinizde olsam Çince, Japonca ya da Rusça'yı zorlardım. Bu dilleri bilen insanlara yakın gelecekte çok ihtiyaç duyulacak. Yorumunuz için teşekkürler.  24.07.2006 14:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2640
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

MBA değil ama HBA (Herşeyi Bilen Adam) yapmış birisiyim. Hemen her konuda fikrim var ama hiç fikr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster