Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
398
 

Dil yarası...

Dil yarası...
 

Karamanooğlu Mehmet Bey, haklı...

Türkçemizi katledenleri cezalandırmak gerek...

Bu böyle yürümez...

Koskoca kitap yazarlarımız bile, ' -de bağlacını ; -ki bağlacını ' sözcükten ayrı yazamıyor...

 '  Onaylama ' anlamında, (Değil mi ? ) yerine : '- di mi ?..' kullanımı hoş değil.

' Hay dilini eşek arısı soksun!.. ' demek geliyor içimden .

Haksız mıyım ?..

Haklıyım değil mi ?..

Kitap yazanlar da  '' -di mi ? ''  şeklinde yazarsa, gerisini siz düşünün...

Dillerine acı biber sürmek gerek...

Aklıma gelmişken hatırlatayım...Yazanların dikkatine !..

Son günlerde,bloglarda en çok yapılan sözcük hataları, aşağıda yer almaktadır.

Yanlış / Doğru

adele/ adale
afaroz/ aforoz
arazöz/ arozöz
asvalt /asfalt
âyar/ ayar
eyitim/ eğitim
hâtırâ/ hâtıra
herkez/ herkes
hîbe/ hibe
ihtibaren/ itibaren
kavonoz/ kavanoz
klavuz/ kılavuz
lağzım/ lazım
mefta/ mevta
mahfetmek/ mahvetmek
meşgâle/ meşgale
muaffak/ muvaffak
örneyin/ örneğin
râkip/ rakip
sezeryan/ sezaryen
silüet/ siluet
şevka/t şefkat
tarikatler/ tarîkatler
tafsiye/ tasfiye
teşfik/ teşvik
Türkiya/ Türkiye
vâhim/ vahim
yalnış/ yanlış
yanlız/ yalnız

** * * * * *

Dilimize sahip çıkalım...

 

Fotoğraf

* * * * *  * * *

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu âna kadar ben de "mefta" olarak bilirdim :( Türkçemiz konusunda en çok görsel medyayı ayıplıyorum. Ulusal kanalların ana haberlerinde bile yanlışlıklar yapılıyor. Bizler de o yanlışları göre göre özümsüyoruz. İlköğretimden üniversiteye kada imlâ konusunda hep iddialıydım; ancak artık bazı konularda şüpheyle yaklaşır oldum. İşte bu kitaplarda, gazetelerde, televizyonda rastladığımız yanlışlar o kadar sıklaştı ki, neyin doğru neyin yanlış olduğunu karıştırır oldum.

OynamıYorum 
 09.08.2012 22:55
Cevap :
1969 basımı,'TDK Yazım kılavuzumuz' en iyi rehber...Samimi aydın kişilerce zamanında hazırlanan (Meşin kaplı )-İmlâ Klavuzumuz- bugün maalesef eski kitapçıların raflarında bile yok...Eski okullanın kitaplıklarında bir köşede bulunabilir.Siz,Türkçemizi en iyi biçimde kullananlardansınız...Medya cuhela ordusu tarafından yönetiliyor...Hatalarını her zaman yakalıyoruz ve yazmaya devam ediyoruz.Özlem Öğretmenim,teşekkürler...saygılar...selamlar...teşekkürler...  10.08.2012 0:38
 

Dil konusunda duyarlı olan insanların olduğunu görmek biraz "acımızı" hafifletse de genel durum sizin de vurguladığınız gibi içler acısı. -da, -da ayrı yazılması dışında bir yerine bi kullanılmsına ne demeli? Üstelik televizyonda, reklamlarda sıkça kullanılır oldu. Bir de "kalan bakiye" konusu da var. Biz usanmadan bu konuda yazmayı sürdürelim, hem bilgilenelim, hem de bilgilendirelim. Saygıyla.

Güz Özlemi 
 08.08.2012 10:17
Cevap :
Tesbitleriniz çok yerinde;hatta bu konuda çok 'dolu' olduğunuzu anlıyorum.Meşhur,mizahî örnektir: 'Yek bir atlı süvarı, bâb-ı âli yüce kapısından, duhûl edip geçerken ...'cümlesinde olduğu gibi eski ve yeni sözcükleri bir arada,kasıtlı olarak örnekleyerek dil cuhelâsıyla dalga geçen âlimler,asırlar öncesinde de çok şeyler anlatmaya çalışmışlardı.Son 30 yılda,Türkiyemizin resmi kurumlarında,müthiş bir yozlaşma ve 'adamsendecilik' egemen oldu.TDK bile eski azimli çalışmalarını yapmıyor.Buna benzer, kültürden sorumlu birçok kurum (TTK-ADTYK ..vb.)Emekli öğretim üyelerinin istirahat mekânı olmuş.Üniversiteler de naylonlaşmış.Dilbilim hak getire.Devlet adamları bile 'Sıfır terör,sıfır sorun, sıfır faiz, sıfır kâr 'gibi garip cümleler kuruyorlar.Yabancı sözcükleri (Konjöktürel,enternasyonal..vb.)köşelerinde kullanmazlarsa 'okunamayacaklarını sanan'ucûbe köşe yazarları da oldukça fazla.Bizler gibi, Türkiye Türkçesini yaşatma gayretinde olanlar da onlara göre 'banal' sayılıyor.Saygılarımla..  08.08.2012 10:36
 

Dil bilgisi bilmediğimiz bir gerçek.Okullarda doğru dürüst öğrenemiyoruz.Hocalar ya üstünde durmazlar ya da bazıları çok detaya girerler,öğrenciyi bezdirirler.İnanıyorum ki on kişiden dokuzu " zarf " ile " zamir " arasındaki farkı bilmez. İkinci husus dilimizi Arapça, Farsça kelimelerden arındırma çabası dilimizi zayıflattı, bir kaos ortaya çıktı. Ben de 1960'lı yıllarda bu arındırmadan yanaydım, ama yanıldığımı anladım.Dilimiz çok zayıfladı.Telaffuzumuz bozuldu.(Bir çok defa " a " ları gereksiz uzatıyorum veya kısaltıyorum.)Kelime haznemiz daraldı.1950 ile 1960 arasında çok güzel bir Türkçemiz vardı.Kullanımı zor Arapça ve Farsça kelimeler kendiliğinden elimine olmuştu.Şimdi acayip bir Türkçe oluşmaya başladı.Örneğin; "hadi ben gittim " gibi.Kendimi de dahil ediyorum, dil bilgisi kursuna gitmemiz lazım.Saygılarımla.

yılmaz çetingöz 
 05.08.2012 9:53
Cevap :
Yılmaz Bey,Güzel bir özeleştiri yaparak açık yüreğinizi ortaya koymuşsunuz.Keşke bu erdemi herkes gösterebilse.Sizin de değindiğiniz gibi,Türkçemiz ehliyetsiz ellerde,gereksiz müdahalelerle oyuncak edildi.Dilde sadeleşme çabaları Cumhuriyetin ilk yıllarındaki samimi çalışmalarından saptırıldı.Sağ-Sol iktidarların oyuncağı edildi.Türkçe,pazar kalabalıklarında halkın konuştuğu dildir.Yaşayan Türkçe dediğimiz bu dilde zorlama olmamalıdır.Arap-Fars-Fransız-Latin kültürleriyle de beslenen Osmanlıcanın mirası olan Türkçemiz,ana sütümüz gibi helâldir bize...Saf,arı ve berrak bir dil arıyanlar Anadolu köylüsünün Türkçesini dışlayıp,bürokratların masa başında uydurdukları sözde Türkçeyi yutturarak,DİĞER YÖNETİM ZAAFİYETLERİNDE OLDUĞU GİBİ ülkemize çok zaman kaybettirdiler.Sizin ve bizim kuşak,ülkemizin derin virajlarına tanık olan en yetkin kuşaktır.Bizleri dinlemeyen ve iyi algılayamayan kuşak dil,din,vicdan,empati,siyaset gibi birçok konuda başarısız kalmıştır.Teşekkürler,selam ve saygılarla.  05.08.2012 13:13
 

Ben geldiiiim hani diğer anlamda dil yarası zannetmeyin diye amma velâkin dil yarası da kötüdür değil mi? Dil konusunda da haklısınız,şahsen ben de yapıyorum ve sonradan görüyorum ama bu konuda hassasım haaa bilesiniz.Kendimce kararınca uygulamaya çalışıyorum. Teşekkürler hatırlatmalar için. Sevgi ve selamlar ile

SAHAFÇA 
 05.08.2012 0:27
Cevap :
'Dil yarası', mecazi anlamda dilimizin uğradığı haksızlıkları anlatsa da kişi, iyi eğitim almaz, bir de yazarlığa soyunursa,Allah editörlerine sabır versin deriz.Üniversiteden mezun ettiğim binlerce Edebiyat öğretmenlerinden bazılarının yayınevlerinde editörlük yaptığına tanık oldum.Onların yaşadıklarını burada anlatsam kıyamet kopar.Bugün,piyasada kitapları 'yok satan ' ünlü(?) kitap trilyoneri yazarlardan (?)bazılarının dilbilgisi kurallarından bî-haber karalamalar yaparak,hatta birilerine kitap yazdırarak, 'kısa dönem vurgunları' yaptıklarını anlattılar.MB'de yazan birçok bloggerin de bu hatalarla dolaştıklarına tanık oluyoruz.Bunlar,bir de 'güvenilir yazar (?) ' iseler yanlışlar, ayân beyân sayfamıza oturuveriyor.Hepimiz,hata yapabiliriz.Benim de bazen,aceleyle yazdığımda,farketmeden dil hataları yaptığım oluyor...Uyarılınca bir daha hata yapmamaktır önemli olan.Teşekkürler...saygılar...selamlar..  05.08.2012 13:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1545
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster