Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
315
 

Dilenci vapuru

Daha kötüsü var mıdır bilmiyorum. Benim tecrübe ettiklerimin içinde en kötü ruh haliydi. Şu anda ölsem dedim, bir dakika sonra olacakları hiç merak etmiyorum. Yaşasaydım yarın ne olacaktı, bir dahaki sene ya da. 10 sene sonra nerede olacaktım, mutlu olacak mıydım? Hiç merak etmiyordum. Ölsem diyordum ama aslında ölmek bile istemiyordum. Hiçbir şey istemiyordum. Hiçbir meselem, hiçbir kaygım, arzum, hedefim, derdim yolum yok gibiydi. İntihar edecek insan bile benden canlıdır dedim. En azından bir meselesi vardır, bir tavrı vardır. Yapacağı son bir iş vardır. Benim ise o işim bile yoktu.

Çok büyük bir boşluktu.

***

MB'de gündem ve siyaset yazmayı pek sevmiyorum. İki sebepten, kendimi görüş ayrılıklarını anlayışla karşılayacak kadar olgun görmüyorum. Haydi bunu aşar gibi oldum diyelim, yazdığım yazılar kaldırılıyor. Hiç bir hakaret etmeden yazdığım tertemiz bir Doğan & Erdoğan yazısı yayından kaldırıldı. Geçen sene de seçimden sonra yazdığım akrostişlere avukat bakacak diyerek en okunası dönemde kaldırıp bir kaç gün sonra yayına geri koydular. Bir daha bu konularda yazmak pek içimden gelmiyor. Zaten 12 Eylül çocuğuyum, apolitize olmaya meğilliyim.

***

Bir blog sayfası daha açmak zorunda kalldım. Aslında buna facebook da başlamıştım. Ama oraya ısınamadım. Bu sayfayı açma amacım bazı (aslında bir çok) eski yazılarımı gözden geçirip tekrar yayına verme isteği. Şimdi buradan versem eskiden okuyanlara ikinci baskı olacak diye blogspot da bir sayfa daha açtım. İsmi www.dilencivapuru.blogspot.com arada sırada tanıtımını yapacağım, maruz görün lütfen.

Bir de futbol için olanı var. www.mesintop.blogspot.com

***

İş yerindeki bilgisayarımın rakam tuşları yepisyeni ama harf tuşları eskidi, üzerlerinde çukurlar bile oluşmaya başladı. İnsan kendisini bu kadar ele verir. Evet, bütün gün yazıyorum ben. Ama blog, ama mail. Ne fark eder. Ben bütün gün yazıyorum, çünkü yazmasam eğer benim bütün gün konuşmam gerekiyor. Okulda öyleydim ama işte olmuyor tabi. İnsanların işi gücü var. Ciddi ciddi çalışıyorlar.

***

Aslında kendimle ilgili duyurular yapmak istedim. Malesefki bu vapurda enteresan hiçbir metin yok. boğaz yolculuğu gibi değil de londra'nın boklu thames nehrinde sisli bir günde yapılan motor turu gibi oldu. aha bok dedim. açılıyorum galiba yavaş yavaş. ama yazı bitti. mod çok fena. yazmıyor olsaydım, sen de okumuyor olsaydın... çay yapmış olsaydım, onu içseydik... daha güzel olurdu. güzel muhabbet olurdu. güzel muhabbetleri özledim. ertesi gün kalkma saatimin olmadığı günleri özledim. red kit okumayı, gitar çalmayı, kamptaki çocukları, tabii ki çadır kurmayı, çıplak ayak gezmeyi, tuzlu tuzlu yatmayı, çişimi son ana dek tutmayı, bakkaldan sakız çalmayı, çoraptan kukla yapmayı, balı parmakla tatmayı...

bir dakika bir dakika...

hayat çoktan bitti de ben mi farkında değilim?

cenaze nerede kılındı, bari onu söyleyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster