Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
8167
 

Din kavramı ve anlamı

Başlarken

Bugün, Müslümanlarca kutsal sayılan Ramazan ayının birinci günü. İslam dinine mensup insanlarımızın, dinselliklerini her zamankinden daha yoğun yaşadığı, yardımlaşmanın ve hoşgörünün ön plana çıktığı bu ayın tüm Müslüman insanımıza iyilikler getirmesini dilerim.

Diğer dinlere mensup ya da hiçbir dine mensup olmayan insanlarımızın da - bazı rahatsızlıklarla karşılaşsalar da - aynı hoşgörü içinde olacaklarını düşünüyorum.

x x x


Bloglarımın ortalama okuma sayısı 100 ile 200 arasında değişiyor. Bazan bu ortalamayı aştığı zamanlar da oluyor.
Bunun az olduğunu biliyorum ama bundan yakınmıyorum; ben bildiklerimi paylaşmak ve bilmediklerimi de öğrenmek için buradayım. Az sayıda da olsa, beni okuyanlara bir duyuru yapmak istiyorum.

Bugünden itibaren, bir ay boyunca "din" konusunda yaptığım akademik araştırmaları ve bunlara paralel özgün düşüncelerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.

İlk bloğumu yukarıdaki/aşağıdaki başlık altında yayımlıyorum. Daha sonra, "din ve toplum", "din ve devlet" ve "din felsefesi" gibi konulara değinmeye çalışacağım.


Din Kavramı ve Anlamı


Sosyolojinin ilk kurucuları(Fransa'da Emile Durkheim ve Almanya'da Max Weber), din olgusunun, insan toplumunun temel boyutlarından biri olduğu görüşündedirler. Durkheim'e göre dinin, yüce bir tanrının veya doğaüstü bir varlığın temel yapılarak açıklanması mümkün değildir; çünkü bunlar, yani "Tanrı ve doğaüstü varlık kavramı" daha sonra ortaya çıkmış özelliklerdir. Nitekim, Budizm gibi dinlerde "Yüce Tanrı" kavramı yoktur.(1)

Antik Yunan'da, Hıristiyanlık ve İslam öncesi Orta Asya toplumlarında ve Türklerin benimsedikleri diğer dini inanç sistemlerinde de "Yüce Tanrı" kavramı yoktur.

Etyopyalılar, tanrılarının kara derili, kısa kalkık burunlu; Trakyalılar(Antik Trakyalılar -cd) ise tanrılarının kızıl saçlı, mavi gözlü olduklarını söylerler.(2)

Çok tanrılı dönemlere ait bu yaklaşımın, tek tanrı kavramının oluştuğu ve tek bir tanrıya inancın benimsendiği dönemlerde ve de günümüzde varolup olmadığını söylemek güçtür. Bu, insanların din hakkında düşündükleri ile ilgili özel bir durumdur.

Din kavramı, uygarlık boyunca olmuştur. "ilkel" denilen halkların ya da eski uygarlıkların hiçbirinin dilinde -Ne Yunanca ne Latince'de- "din" denilen şeyi anlatan bir sözcük ya da terim yoktur. Latince "religio" sözcüğü ise, yalnızca törenler, kurallar, ayin usulleri, yasaklar ve buyruklar bütünlüğünü kapsarsa da, esas olarak insanın kutsalla olan ilişkisini ya da daha somut olarak, insanla temel varlık olan tanrı arasında kurulan ilişkileri belirten modern "din" anlamını taşımaz.(3)

Bundan şu sonuç ortaya çıkıyor; genel olarak bir inanış veya bir düşünce sistemi olan "din", tanrı ötesi bir kavramı ifade ediyor. Böyle bir inanış ya da düşünce, insanın kendisi ya da bir başkası -bir peygamber olabilir-
tarafından soyut bir kavramla -örneğin bir tanrıyla- ililşkilendirildiği zaman kapsamı daralır, sembolleşir ve farklı tapınma şekilleri meydana gelir. Eski Yunan'da, farklı düşüncelere dayanan tanrı(*) çokluğunun nedeni budur.

Bitirirken: Din, aynen kültür gibi bir yaşam şeklidir. Soyuttan somuta indirilen bir yaşam düzenidir. Din'in bir kültür öğesi olarak kabul edilmesinin nedeni de budur. Din'in, kültürün diğer öğelerinden farkı, ilke ve kurallarının kutsallıktan kaynaklanmasıdır.


cdenizkent

__________________ :

(1) "Din-Günümüzde din", AXİS-2000 Büyük Ansiklopedi, Cilt-4
(2) E.Diehl, "Anthologia", Leipzig, 1922(Gerçek metin) s, 58-9'dan Arnold Toynbee, Tarih Bilinci, Cilt-I,
İstanbul:Bateş yayınları, 1978, s.30
(3) "Din-Günümüzde din", A.g.y.
(*) Not: Çok tanrılı dönemler konu edilirken "tanrı" sözcüğü küçük harfle başlatılabilir; ancak tek tanrıyı ifade eden (İslam dinine özel)"Allah" sözcüğü isr büyük harfle başlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızın sonunda dinin bir kultur bir yaşayış şekli olduğunu soyluyorsunuz ki ben buna katılıyorum çok dogru ama dikkatimi çeken bu tespitte bulunmanıza ragmen yazınızın başında diger dinlere mensup ve hiçbir dine mensup olmayan demişsiniz bu çelişki degilmidir herkesin ama herkesin bir dini vardır çunku herkes bir şekilde yaşar...

daron ciyakian 
 01.04.2010 19:58
Cevap :
Merhaba...Önce ilginize teşekkür ederim...Bloğumun sondan ikinci paragrafında bu konuyu belirleyici ifade bulunmaktadır. "Din", genelde, tanrı ötesi kavramı ifade eden bir "inanış veya düşünce sistemi"dir; yani bugün genelimize yakın insanın bildiği şekilde bir "din" anlamı yoktur. Bu inanış ve düşünce sistemi bir tanrı veya bir kutsalla özdeştirildiği zaman, bugün herkesin bildiği din kavramı ortaya çıkar. Sizin çelişkili olarak gördüğünüz ifadem, bu tür "din" kavramını etmektedir. İnsanların, deist, ateist ya da agnostik düşüncede olması, hep tanrı ve bir kutsalla özdeştirilen bir "din" kavramının ürünüdür...İnsanlar bunlarla yaşar; dinin, tanrı ya da bir kutsalla özdeştirilmesi dışındaki felsefi anlam ve kavramını pek bilmezler...Selamlar.  03.04.2010 12:07
 

Biraz erken davrandığımın farkındayım. Bundaki amacım, din ve inanç kavramlarını ele alış ve inceleme yöntemlerinde sanki bir önyargıymış, öyle olması gerekmiş gibi genellikle felsefi olarak ele alınıyor. Belki dedim yazılarınızda sıra İslam'a geldiğinde sizin daha farklı bakış ile ele alıp incelersiniz diye umut etmiştim. İnşallah rahatsızlık vermemişimdir. Hürmet ve saygılar.

akar 
 02.09.2008 20:44
Cevap :
Merhaba..."Pardon" demenize hiç gerek yok. O kunulara değineceğim. Dün bloğuma uzun bir katkıda bulunan bir blog arkadaşıma uzun uzun yazmak yerine, yaptığı katkılarla ilgili bir blog yazmayı ve diğer arkadaşlarımın da bundan yararlanmasını daha uygun buldum.Bu nedenle, planımın dışına çıkarak araya bu bloğu sıkıştırıyorum.Biraz sonra yayına vereceğim.Teşekkürler ve selamlar.  03.09.2008 12:11
 

İslam öncesi Türk inanışı, yada Asya Türk inanışı... farklı şekillerde isimlendirebilirsiniz. Şamanizm denilerek ifade edilen inanç sisteminin birebir uygulaması tam olarak yoktu. L.N.Gümilöv, halklarının GökTanrısını tanımlarken, Bozkır Ruslarının Hıristiyan Ruslara dönüşümünden şöyle söz eder; "Göktanrı, İsa ile kendine yeni bir şekil verdi." Boskır Rusları ile bozkır Türkleri çok benzer. Bu benzerlik Rusların Hırıstiyanlığa geçişi ve Türklerin islama geçiş sürecinde de kolayca görülür. Tek tanrılı sistemin bu kadar kolay kabul edilmesinde en önemli etken o an mevcut inanışları ile aykırı yanlarının olmamasıdır. Eğer ki Yakut Türkleri gibi farklı şaman mezheplerinde olsaydık; bizler de İslama geçemezdik. Zaten ilk geçişler, inançların tümünü toptan bir kabullenme şeklinde olmamış. Halen, bez bağlama, kurşun dökme, mum yakma gibi şaman inanışlarını İslam diye yapıyoruz. Yani şamanizm daha ölmüş durumda değil. Buna birkaç bin yıl sürecek uzun süreç de diyebilirsiniz.

Murat SEVGİ 
 01.09.2008 19:45
Cevap :
Merhaba Murat kardeşim...Bloglarıma gösterdiğin ilgi ve yaptığın katkılar beni sevindiriyor. Size burada vereceğim yanıt bir blog kapasitesinde olabileceğini düşünerek, yazmayı düşündüğüm bloglar arasına özel bir blog ekleyeceğim.İslam öncesi Türk toplumlarındaki dini inaç sistemi hakkında yaptığım küçük bir araştırma var; onu yarın yazmayı ve yayınlamayı düşünüyorum. Selamlar.  02.09.2008 12:48
 

Asya Türkleri ile ilgili inanç konusunda şunları belirtmekte fayda var: 1-Türk tarihi ile kaynaklar Türkler tarafından oluşturulmuş seğildir. 2-Ya Rus, yada Çin'li kaynaklar ele alınarak Asya ve eski Türk kültürleri üzerine konuşulmaktadır. Bu da yanlı bir aktarım ortaya koyar. Liu-Mau-Tsai, Türk inanç sistemlerinden bahsederken Çin inanç sistemine yaklaştırır. Çok sayıda tanrıdan ve ruhsal güçlerden bahseder. Budist öğretisine yakın tanımlamalar yapar. L.N.Gümilöv ise Türkler'in ve Rusların ortak inançları benimsediğini söyler. Buna göre; gök tanrı vardır. Bu tanrı tüm tanrılardan uludur ve yücedir. Burada diğer tanrılar denilenler, her olayda ortaya çıkartılan tanrısal ifadelerdir. Ki bunlar şaman dininin bazı mezheplerinde ayrı ayrı isimlendirilsede aslında gök tanrı tektir. Son olarak Orhun yazıtlarının kuzey kayasında (en eski kaya) 2 defa "tengri teg tengri" ifadesi geçer ki; "teng" kelimesi Hung dönemi çincesinde tanrı demektir. Hem Tanrı hem de Türk Çincedir. :))

Murat SEVGİ 
 01.09.2008 19:21
Cevap :
Merhaba...Birinci katkın için yazdıklarımı, bu katkın için de kabul et,lütfen.Selamlar.  02.09.2008 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1337
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster