Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
239
 

Dilimiz kimliğimizdir

Dilimiz kimliğimizdir
 

Büyük Atatürk güvendiği gençliğiyle


“Anadilinden ayrılan ulus, ormandaki kuruyan ağaçlara, anadilinden ayrılan bir kişi de kesilen ağaca benzer. “ * diyen Türkistanlı yazarın acısını anlayabiliyor muyuz? Dilinden ayrı düşen yazar, ozan işte böyle haykırır acısını. Yüreğinden geleni diline dolayıp ağıtlar yakar.

Bugün, Anadolu Türkçesinden kaynaklanan Türkiye Türkçesinin gelişmişlik düzeyi övülmeye değer. Türkiye Türkçesinin bilimsel, sanatsal alanlarda ulaştığı anlatım gücü bizleri kıvançlandırıyor. Cumhuriyetle kavuştuğumuz dil bilinci bizleri daha özenli davranmaya, Türkçeyi yaşamımızın her alanında uygulamaya görevli kılıyor.

Durumun böyle olmasına karşın gerçekler hiç de öyle değil. Tanzimat’la başlayan Batı’ya öykünmecilik bizleri Batılı yapamadı. Ancak, diline, tarihine sahip çıkmasını bilen bir ulus Batılı olmaya hak kazanabilirdi.

Cumhuriyetle bunu yakaladık . Öykünmeciliğin her türüne karşı olmayı görev bildik. Ne dil alanında, ne de toplumsal kazanımlarda öykünmeciliğin yeri vardı. Dil gerçeği, toplumsal gerçekler neyi gerektiriyorsa öyle yapmamız gerektiğini Cumhuriyetle kavradık.

Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ulusçuluğuyla dilde, tarihte, kültürde kendine dönmesini bilmiştir. Üzerinde yaşadığımız güzel yurdumuzun  kültürel varsıllığını kucaklayıp günümüze taşıdığımızda evrensel kültüre de katkıda bulunacağız kuşkusuz. Dünü günümüze taşıyıp tüm insanlığa sunan sanatçılarımız yok değil . 1991’i  “sevgi yılı”  adıyla Yunus Emre’ye adayan UNESCO, O’nun diline olan tutkusunu dikkate almış olmalı . Bunun yanında tüm insanlığı kucaklayan “sevgi”si evrensel boyutlarda olduğunun bir kanıtı. İşte, ulusal ve evrensel öğeleri birlikte yaşatmamız gerektiğini bir kez daha öğreniyoruz Yunus’la.

Ancak, Tanzimat’tan kalan öykünmecilikten kurtaramadığımızı görüyoruz.Arapçanın, Farsçanın  etkisi  yerini  İngilizceye, Fransızcaya bırakmıştı  Tanzimat’la. Bugün ise, dükkan vitrinlerinde, tabelalarında Kiril abecesiyle sıralanan Rusça sözcükler düne dönüşün bir başka örneği değil mi? İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ve diğer büyük kentlerimizde görülen Batılı ülkelerin sözcükleri, Trabzon’da Kiril abecesiyle Rusça sözcüklere bırakmış yerini.

Dolar, Euro egemenliği sürüyor toplumumuzda. Bu gerçeğin dilimizde olumsuzluklara yol açtığını görmezlikten gelemeyiz.İnsanlarımız, esnafımız, memurumuz dövizle yatıp dövizle kalkmakta. Trabzon’un Kunduracılar, Gazipaşa, Uzunsokak caddeleriyle  Çömlekçi, Taşbaşı, Semerciler semtlerinde Kiril abeceli Rusça yazılardan geçilmiyor. İngilizce duyurular, çağrı yazıları da görülmüyor değil.Yabancı konuğa bir şeyler satmak için dilimizi böylesine aşağılamak düşündürücü değil mi? Dilini kaybeden ulus benliğini de kaybeder gerçeğini öğrenemedik mi?

Kültürel geçmişiyle övünç duyduğumuz Trabzon’da dil bilincine ulaşmış kişi, kurum ve kuruluşlar olduğuna inanıyoruz. Ozanlar, yazarlar, yerel yöneticiler olumlu tepkilerini kuşkusuz göstereceklerdir. Bu tepki, duyarlılıklarının, dil bilinçlerinin göstergesi olacaktır.

Türkistanlı yazarın yaşadığı acıyı ulus olarak yaşamayalım.    

18 Nisan 2013'e düşen not:

Büyük Atatürk'ün kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti, ulusculuğu Türkçenin ulaştığı gelişmişlikle kanıtlıyor.Bu onur kalesinde bulunmak, yaşamak yetmiyor; bize görevler de yüklüyor. Ne mutlu dününü unutmayıp geleceği için bilinçle yurtseverliğini ertelemeyenlere!..

* Çağdaş Türk Dili , Temmuz 1992 , sayı  53 ,  s . 1-3

 

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli eğitmenim, çok güzel açıkladınız. Bir İstanbul seyahatimde Kapalıçarşı'da her dili duydum da bir Türkçe konuşulmuyordu. Birçok şehirde esnaf tabelalarını hiç anlatmayayım. Duyarlı davranışınıza sevgi, saygı, selamlar.

Şahin ÖZŞAHİN 
 17.04.2013 20:32
Cevap :
Sayın Özşahin, En büyük güvencemiz Büyük Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetimiz.O'na sahip çıkmak, savunmak günümüzde çok önem taşıyor!Cumhuriyeti yaşatmak görevimizi hiç unutmadık, unutmayacağız!..  18.04.2013 9:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster