Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
805
 

Dilimizin ucundayken, yutkunmak

Dilimizin ucundayken, yutkunmak
 

Bilgisayar ekranındaki boş sayfanın karşısına oturduğum zaman, yazmak isteyip de yazamadığım, ne kadar çok konu başlığı olduğunun farkına varıyorum... Cümleler ve cümlelerin sonundaki soru işaretleri bu kadar belliyken neden yazamıyorum?

Size de böyle oluyor mu diye merak ettim?

Söylemek isteyip de söyleyemediğiniz, anlatmak isteyip de anlatamadığınız, konuşmak isteyip de konuşamadığınız zamanlar olmuyor mu?

Tam kelimeler dilinizin ucuna geldiğinde, yutkunup, cümlelerinizi yutmuyor musunuz?

Sebep?

Sebebi korkaklık olabilir mi?

Veya karşıdaki insanları kırmama, üzmeme isteği!

Neden ne olursa olsun, ruh halimizin bozulmasında, kafamızdaki bataklıklara saplanmamızda. Bu “demek” isteyip de diyemediklerimizin etkisi yok mu?

İçimizde biriktirdiklerimiz yüzünden, karnımız şiş, sıtmalı çocuklar misali gezmiyor muyuz?

Hani “dilin kemiği yoktu?

Hani insan kelimelerine gem vuramazdı?

Hani biz, “en son söyleyeceğimizi ilk önce söylerdik?

Sıkıldığınızda; yüksek bir yere çıkıp, avazınız çıktığı kadar bağırma isteği duymuyor musunuz?

Takkenizle kuytularda baş başa kaldığınızda, gözünüzün önüne gelen insan yüzlerine, tiksinerek ana avrat küfür etmiyor musunuz?

Gerçek hayatta bu yüzlerle karşılaştığınızda, gülümseyip, yanaklarından öpmüyor musunuz?

Hatta alkol masalarında, ağlamaklı ifadelerle bu insanlara “benim senden başka kimsem yok” demiyor muyuz?

Çok üzüldüğümüz olaylar karşısında bile, rengimizi belli etmeme adına kırıp dizimizi oturmuyor muyuz?

Hayata, etrafımızdakilere, bize dokunmayan, başkalarını sokan yılanlara böylesine mi alıştık.

Bu yılanlara “bin yaşa demek” bu kadar mı felsefemiz oldu.

Neyse!

Konuşursak değişir dünya diyelim.

Ve “söz gümüşse sükût altın mıdır” diye sorarak yazıyı bağlayalım...

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.
Cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de...
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım...
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki 'söz ver kendine'...
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken
tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan; anladım...

F.NIETZSCHE

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok tuhaf değil mi insan. kimi zaman haykırır avaz avaz. susturulamaz.kimi zaman konuşamaz konuşsa her şeyin yıkılacağını düşünür.sözcüklerin sıralanışını bir türlü beceremezken,sessiz kalışımızın sebebini de bulamayız bazen. ama yine de sizin de dediğiniz gibi konuşursak değişir dünya diyelim:) sevgiler

guguk kuşu 
 03.02.2007 16:56
Cevap :
Ah bir konuşabilsek.....  03.02.2007 18:47
 

Öncelikle Nietzsche hayranı olarak teşekkür ederim bu satırları bizlerle paylaştığınız için. Söyleyip de söyleyemediklerimize gelince aslında söz bir kez ağzımızdan çıkınca nereye ve nasıl gittiğini, sonuçlarının ne olacağını bilememenin verdiği bir tedirginlik olsa gerek çoğu zaman yutkunmalarımız. İşin sonunda sonra söylenenlere pişmanlık duymamız var ve geri dönüşü bazen olmuyor sözlerin. Görüşümüzü açıkça dile getirmeden önce bir düşünmeliyiz bu bize ne katacak, karşımızdakine ne faydası olacak diye. Sadece laf olsun diye konuşmanın kimseye faydası değil hatta zararı oluyor. Güzel bir konuyu dile getirdiğiniz için teşekkürler. Saygı ve sevgiyle...

drgayemm 
 31.01.2007 11:46
Cevap :
Arada sırada laf olsun diye konuşsak, onca mantıklı işin yanına mantıksızlarıda sığdırsak fenamı.. Yorumunuza teşekkürler  31.01.2007 14:37
 

Aslında içimize atmadan düşüncelerimizi söylemeliyiz,çünkü sonrada sabır taşınca kırıcı olabiliyoruz.Bence ne gerekiyorsa onu hiç çekinmeden uygulamalıyız.Samimiyetiniz,çok güzel yansıyor,yüreğinizin sesini dinleyip,tuşlara dökün bize geliyor mesajlarınız.Mutluluklar diliyorum.Bende yalnızlığı çok sevdim!

Tanju 
 28.01.2007 18:24
Cevap :
Yorumunuza teşekkür ederim. O yunusun adı klipır mı? :)  28.01.2007 21:20
 

benimki ise hem korkaklık hem karşı taraf üzülmemesi, kırılmaması... Paki değer mi? Gerçekten değmiyor bazen. Sebebi ne böyle olmamın, gerçekten bilmiyorum. Sonuç: sadece hayatı izliyorum. Sevgiler...

K.Y. 
 27.01.2007 9:48
Cevap :
Bana bu yazıyı yazdıranda. Kafamdaki değer mi? Sorusuna veremediğim cevap zaten… Değiyordur……Değiyor mudur… (!)  28.01.2007 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster