Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
262
 

Din Savaşları ve Batı İttifakı...

7 şehidimizin yürek yakan acısıyla bilgisayarın başına oturdum. Yazmak istediklerim fazlasıyla duygu dolu, hamasetle örülü düşüncelerin dile getirilmesi olacaktı. Ekran başında yeterince gözyaşı döktüğüm için bu yazıyı okursanız içinizi burkmak değil amacım. Elbet şehitlerin intikamı alınır, bundan şüphe duymuyorum.

Gelelim küresel çaptaki resmin tasvirine: Haritada Çin'in Batı Yakası olan Sincan'dan tutun, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan, Pakistan, İran, Irak, Suriye, Türkiye, Filistin ve Mısır dahil Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri İslam nüfuzuna sahip kriz bölgeleri olarak adlandırılıyorlar. Sebebi? El cevap: Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte Batı medeniyeti tarafından Komünist yayılma tehdit algılamasından çıkarıldı. Tek kutuplu dünyanın yöneticileri karşılarında devasa sorunlarına rağmen geriye tek bir yükselen güç buldular: İSLAMİYET...

Komplo teorisine başlayalım: CIA planlı 11 Eylül Saldırıları'nın hemen ardından Büyük Ortadoğu Projesi hayata geçirilmeye başlandı. 2001 yılında El-Kaide ve Talibanı yok etmek amaçlı Afganistan ve 2003 yılında kitle imha silahları bahanesiyle Irak işgalleri. Bir yandan İsrail tarafından kuşatılan gettolaşmış Filistin, diğer yandan Taliban belasının diğer kurbanı Pakistan ve PKK terörüne mahkum kılınmış Türkiye... Sonradan Genişletilmiş Ortadoğu Projesi adını alan Yeni Dünya Düzeni uygulayıcıları bu süreçte komplolarına uygun isim arayışında idiler. Hüsnü Mübarek, Recep Tayyip Erdoğan, Hamid Karzai, Celal Talabani, Mesut Barzani, Kral Abdullah, Suud Ailesi ve diğerleri...

Ekonomisi çalkantı içerisine düşen müslüman ülkeler önce siyasi açıdan müdahaleye hazır hale getiriliyor, toplumsal yapının krizle çalkalanması sayesinde sahte gündemin perdesi gerçeğin önüne çekiliyordu. Yıkılışın ön bahanesi olarak ılımlı İslam deyimi kullanılıyor; demokratik gelişmeler, insan hakları, çoğulculuk... kandırmacaları sayesinde bunalımın ikiye ayırdığı sosyal doku bölünme yönünde teşvik ediliyordu. Sol siyasetin kökünün kazındığı, toplumsal muhalefetin terörize edilmiş şiddet hareketlerine dönüştürüldüğü post-modern zamanlar azınlıkların çoğunluklar üzerindeki hakimiyetini sağlamaktan başka bir amaç gütmemiştir. Bu süreçte yaşanan kültür ya da din savaşlarını Medeniyetler İttifakı yutturmacasıyla kotarmak işi oryantalist kurnazlıktan başka bir anlama gelmemiştir. Münafıklığın müslümanlığa hakim olduğu ve dinin tek muhalif ideoloji haline getirildiği İslam ülkelerinde yöneticiler varlık sebeplerini halka değil Washington'a borçlu olmuşlardır.

Eski Sovyet Cumhuriyetleri'nde seçilen Soros yanlısı -yani ABD yanlısı- iktidarlar bir kenara bırakılır "Azeri-Ermeni çatışması ve Kafkasya'daki diğer kaos bölgeleri de dahil" Dünya yeniden şekillendirmenin ikinci aşamasını -Kayzer Obama Dönemi- yaşarken İran kadar hiçbiri ön planda değil.Nükleer silah üretme kapasitesine ulaşma ihtimali İran'ı, İsrail tarafından tehdit algılamasının birinci sırasına yerleştirmiştir. Haziran seçimlerine hile karıştırıldığı için muhalefetin Ahmedinejad-Khatemi yönetimine isyan etmesi ve Belujistan eyaletindeki ayrılıkçı terör komşumuz üzerindeki baskıyı arttırıyor. Son olarak 5+1'ler ve BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri Rusya ve Çin'in İran'ı UAEK denetimine uyma konusunda sıkıştırmaları gelecek gündemin bu ülkeyi içereceğinin kanıtı.

Tekrar etmek gerekirse kültür (din) savaşlarının hep müslüman periferisinde yaşanması ve bizim Açılım ahmaklığımız Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'nin doğal sonucu. ABD tarafından gerçekleştirilen Obama görünümlü Bush stratejisinin Dünya kaynaklarını paylaşmaktan öte anlamı var. Haçlı Seferleri'nden sonra şimdi de Medeniyetler İttifakı denilerek bu coğrafyaya saldırmak kanlı insanlık mazisine verilen bir ara dönem değil. Herşey daha yeni başlıyor. Küresel ekonomik krizin bile bu savaşta kaldıraç vazifesi gördüğü Yeni Dünya Düzeni bizlere daha fakir, daha muhafazakar, daha kin ve düşmanlıkla dolu bir insan malzemesi sunacak.Gözlerimizin gördüğünü unutmamak kaydıyla...

www.radikal.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 463
Kayıt tarihi
: 09.06.09
 
 

21-07-1973 tarihinde İstanbul'da doğdum. M.Ü. İletişim Fakültesi Radyo-T.V. Bölümü'nden 1995 yılı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster