Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '11

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
2192
 

Dilekler... dilekler...

Dilekler... dilekler...
 

Ne kadar güzel yeni yıl mesajları okuyorum, iyilik dolu, sevgi dolu, barış, huzur, başarı, sağlık, mutluluk, bolluk bereket… ne kadar hoş, ne kadar güzel… dilekler dilekler… temenniler…

Ah keşke dilemekle olaydı!

Ama ne yazık ki işte sadece dilemekle gerçekleşmiyor hiçbir şey.
Birşeyler yaparak,
DOĞRUYU YAPARSAK ancak gerçekleşiyor dilekler.
Üstelik sadece kendimizin doğruyu yapması da yetmiyor, başkalarının da doğruyu yapmasıyla ancak iyilikler, güzellikler, barış, sorunsuzluk, başarı, mutluluk gerçekleşebiliyor!

Diyorsunuz ki, unutalım, affedelim bütün kırgınlıkları, yaptığımız-yapılan hataları yanlışları… böyle diliyorsunuz… hatta böyle dileyerek, bir anlamda da böyle yapmalısınız diye insanlara öğüt de vermiş, yönlendirmiş de olmaktasınız aslında…
Oldu!
Yanlışları hataları yapanlar, zaten yaptıklarının yanlış-hata olduğunun farkında bile değiller, biz de hiç yanlışları önemsemeyelim, umursamayalım, yapılmamış farzedelim, yok sayalım, unutalım da, hatta özür bile dilememişlerken biz kendiliğimizden affedip, görmezden gelip yanlışları, hiç ilgilenmeyelim bile hatta, onlara da farkettirmeyip, unutturalım da, hatta hatta onları bir övelim, bir övelim, baştacı bile edelim ki, onlar da aynı hataları yanlışları yapmaya devam etsinler… Sonra da bekleyin durun bakalım sorunlar çözülüyor mu, bitiyor mu, o barış, huzur, mutluluk dilekleriniz gerçekleşiyor mu?

Gerçekleşirse haber verin bana da olur mu? Çünkü ben şimdiye kadar, hiçbir dileğin bu şekilde gerçekleştiğine, yanlışlar yok edilmedikçe-ettirilmedikçe, farkedilip-farkettirilmedikçe gerçekleştiğine tanık olmadım:)

Barış, huzur, sağlık, başarı, mutluluk, refah.. bu güzel dileklerimizin gerçekleşmesi için, yanlışlarla mücadele etmek gerekiyor, doğrunun yanlışı silip süpürmesi gerekiyor, bunu  bilmiyor musunuz?

Ah insanoğlu-insankızı ah.
Aklını-zekasını dilek dilerken bile kullanamıyor, doğru düşünemiyor bir türlü işte…
Ondan sonra doğru düşünemeyenlerin, doğruyu yapmasını bekle dur sonsuza kadar.

Dileyin, dileyin siz hep böyle güzel güzel, süslü püslü…
Ben de insanın bir aklı, zekası olduğunu, onun da sadece “doğru düşünmek için” zaten var olduğunu hep hatırlatmak zorunda kalayım böyle ne yazık ki…

N’apayım… siz gerektiriyorsunuz, ben de gereğini yerine getiriyorum mecburen; bendeki akıl zeka doğru düşünüyor çünkü. E malum, ben de bir istisna olmadığıma, ben de bir insan olduğuma göre, pek tabii ki  “benim de” doğruyu yapmam gerekiyor haliyle.

Anladınız mı?
Gerçi bunu oldukça da kısa yazdım ama, bu zaten çok basit bir şeydir. Son derece basit bir muhakeme ve mantıktır. Ancak bu dahi düşünülemiyor demek ki işte.
Onun için, bunu bari anlamışsınızdır dilerim.

Yani işte hani sorunlar hiç bitmiyor, toplumca da, bazı durumlarda kendi sosyal veya iş hayatlarımıza ilişkin olarak da ilişkilerimizde vs. hep sorun yaşıyoruz ya, aynı sorunlar da senelerce HİÇ HİÇ HALA ÇÖZÜMLENEMİYOR, hatta arada alınan bazı tedbirlere, şuna buna rağmen dahi aynı sorunlar bile hep aynen yine tekrar tekrar yaşanıyor ya işte, bu sorunlardan ve bir takım durumların hep yine böyle gelişmesinden, önce kendinizi sorumlu tutmayı da bilmek zorundasınız.  İnsanlara birşeyler öğütlerken, bişeyleri kınarken, birşeyler dilerken ve en önemlisi de birşeyler yazarken, önce bir kendinize bakmalısınız asıl, acaba siz doğru mu düşünmektesiniz, doğru mu yapmaktasınız? İş sizde başlıyor sizde bitiyor çünkü, bizzat kendinizde… her birinizde. Zira çoğunuz, bazı şeyleri öyle yanlış düşünüyorsunuz ki, öyle çok “doğru zannettiğiniz yanlışlar” var ki, çok yanlış düşünüyor ve çok çok önemli yanlışlar yapıyorsunuz.

Hiç olmazsa bazılarınız, bu sene en azından bunun farkına varsanız keşke dilerim…

Benim de bu yeni yılda, kendim için, sizler için, insanlar için… halkım için, Türkiyem için, toplum için… insanlık için, dünya için tek dileğim budur.

Bunun gerçekleşmesi için de ben üstüme düşeni, yani doğruyu zaten yapıyorum ve farkettirmeye çalışıyorum da işte gördüğünüz gibi,  ama yazımın en başında da belirttiğim üzere, sadece benim doğruyu yapmam yeterli değildir işte malumunuz.... farkettirileni farketmeye çalışmak da gerekiyor, verileni almaya gayret olmazsa, verilen ne işe yarar ki? Sadece kendi adıma, Allah katında belki haneme bir artı daha yazılır, kendi vicdanımda da ben kendi sorumluluğumu yerine getirmenin o muhteşem gücünü, huzurunu ve haklı onurunu hisseder, yaşarım, sadece kendim bundan bir yarar görmüş olurum o kadar. Üstelik hamdolsun ki, bunun yararını zaten senelerdir görmekteyim de.

Benim için, kendi adıma, kendi insanlığım adına, kendime dönük, kendi hayatım, ailem, yaşantım adına  tabii ki asla azımsanacak bir şey değildir, hatta çok çok değerlidir, önemli bir durumdur ama kendimiz gibi başkaları da faketmezse eğer yanlışları, kendimizin dışına doğru, dışardaki hayata dönüp bir bakarsak, hayatın içinde toplumumuzda, bulunduğumuz ortamlarda, ülkemizde, yeryüzünde yine hiçbir şeyin değişmediğini görürüz,  değişmemiş olur, başka türlü değişmez çünkü; hepimiz yine aynı sorunları yaşamaya, sorunları çözememeye, yine yanlışlardan, sorunlardan hep birlikte şikayet etmeye de devam ederiz. Nitekim de öyle oluyor zaten gayet de iyi bildiğiniz gibi, aynen benim belirttiğim gibi işte. Oysa olması gereken bu mudur, doğrusu bu mudur… istenen, arzu edilen, dilenen bu mudur, bu muydu..? Düşünün… doğru düşünün…. Doğruyu gerçeği farketmeye çalışın.

Evet, sadece dilemekle olmuyor. Doğruları yapmak gerekiyor, bunun için de önce yanlışlara, en azından herkesçe zaten malum olan, bilinen yanlışlara bari karşı çıkmamız gerekiyor “hepimizin”. Gerçekten yanlışsa bir şey yanlışı kınamamız, dışlamamız gerekiyor, değer vermemiz değil… ya da yanlışı kabullenmemiz veya  önemsemememiz, umursamamamız değil. Yanlışı yermemiz gerekiyor, doğruyu değil. Oysa doğruyu savunacağına, yanlışı savunuyor insanlar, üstelik çoğu insan bunun ve kendinin dahi farkında bile değil!!

İyi seneler… Doğru seneler…




Filiz Alev
31.12.2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte sadece dilemekle gerçekleşmiyor her şey...

Kerim Korkut 
 07.06.2014 17:15
Cevap :
Evet.  07.06.2014 18:09
 

Dalgınlığıma gelmiş işte, ne yapayım:)) Tabi , verecek cevap kalmadı... neyse,saygılarımla:)))

R Bayram 
 06.01.2012 17:07
 

(Ylmz B.dvm3) koymuşuz. Zira olmayan, bilinmeyen veya insanların var’lığını, var olduğunu düşünmediği, hissetmediği bir şeye bir ad konulamazdır da. Demek ki doğrular da var. Doğruyu bilenler yanlışı bilenler de var. Ve ne demiştik biraz yukarıda, “doğrular bilir, yanlışlar zanneder”. Demek ki doğruyu da ancak doğrular anlatır, anlatacaktır. Zira onlar bilmektedir, yanlışlar ise zannetmektedir, zaten o yeterliliğe ve yeteneğe sahip değildirler. Zaten o yüzden işte bunun istek ve bilincinde de değildirler. Ve işte zaten doğru ile yanlış da ancak böyle ayırdedilir olur. Nerde doğruyu anlatan, doğrudan sıkılmayan, doğrudan mutsuz olmayan, yanlıştan rahatsız olan, doğruyu benimseyip sahiplenen yanlışı dışlayan, yanlışa tepkili, umursayan, önemseyen görürseniz doğrulardır; nerede doğrudan sıkılan, anlatmayan anlatılmasından söylenmesinden sıkılan, doğrudan rahatsız olan, yanlıştan rahatsız olmayan, yanlışa tepkisiz, umursamaz, önemsemez, hafifseyen, küçümseyen görürseniz yanlışlardır. SSS…

Filiz Alev 
 05.01.2012 9:09
 

(Ylmz B.dvm2) düşünmeyi, bütünü görmeyi gerektirir. Ve göründüğü haliyle, sanıldığı gibi her zaman doğru da değildir. “İrdelemeyi” gerektirir. Açıklamayı gerektirir. Onun için anlatıyoruz ya zaten. Çünkü böyle bir durumda ayrıca, yanlışla doğru nasıl ayırdedilecek? Durum ve gerçek şudur çünkü. Doğru kendinin doğru olduğunu ve doğrunun ne olduğu BİLİR, ama yanlış, kendinin yanlış olduğunu bilmez, o da doğru olduğunu “zanneder”, doğrunun da kendi gibi olduğunu, kendi yaptığı-düşündüğü gibi olduğunu yine “zanneder”. Ve yine kendi gibi yanlışları ancak doğru zanneder. Dolayısıyla yanlışı da doğruyu da bilmez. O halde kim nereden bilecek ki, nasıl ayırdedeceğiz ki, kim zannediyor kim biliyor, belki de kişi yanlış ama kendini doğru zaneddiyor.. hatta hatta ya herkes yanlış da kendini doğru zannetmekteyse ne olacak o zaman? Çık işin içinden. Belki de her birimiz, hepimiz yanlışız, sadece zannetmekte miyiz? Hayır. Çünkü bu mümkün değil. Çünkü doğru var zaten, var ki doğru diye bir ad (dvm)

Filiz Alev 
 05.01.2012 9:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 1639
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3030
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster