Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
208
 

Dini açılımlar

Son günlerde Samanyolu’nda çalışan bir muhabirin camide hocanın vaazı uzattığına dair attığı tweet tartışılıyor. Hoca mı haksız, muhabir mi? Muhabirin tweet atması caiz mi? Ne günlere kaldık? 10 yıl önce böyle sorular soran uzaylı sanılırdı herhalde. Hocam, internetten evlilik sitesine girmek caiz mi? Siteden biriyle chat yaparsam bu zina olur mu? (Olursa sanal zina olur herhalde). Yazımın başlığına dini açılım dedim. Açılım Türkçe’de olumlu anlam taşır. Ben ise sadece dini açılımlar değil, kaçılımlar ve saçılımlar hakkında da konuşmak istiyorum. “Camide tweet atmak caiz mi?” diye sorulduğu bir çağda, motorsikletli, kot pantolonlu imam istemeyen cemaat de var. O cemaat ki, imam cüppe giyse, sakalı yerden göğe kadar uzun olsa daha mutlu olacak. Dinen bir sakıncası olmadığı halde, imamın modern ve farklı görünümlü olmasını istemiyor insanlar. İşte dini bir kaçılım

Elbetteki dinin bu kadar sığ yorumlanmasına karşıyız. Karşıyız ama bu dini saçılımlara da yol açmamalı. Örneğin Ertuğrul Özkök dini açıdan ne kadar aydın görüşlü (!!!) olduğunu göstermek için, kadının mini etekle namaz kıldığını, cesedinin ölünce yakıldığını, cenaze töreninin kilisede imamın duasıyla yapıldığını hayal ediyordu. Bence Özkök’ün dinle ilgili kafası biraz karışık ve bilgisi az. Her zamanki gibi haberi yazma değil, sözleri ve eylemleriyle haber olma peşinde. (Bkz. Ahmet Kaya’nın mezarında kameralar eşliğinde özür dilemesi. Emin Çölaşan’dan ne zaman özür dileyecek acaba?) 

Dinde çağın gereklerine uygun açılımlar ve yorumlar yapılır. Örneğin televizyon, internet, araba, cep telefonu kullanmak günah değildir. Ama onları nerde, nasıl ve ne amaçla kullandığınız önemlidir. Fakat dinin ritüellerini, kurallarını değiştirip çiğneyecek kadar değişiklik yapamayız. Örneğin, camide kilisedeki gibi sıralar olsun diyemeyiz. Camiye kadınlar da gelebilir, hatta teşvik edilmelidir. Ama erkeklerle karışık oturmazlar. Namaz kılarken ve cami içinde giyim kuşam kurallarına dikkat etmek gerekir. İslam’da cenaze töreninin ve defnedilmesinin de belli kuralları vardır vs. 

Ancak öyle uygulamalar vardır ki, günümüzde aynen korunması yaşadığımız dünyada mümkün değildir. Bunlara ister zamanında yanlış uygulanmış kurallar deyin, isterseniz eskiden doğru bugünse yanlış uygulamalar. Örneğin kadının erkeğe mutlak itaati, kadının erkek tarafından “hafifçe” dövülebilmesi gibi. Modern dünyada millet bile devletine mutlak itaat etmezken (çünkü millet devletin kölesi ve hizmetçisi değil, devletten hizmet bekleyen bir topluluktur), kadın erkeğe ne kadar itaat eder? Şimdi artık kadın-erkek ilişkileri için “emir-itaat” kavramları değil ama belki başka kavramlar kullanılabilir. Uzlaşma, anlaşma, ortak karar gibi. Dindar çevreden kişiler benimle aynı görüşte olduğu zaman daha çok seviniyorum. Örneğin Nihal Bengisu Karaca da bir yazısında Malezya’da “itaatkar kadınlar kulübü” kurulmasına itiraz ediyor. Bu kulübün amacı kadınların her alanda erkeğe itaatini sağlamakmış. Karaca, kadınlar gibi ülkelerin de global yönetime karşı çıkmak için “başına buyruk” olup sağ gösterirken sol göstermelerini öneriyor. 

Sonuç olarak, dinde açılım çabası sadece laik kesimden değil, dindar-muhafazakar-İslamcı kesimden gelirse, olumlu değişimler daha kolay sağlanır diye düşünüyorum. Ama bu ne olursa olsun camide hoca vaaz verirken tweet atmayı gerektirmiyor. Belki orda yapılması gereken hocayı uygun bir dille uyarıp vaazı uzatmamasını sağlamaktır. Dinde de istenen namazların bir an önce kılınıp dünya işlerine geri dönülmesidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 634
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster