Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
741
 

Din derslerinde çocuklarımızın beyinlerinin nasıl yıkandığına dair bir örnek

Din derslerinde çocuklarımızın beyinlerinin nasıl yıkandığına dair bir örnek
 

İki yıl önce henüz dindar gençlik yetiştirileceği beyan edilmeden önce, oğlumun derslerine yardımcı olmak amacı ile 6ıncı sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabını okurken rastladığım birçok ifade beni hayrete düşürmüştü. Bir tanesi: "Melekleri ve şeytanı göremiyoruz demek onlar yoktur demek değildir. Atom parçacığını da göremiyoruz ama atomun varlığı biliniyor" Bu ifade herhalde insanı aptal yerine koyuyor. Bir şeyi görememek onun olmadıgını kanıtlamaz ama varlığını ispatlayan gözlemleyebileceğimiz etkilerinin olması lazımdır. Doğru atom en güçlü mikroskobun dahi gösteremiyeceği kadar küçük buna rağmen varlığı ispatlanmış. Bilim adamlarının yaptıkları deneylerin sonuçlarına bakılarak atomun varlığı ispatlanmış. Örneğin atomun varlığı bulunduktan sonra bir çekirdeğinin olduğu da 1920li yıllarda Fizikçi / Kimyager Ernst Rutherford tarafından bulunmuş. Ne Ernst Rutherford ne başkası günümüze kadar atomun çekirdeğini görebilmiş değil çünkü çok küçük. Ama Rutherford yaptıgı deney sonuclarını gözlemleyerek çekirdeğin varlığına hiçbir şüphe bırakmamış. Bir altın levhaya doğrulttuğu elektron tabancası ile elektronlar göndermiş. Elektronların çoğu levhadan geçmiş. Ama birkaç binde bir elektron levhada birşeye çarparak geri dönmüş. Çarptığı şey atom parçacığının çekirdeği. Çekirdeği göremeden dahi bu deney varlığını ortaya çıkarıyor. Yani göremediği bir şeyin varlığını körü körüne iddia etmek yerine varlığına şüphe bırakmayan bir deneyin sonuçlarına bakmak. İşte bilimsel yöntem.

Din dersi kitabının atomun görünmezligini örnek vererek görünmeseler de melekler ve şeytan vardır iddiası bu konuya hiç değinmiyor. Yani varlıklarının kanıtı nedir ? Meleklere ve şeytana inanırız inanmayız başka bir konu. Ama dayandırılmak istenen argüman saçma. Ciddi bir dergi olarak bilinen Time dergisi birkac yıl önceki bir sayısında Hitler gibi bir caninin dünya ya gelmis olmasını şeytanın varlığının bir kanıtı olabileceğini yazmıştı. Geçmişte hatta hala bazı Hıristiyan ülkelerde ağır psikiyatrik hastalık sebebiyle sinir krizi geçiren ve saldırganlaşan insanlara psikiyatrik tedavi uygulayacakları yerde ruhuna şeytan girmiş diye şeytan çıkarma ayini için rahibi çağırırlar. Sinir krizini şeytanın varlığının kanıtı olarak gösterirler. Birçok kimse çocukluktan beri ezberletilen dini dogmalarla Meleklerin ve şeytanın varlığının sözde kanıtı olan birçok şeyi sıralayabilir. Kanıt diye sunulan şeyler zihinlerin şartlanmasından başka birşey değildir. Örnekteki atom çekirdeğinin varlığını ortaya çıkaran bilimsel deneyle hiç benzer tarafları yoktur. Din dersi kitaplarında yazdıkları saçmalıklar yetmedi şimdi Fen Dersi kitaplarına da dini öğretileri destekleyecek bilim ve akıl dışı şeyler yazmaya başlıyorlar dindar gençlik yetiştirmek için.

Rasih Bensan 25 Ekim 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Keşke bir de 1. 2. sınıflar için yazılan öykü kitaplarına baksanız. Din kültürü kitabını baştacı edersiniz. Ha orada atom matom yok şükür var, itaat etme var sinsice. Bildiğimiz Nasrettin Hoca kitabı getiriyor çocuklar bazan. okuyunca çıldırmamak elde değil. Yırtıp atsan bir dert, okuma desen ayrı bir dert, oku desen o bambaşka bir dert.Eee durum böyle olunca da herşeye dinsel özgürlük diyerek BİLİMi konuşamıyoruz.

Necati D 
 24.11.2012 19:52
Cevap :
Haklısınız her şekilde dinle toplumun çocuk yaştan beynini yıkıyorlar.  28.11.2012 1:30
 

yarım doktor candan eder, yarım imam dinden eder hesabı, bu dini bilmeyenlerin, bu ispatı bilimle mümkün olmayan dayanaksız argümanlar silsilesinden sonra ellerinden çıkacaklar "dindar" (buradaki kasıt aslını ifaden çok başka ifadedir, altını çizelim) nesil olmayacaklar o zaman, sevinelim mi yoksa bir işi de doğru dürüst beceremediğimize üzülelim mi...

Hanife Dikbiyik 
 07.11.2012 7:14
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim, bilimin açıklaması gereken konuları dinle açıklamaya çalışmak insanlık tarihinde hep yapılmış 17inci yüzyıldan itibaren din bilim karşısında gerilemeye başlamıştır. Buna rağmen dünyanın nüfusunun büyük kısmının beyni hala dini dogma ile yıkanmakta düşünmeleri engellenmektedir. Bilim sadece pozitif önermelerle ilgilenir ahlak ve değer yargıları hakkında görüş belirtmez. Din de dünya ve evrenin açıklamasını bilime bırakmalı kendi alanına çekilmelidir.  07.11.2012 14:56
 

"Kanıtlamak" başka bir şey "safsata" başka bir şey...bazı "şey"ler bilimsel yöntemle kanıtlanmaz,o yüzden "inanç" terimi var..."atom altı parçacıklar" da var inansan da var inanmsan da ama bazı "şey"ler inanmazsan yok inanırsan var...eyvallah...

nedim üstün 
 25.10.2012 16:59
Cevap :
Bilim herşeyi açıklama iddiasında değildir. Bilimin konusu belli. Verilen örneklerde din ve bilim arasında gerçekçi olmayan bir benzerlik kurulmuştur din dersinde. Onun için bu açıklamaları yaptım. Yorumunuz için teşekkürler.  27.10.2012 2:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 414
Toplam yorum
: 132
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1969
Kayıt tarihi
: 05.05.12
 
 

BİLİM özellikle astronomi ve çeşitli konularda araştırmacı ve yazar Amatör fotoğrafçı, Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster