Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
116
 

Dilinize sahip çıkmalısınız

Dil:
.Dil-mek eyleminden "Dil!" emri.
.Ayakkabının dili
.Kilidin dili
.Konuşmaya, yiyip içmeye yarayıcı organ.
.Lisan.
Lisan olucu dil; doğru, güzel, iyi, tam, olumlu, uygun, uyumlu olursa konuşmaya yarayıcı
dil de böyle özellikte doğru, güzel, iyi bir görev yapmış olur.
Fakat bundan önce işçenin zemini, temeli, işiçeyi yapıcı kişinin zihniyeti, karakteri, kişiliği,
bilgisi, şuuru, kültürü, samimiyeti, etkisi, yetkisi, gücü, saygısı, niyeti büyücek bir rol oynar.
Eğer kişi; belirli bir özelliklere sahip değilse duygusu ve düşüncesi de tam gelişemez.
Dil ise; kişinin kalbinden beyninden bağımsız biçimde dilsel görevini yerine getirir.
Yani bu durumda kişi; dilinden çıktığı dili (lisanı) kulağı işitmeden, kalbi hissetmeden,
beyni düşünmeden çevresine şuursuzca, ezbere yayıp durur.
Bu son derece bir gaflet ve dalâlet içinde olduğunu gösterir. Böyle bir durumda kişi;
insanlar güzel bir mesaj verdiğini zanneder. Ayrıca konuştukları ile, yazdıkları ile, övünür durur.
Oysa ne konuştuğunu, ne yazdığını sorgulamacası, yargılamacası gerekiyordur. Çünkü yaptığı işçe de sorumluluk alıp insanlara karşı gerekli mi, gereksiz mi, yararlı mı, yararsız mı bir şey yaptığını fark etmelidir.
Dil güzel olursa dil de; güzel, doğru, iyi bir görev yapmış olur. Fakat bu; doğru bildiğimiz
yanlışlar yüzünden, bilgi kirliliğinden, ön yargılardan, zanlardan, cahillikten dolayı mümkün değildir.
Ancak bu doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin, olumlu-olumsuz, uyumlu-uyumsuz, uygun-uygunsuz vb.şeylerin farkına varabiliriz; eğer arzu ederseniz. Yok "Ben hâlimden memnunum!" derseniz. Bu sizin bileceğiniz şeydir. Çünkü kalbinize, beyninize, kulağınıza, gözünüze, elinize, dilinize hangi dili yakıştırıyorsanız onu benimseyip uygulayıverirsiniz.
Sizi saydığımızdan, sevdiğimizden, düşündüğümüzden dolayı mahcup olmacanızı arzu etmiyoruz ve dilinizi düzeltmecenizi, doğru bilmeceniz doğrultusunda gerekli ve yararlı bir uyarı, bir bilgi, bir haber, bir öneri, bir öğüt vermek istiyoruz. Konuyu daha iyi anlayabilmek ve algılayabilmek için kitaplarımızı okumalısınız, yarışmacalarımıza katılmalısınız.
Dilinize sahip çıkmalısınız!
Mesajımı doğru anlamak için; yorum yapmalısınız, şimdiye kadar ne öğrendiğinizi, ne öğretildiğinizi, ne öğrettiğinizi sorgulayıp yargılamalısınız. Yoksa "Bir Güneş Doğuyor" olsa da, siz yine karanlıklarda kalabilirsiniz. "Dilinize sahip çıkmalısınız." Sözünden ne anlıyorsunuz?
Özellikle bunu dilden rahatsız olucular düşünsün!
Özellikle bunu dil bilgisi vericiler düşünsün!
Özellikle bunu "Dil yozLAŞıyor!" deyiciler bir düşünsün!
Özellikle bunu sahte Türkler ve sahte Türkçeciler düşünsün!
Özellikle bunu çözüm arayıcılar bir düşünsün!
Özellikle bunu köşe kapmacılar düşünsün!
Ayrıca uyarım, sözüm, yalnızca konuşmacılara, sunuculara, yazarlara, şairlere, âlimlere (!),
söz yazarlarına, bestecilere, yorumculara, eğitimcilere, sözlükçülere, vaizlere, spikerlere, oyunculara,
editörlere, yönetmenlere, yayıncılara, senaristlere değildir.
Dinleyicilere, okuyuculara, yorumlayıcılara, talebelere, muâllimlere de bir uyarım, bir önerim,
bir öğüdüm, bir bilgim, bir haberim var.
Türkçe görüldüğü gibi herkesi alâkadar ediyor. Fakat doğru bildiğimiz yanlışlar yüzünden
Türkçe'yi bozguna uğratıyoruz.
İnternet dünyacığında da, bozuk Türkçe cirit atmaktadır. Şimdi soruyorum. Bazı kişiler;
Türkiye resmi, Türk bayrağı resmi, İslâmiyet'e özgü yazı ve resimler vb. altında "Uğruna ölürüm!"
diyor. Peki ne kadar samimi, duyarlı, bilgili, şuurlu, akıllı, mantıklı, imanlısınız? Ben ne dedim,
ne demek istedim, siz ne anladınız?
"Ölme!" Ölmek yerine yaşa ve yaşat. Fakat millî (Türk, Türkçe, Edebiyat, Türk Bayrağı,
Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti, anayasa, eğitim, öğretim, millî bayramlar, Türk Tarihi,
Türk önderleri vb.), dinsel (İslâmiyet, Allah, Kur'an-ı Kerim, İslâmi önderler), insanî (kişisel,
hak, adalet, toplumsal, evrensel, vb.) konularda hangi hizmetleri yapıyorsun?
Gerekiyorsa millî, dinî, insanî konularda ölebiliriz; elbette öldün mü, bu dünyadaki görevin
bitiverir. İnsanca yaşamak ve yaşatmak gerekiyor; kutsal değerler için ölüm nasıl olsa er veya geç gelecektir.
Size apaçık uyarıcı bir önerim var.
Ölmeden önce, pardon konuşmadan, yazmadan, önce gelin doğru, iyi, güzel, uyumlu, uygun,
olumlu bir TÜRKÇE öğrenin, öğretilin, öğretin diyorum. Bunun şimdi tam zamanı.
Eğer doğru bilgiye, doğru dile sahip değilseniz, millî, dinî, insanî, evrensel değerlere sahip
çıkamazsınız.
Dilinize sahip çıkmalısınız!
Fakat nasıl?
Bunun için doğru bilgi; şuur, akıl, ahlâk, saygı, mantık, ilgi, duyarlılık, samimiyet, iyi niyet,
anlayış; algılayış, destek, güç, çaba, iman, tedbir, birlik beraberlik gerekmiyor mu?
Siz; farkında olmadan doğru bildiğimiz yanlışlar, bilgi kirliliği yüzünden Türkçe'ye, Türk
Milleti'ne, İslâmiyet'e, Allah'a hakaret, saygısızlık ettiğinizin farkına varmalısınız?
Dilinize sahip çıkmalısınız!
Eğer doğru Türkçe bilmiyorsanız; yazmayınız, konuşmayınız, dinlemeyiniz, yorumlamayınız.
Çünkü yanlış yapıverirsiniz, mahcup olursunuz.
Bu yazıyı olumsuz yönde kimse yargılamaz, fakat ne demek istediğimi de anlamaz. Yalnızca
anlamış görünür. Anlamış olmak için doğru ve yeterli bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu ise; bugüne kadar mümkün değildi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 204
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 244
Kayıt tarihi
: 10.06.12
 
 

Tekirdağ, 02.01.1961 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Evli, 3 çocuk bâbâcânıyım. Türkçeci, muha..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster