Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '08

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
745
 

Dil öğrenmenin püf noktaları 3

Dil öğrenmenin püf noktaları 3
 

Duymak ve dinlemek en rahatı...


Merhaba... Dil çalışmalarınız nasıl gidiyor? :))

Aslında biz, o bildiğimiz ya da bilmeye çalıştığımız dil(ler) ile birkaç şey yapıyoruz topu topu...

Ya duyuyoruz,
ya dinliyoruz,
ya okuyoruz,
ya yazıyoruz,
ya konuşuyoruz,       
                                                                                                                                                 (tüm bunlar bizi algı ve anlam boyutuna taşıyor, haliyle.  Ama öyle, ama böyle...)

Tüm bunları belki yapabiliyoruz,
belki yapmaya çalışıyoruz,
belki de yapamadığımız için hayıflanıyoruz,
falan filan...

Yukarıdaki listenin içinde, 'duymak ve dinlemek', en rahat yapılanlarından. 'Okumak' daha zor. 'Yazmak' daha da zor, 'konuşmak' en zor... Yine de, bu zorluk sırası 'kişisel duruşlar'a göre ve 'hedef diller'e göre değişebilir elbet.

Madem 'duymak ile dinlemek', tüm kişisel duruşlara ve öğrenilmeye çalışılan dillerin özelliklerine rağmen, en kolayları (en azından bu blogdaki listede)... 

O zaman, bu üçüncü 'dil öğrenmenin püf noktaları'nda, şunu önermek istiyorum size:

Kendinize, öğrenmeye çalıştığınız dili dinleyebileceğiniz ya da duyabileceğiniz ortamlar yaratmak için uğraşın.

Televizyon olur, radyo olur, kaset olur, CD olur (hikaye kitabı, müzik vs)...

Arkadaş olur, o dili anadili olarak ya da ikinci, üçüncü dil olarak konuşan bireylerin bulundukları ortamlar olur...

Başına oturup dinlemeniz, anlamaya çalışmanız gerekmiyor; duyabileceğiniz, farketmeden bilinçaltınızda depolayabileceğiniz durumlar yaratın... 'Mümkünse 24 saat', deyip önerimi abartabilirim bile... :))

Çalışırken bir kulağınızda kulaklıkla, uyurken, traş olurken, kahvaltı ederken, arabada giderken, yemek yerken, blog yazarken, işten gelirken, okula giderken, duş alırken vs... Bırakın bir şekilde fonda o dil olsun, olabildiğince. Siz kafanızı ona vermeyin; o gelip, bir yerlerden sizin kulağınızı bulsun...

Anadilimizi öğrendiğimiz gibi yani. Ya da şarkıları farketmeden ezbere aldığımız gibi...

Ve lütfen sabırlı olun. Bir gün ile, bir hafta ile, bir ay ile sınırlandırmayın kendinizi... Ve kendinizden mucize beklemeyin. Anadilimizi 'şıp' diye mi öğrendik ki? 

:)
Kolay gelsin, sevgiler.

ASLI AKOBA

****

Bu yazı serisinin ilk iki yazısı:

Dil Öğrenmenin Püf Noktaları1 : http://blog.milliyet.com.tr/dil-ogrenmenin-puf-noktalari-1/Blog/?BlogNo=133565

Dil Öğrenmenin Püf Noktaları 2: http://blog.milliyet.com.tr/dil-ogrenmenin-puf-noktalari-2-/Blog/?BlogNo=137320

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dil bence kendi başına öğrenilebilecek en zor şey. Dil çok da nankördür. Pratik yapmadığın müddetçe yavaşça başlarsın unutmaya. Dil öğrenmenin en kolay yöntemi o ülkeye gitmek. Kabul çok pahalı bu sistem ama başka türlü öğrenmek çok zor. Sevgilerimle.

Murat Ersöz 
 23.10.2008 11:11
Cevap :
Merhaba. Tek başına dil öğrenmek, kişinin dil kabiliyeti yoksa elbette çok çok zor. Bu dizide ben zaten, genele vurursak, Türkiye'de yaşayan ve öğrenmek istedikleri dilin kullanıldığı ülkelere (henüz/hiç) gidemeyen arkadaşlara önerilerilerde bulunmaya çalışıyorum. Teşekkürler, kolay gelsin.  23.10.2008 11:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 927
Kayıt tarihi
: 20.09.08
 
 

Yazmak sorumluluk istiyor. Zor iş, başka bir alem. Yaşamın ta kendisi gibi. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster