Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
495
 

Diline vurduğunda için...

Diline vurduğunda için...
 

İnsanoğlu tuhaf yaratık :)

O kadar eğitim, kültür, aile terbiyesi bazı şeyleri ortadan kaldıramıyor.

Ortaya dökülmesini de engellemiyor.

Kişinin bulunduğu ortamdaki davranışları, bazen aklından geçenleri göstermeyebiliyor.

Otokontrolün kalktığı durumlarda görebiliyoruz etraf olarak.

Sarhoşluk hali mesela.

Alkollü bir insanın söylediği pek çok şey, ''sarhoş'' mazeretiyle geçiştiriliyor.

İçinin ortaya döküldüğü hale alkolü kılıf yapabiliyor insan.

Alkol haricinde başka ortamlarda da kişiler artık bu hallerini bilerek yaşıyor.

Saklamıyorlar.

Yüzyüze değillerse bulundukları ortamda insanlarla, çok rahat dillerine vurmuş bir halde yaşıyorlar iç dünyalarını.

Telefon başında, nette chat odalarında, blog sayfalarında, web sitelerinde her türlü özlemlerini gideriyorlar.

Dışarda gayet hanımefendi bildiğiniz bir hanım, oralarda o kadar yakası açılmadık küfürlerle iletişim kuruyor ki insanlarla, hayretler içinde kalıyorsunuz.

Dışarda gayet mazbut iyi aile babası dediğiniz, eşinin üzerine toz kondurmadığı beyefendinin nasıl sapkın bir iç dünyasının olduğunu öğreniyor, bir yaşınıza daha giriyorsunuz.

İnsanlar içlerinde kendi kendilerine dert ettikleri, özlem duydukları ama dile getiremedikleri, yaşayamadıkları ne varsa buralarda gayet rahat yaşıyorlar.

İçlerinin, dillerine vurmuş olduğunun farkındalar aslında.

Bir noktadan sonra kontrolü kaybetmemek için belki de özellikle buralarda dökülüyorlar hayata.

Erkeklerle sağlıklı ilişki kuramayan bir kadın, öyle ortamlarda kullandığı kelimelerle hıncını alıyor karşısındaki adamlardan. Evine döndüğünde hanım hanımcık, mazbut hali zarar görmüyor.

Kadınlarla düzgün ve sağlıklı ilişkiler kuramayan bir adam, buralarda yazdıklarıyla yetmeye çalışıyor kadına.

Arkadaşlarıyla doğru düzgün iletişim kuramayan, sağlıklı dostluklar geliştiremeyen insanlar, buralarda ona buna sataşıp yalnızlıklarının acısını çıkarmaya kalkıyor hayattan.

Buralarda dedikodu edip dışarda alemi susturuyorlar.

Buralarda insanların kusurlarını araştırıp kendi hastalıklı ruhlarını saklamaya kalkıyorlar.

Buralarda laf yetiştirme yarışına giriyorlar.

Buralarda insanlara çok rahat hakaret edebiliyorlar.

Hayat, bazen insanın diline vuruyor, evet.

Kalemine de vuruyor.

İnsanları tanımak için en iyi laboratuvar buralar belki.

İnsan, yüz yüze olmadığı insanların arasında iç dünyasıyla vardır.

Karakteriyle vardır.

Dışarda yaşadığı sıkıntıları ne olursa olsun burada sadece iç dünyasıdır görünen.

İnsan, buralarda saklayamaz kendini.

Etiket, geçmez buralarda.

İlla bir noktadan sonra sıyrılır dışardaki kontrol mekanizmalarından.

İlla ki diline vurur birşeyler.

Hayat...

Yaşam...

Öfke...

Hınç...

Değersizlik duygusu...

Edep...

Eğitim...

Kültür...

Aile terbiyesi...

Ahlak...

İlla vurur diline...

İlla vurur kalemine...

İlla ki geçer altyazıları içinin...

İlla ki :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanoğlu çok karmaşık bir varlık,insan çözümlendiği zaman ,evren de çözümlenmiş olacak,tesbitlerinize aynen katılıyorum,kendini saklayanlar,muhakkak sobeleniyorlar,hiç yabancı gelmedi yazdıklarınız öylesine aşina ki,ellerinize sağlık,içtenlklerimle,teşekkrler.

Şerife Mutlu 
 09.11.2009 8:20
Cevap :
insan, her yerde aynı :)  09.11.2009 11:51
 

Bloga ayna tutmuşsunuz,kutlarım...

Necati TÜFEKCİ 
 09.11.2009 1:01
Cevap :
sadece blogda değil ki böyleleri :)  09.11.2009 11:11
 

İnsanoğlunun " İçinin alt yazırını geçerken okuruz" Doğru bir teşhis. Değerleri ölçeriz mihenk taşı ile. İnsan kavun değildir koklayamayız, onu da müştereken mihenk taşı oluruz bir bir, o kişi hakkında kanaate varırız. Bir salakça güç gösterisi sergilenir. Hakikatte o şahıs, esasında salak da değildir. Boy göstermek içindir ortaya atılışları. " Desinler!" kabilinden hani yok mu ya? Buralarda bileyi taşı olurlar. Herkesi de şaşı zannederler. İç dünyasının hegemonyasını aksettirirler. Biraz da böyleleri klinik vak'adırlar.Sen kimsin kardeşim ya, hep bir adım öne çıkarsın. Dur bakim, sizi şöyle alalım deseniz de fayda etmez. İllâki o sataşacak, çatacak, afili olacak, adı da desinler'e çıkacak. Yok öyle şey. More her zaman pilav yemez. Çarpıverirler adama, susturuverirler. Te işte o ka!

Muzaffer Cellek 
 08.11.2009 23:49
Cevap :
hakket öyle :)  09.11.2009 8:04
 

yazan arkadaşın dediği gibi, insanları tanımanın yoluna, içki sofrası ve yolculuktan sonra sanal dünya eklendi bence de...Keşke hep, düzgün, dürüst, özü, sözü, kalemi, kendi bir insanlarla muhatap olabilsek...

fatma iyibilgin 
 08.11.2009 22:19
Cevap :
vardır elbet öyleleri de :)  09.11.2009 8:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 401
Toplam yorum
: 2160
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 981
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. İzmir'de yaşıyorum. Bir kızım var. Hepsi bu kadar, şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster