Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '13

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
525
 

Dinde ceza-ödül endişesi, din eleştirisi

Dinde ceza-ödül endişesi, din eleştirisi
 

'Eğer insanlar sadece cezalandırılmaktan korktukları
ya da ödüllendirileceğini umut ettikleri için iyi kalplilerse;
O halde gerçekten çok acınacak haldeyiz.'
 
-Albert Einstein
 
Müslümanların ekserisinin mantığı böyle değil midir?
Sevap-günah, ödül-ceza, korku-umut üzerine kurulmuş, tüm hızıyla aynı seyirde devam eden bir mantık...
Mutlaka, safi duygulara sahip, sevgiye inanan Müslümanlarda var, ama diğerlerine göre çok ama çok az, azınlıktalar...
 
Elbette diğer dinlerde de durum aynı...
Müslümanlarda mı suç demeyin.
Tabii ki değil..
Ama Müslüman bir toplumuz, o yüzden baz alacağım gene Müslümanlar olmalı..
Kendi toplumunun eksiği meydandayken, gidip başka toplumları, başka anlayışları eleştirenlerin samimiyetinden şüphe duyarım.
 
Örneğin Frederich Nietzsche, Hristiyanlığı eleştirirken, sadece o dini baz alarak eleştirmiyor.
Eleştirilerinin Hristiyanlık üzerine olma sebebi, toplumunun benimsediği bir din olması...
Yani Nietzsche, diğer dinleri eleştirmez sanmayın.
 
Bazı arkadaşlarım İslam'ı ve Müslümanları eleştirir, bazı insanlarda onlara sorular yöneltir:
 
'Neden hep İslam'ı eleştiriyorsun, öteki dinler çok mu iyi?' diye.
 
İşte Nietzsche örneğindeki gibi...
Mesele alternatif değil, mesele toplumdaki baskın ve egemen benimseyişi baz almak...
 
-Konuyu dağıtmayalım.-
 
Müslümanlar, çocuk yaştan itibaren hep korku ve umut anlayışıyla yetişir.
O günah, bu sevap...
Onu yaparsan Allah yakar, bunu yaparsan Allah cennetine kor...
Allah taş eder...
Allah cehennemde çatır çatır yakar...
Kılmadığın her namazı, öteki tarafta kızgın saç üzerinde kılacaksın...
Geçirdiğin bir vakit namazı, 70 yıl kılacaksın...
Kadınların başı açıksa, cayır cayır yanacaklar...
Cennette şu kadar hurimiz olacak, şöyle şarap içeceğiz, böyle keyifli hallerimiz, olacak; halılardan, kristallerden yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşklerimiz olacak...
 
Gibi, korku ve ümitle yapılmış binlerce iş, uygulama, anlayış...
Nasıl bir samimiyet, bir içtenlik beklenir, bu duyguya sahip olanlardan?..
Nerede akıl? Nerede vicdan rahatlığı? Nerede aşk?
 
-Mustafa Yıldırım -06.09.2013
hssensoz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 574
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster