Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
12921
 

Dinimizde kürtaj haram mıdır?

Dinimizde kürtaj haram mıdır?
 

Diyanetin verdiği kürtaj fetvası kadınları kızdırdı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez," Kürtaj haram ve cinayettir. Çocuk düşürmek ve aldırmak gebeliği önleyici tedbirlerden değildir. Çocuk aldırmak cinayet hükmündedir..." diyerek, kürtajın haram olduğunu iddia etti.

Bunu duyduğumda kendime," Demek ki iktidar istediğinde, helal haram, haram helal olabiliyormuş" demedim değil hani.

Koskoca Diyanet, 1200 yıllık fıkıhını hiçe sayıyor.

Konunun biraz derinliklerine inecek olursak, Hz. Ali, Mu'minun Suresinin 12-15 ayetlerinin açıklamasında şöyle buyuruyor:

- Bu yedi devre (120 gün) geçtiği halde cenine müdahale 've'd (çocuğu diri diri gömme) olur" der.

Buradan 120 güne kadar kürtajın caiz olduğu görüşü çıkar. Yani Haram bundan sonrasıdır!

Yine mezhepler arasında yüzyıllardır bu konu hakkında farklı görüşler ortaya atılmıştır. Misal Hanbeli mezhebine göre hâmilelik üzerinden kırk gün geçtikten sonra çocuk düşürmek câiz değildir. Şâfiî mezhebine bağlı bulunan fıkıhçılar ise, kırk günü tamamlanmamış bulunan cenînin düşürülmesinin câiz olduğunu söylerler.

Malikî mezhebi ise kürtaji tümden haram sayar, yani kırk günden önce de olsa cenîni öldürme ve düşürmenin câiz olmadığını ifade ederler (Derdîr, II,266-267)

Diyanetin Mezhebi Hanefi mezhebidir. Türkiye'nin yüzde 70'i bu mezhebe bağlıdır. Koskoca Diyanetin kendi mezhebinden bihaber olduğunu herhalde iddia edemeyiz, ancak buna rağmen bu fetvayı vermesini de kabul edemeyiz.

120 günden önce henüz çocuk olarak bir şeyin yaratılmadığını, mevcûdun insan olmadığını, kan, et gibi bir şey olduğunu, organlarının belirmediğini söyleyen hadisden yola cikarak, 120 gün öncesinde Kürtajın caiz oldugunu söylerler Hanefi ulemasının bir kısmı (İbn Âbidin, III, 176; İbn el-Hümâm, II, 495)

Hanefi mezhebine tabii olan ulemanın diğer görüşüne göre, -önemli bir mazeret ve sebep bulunmadıkça- cenînin, 120 günden önce de imhâ edilmesi ve düşürülmesi câiz değildir denmektedir. Dikkatinizi burada "önemli bir mazeret bulunmadıkça" kısmına çekmek istiyorum.

Önemli mazeretler nelerdir? El-Fetâvâ el-Hâniyye, III, 410'da buna iki örnek gösterilmektedir.

a) Bir kadın çocuğunu emzirirken hâmile kalsa ve bu yüzden sütü kesilse, kocasının da süt anne kiralayacak imkânı bulunmadığından çocuğun açlıktan ölme tehlikesi belirse, bu durumda, 120 günü doldurmadığı ve organları belirmediği için henüz kan sayılan cenîni, dışarıda ve yaşayan bir çocuğu kurtarmak için düşürmek câiz olur.

b) Çocuk yolda takılsa ve doğum mümkün olmasa bakılır; eğer çocuk ölmüş ise bunun parçalanarak çıkarılması câizdir. Çocuk yaşıyorsa, anayı kurtarmak için onu parçalayıp çıkarmak câiz değildir; çünkü buradaki iki can birbirine eşittir ve öldürülenin bunu hak edecek bir suçu yoktur.

Mazeret olarak hiç şüphesiz buna bir de Tecavüzü eklersek, kimsenin itirazi olmayacaktır diye düşünmekteyim.

Ku'ran ne diyor?

Bizim için asıl önem taşıyan yegane kaynak Kuran-ı Kerim olmalıdır. Kuran-ı Kerim'de Kürtaj ile ilgili herhangi yasak getiren ayet geçmemektedir.

Ancak Hacc suresinin 5inci ayetinde:

"Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan, sonra ne olduğu kısmen belirli kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık-seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiriz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız. ........"

Ve Mü'minun suresi âyet 13, 14:

 "Sonra onu çok dayanıklı bir karargahta bir damlacık yaptık. Sonra o damlacığı bir embriyoya dönüştürdük, sonra o embriyoyu bir et parçası haline getirdik, nihâyet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. O yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir."

Bu iki âyetten geçilen evreler hakkında çok net bir fikir edinebiliriz.

Sperm

Embriyo

Cenin

a) kemiklerin oluşumu

b) kasların oluşumu

Açıkca görülüyor ki "Yeni bir yaratık" hemen gebelikle ortaya çıkmamaktadır. Yani embriyo, insan olarak kabul edilmemektedir. Hacc suresinin beşinci ayeti dikkatlice okunursa, "toprak, sperm, embriyo, et parçası (cenin)" bizleri değil de, bizim ham maddelerimizi dile getirmektedir. Ancak belirli bir noktadan sonra Cenin, "Nefs" olmaktadır. Cenin ne zaman nefs olmaktadır, işte o noktayı anlamaya çalışmak gerekir.

Yeni bir yaratık

Bu konu hakkında Sayın Hakkı Yılmaz "İşte Kuran" adlı eserinde şöyle açıklama getirmektedir: 

"Burada açıkça görülmektedir ki, "Yeni bir yaratık" hemen gebelikle ortaya çıkmamaktadır. Evrimleşen biyolojik bir organizma olarak embriyo, insan olarak kabul edilmemelidir. Hacc suresi 5. âyetten de anlıyoruz ki, toprak, sperm, embriyo, et parçası (cenin) biz değiliz, bizim yaratılmış olduğumuz malzemelerdir, ham maddelerdir. Cenin evresindeki belli bir noktadan sonra nefis (kişilik) oluşmaktadır. Yeni yaratık (nefis/kişi/benlik kısacası biz) bu aşamalardan sonra oluşmaktadır.
İşte bu nokta ne zamandır? Bunu Kur'ân'dan bulalım.

Ahkaf suresi âyet 15:

"Biz insana, ana-babasına çok iyi davranmasını önerdik. Annesi onu zahmetle taşıdı, zahmetle doğurdu. Taşıması ve sütten kesilmesi otuz aydır. .........."

Şimdi de Bakara suresi âyet 233:

"Anneler çocuklarını -emzirmeyi tamamlamak isteyen kimseler için- tam iki yıl emzirirler. .........."

İki âyeti iyi anlarsak, birinci âyette hamilelik ile birlikte bakım süresinin otuz ay olduğu, ikinci âyette de maksimum bakım süresinin iki yıl olduğu bildirilir. İki yıl da 24 ay eder.

O zaman otuz aydan yirmi dört ayı çıkarırsak geriye altı ay kalır (30-24=6). Biliyoruz ki normal hamilelik dönemi normal şartlarda 9 ay ya da daha doğru bir ifadeyle 266 gün yani 38 haftadır.

Ceninin nefis/kişi olmaya doğru evrimleştiği kesin zamanı bulabilmek için hamilelik dönemini gün hesabından yapmalıyız. 6 ay 180 güne tekabül eder. Bu yüzden nefis/kişilik taşımadan geçtiğini kabul ettiğimiz hamilelik kısmı, 266-180= 86 gün eder. Demek oluyor ki Kur'ân âyetlerinin ışığında "ceninin nefis taşımamadan yani kişilik sahibi olmadan geçirdiği süre, gebeliğin oluşmasından itibaren 86 günlük bir dönemi kapsar.

Eğer ki kürtaj olayı hamileliğin 86. gününden sonra gerçekleşirse kesin olarak cinâyettir. Çünkü kadının rahminde nefis sahibi olmuş bir varlık, katledilmiştir.
İstenmeyen gebelikler doğum kontrolüne yönelik kürtajla engellenecekse mutlaka bu 86. gün içerisinde yapılmalıdır.

Tecavüz sonucu hamile kalanlar bu süre içerisinde gönül rahatlığıyla bu sıkıntıdan kurtulabilirler. Bu süre içinde (doktorların belirleyeceği sakıncalar hariç) dinen bir sakınca olmayacaktır.

Kürtajın riskleri gebelik büyüdükçe artar. Özellikle ileri safhadaki bir gebeliklerde kürtaj esnasında çok kanama olabilir. Kanama durdurulamaz ise tehlike arz edebilir. Onun için yapılacaksa kürtaj ilk aylarda (68. gün içinde) yapılmalıdır. Ülkemizde yasal sınır 10 hafta olarak belirlenmiştir."

Demek ki kürtaj ALLAH'ın kitabına göre ancak belirli bir süreden sonra haram kılınmıştır. Gerek tecavüz gerekse başka nedenlerden dolayı kürtaja başvurmak isteyen kadınlar, belirli bir süre içerisinde başvurabilirler.

Şahsi olarak kürtajı pek hoş görmememle beraber, ALLAH'ın haram kılmadığı birşeyi nefsime hoş geliyor diye haram kılamam. Ama dediğim gibi, şahsen pek doğru bulmuyorum. Bu ancak kendi görüşümdür ve herhangi bir şekilde benim dışımda başka birini bağlamaz.

Ayrıca Sayın Diyanet Başkanına şu ayetleri hatırlatmakta bana düştü ya,...ee pes yani! 

En'am Suresi 150 Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla âhirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.

Yunus Suresi 59 De ki: "Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Nahl Suresi 116 Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.

Tahrim Suresi 1 Ey Peygamber! Allah'ın sana helal kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek neden haramlaştırıyorsun? Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.

Saygılarımla

Tly Ekr bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu konuda dini açıdan yazilmış net bir yazı. Bastığımız otun bile canlı olduğu bilincini, cinsel hayatımızda da aynı bilinç ve dikkati göstermeyi ÖĞRENMELİYİz.Bilinçli seçimler, keyfi ve kaza seçimler hayatımızı etkiler. Bir eşyayı beğenmemek olağanda olsa bir canlıyı istememek için belli bir ruh ve çaresizlik durumu gerektirir. Bu yüzden insanlara zorlama, yasaklama ve kendi düşüncelerimizi dikte etmemeliyiz. İnsan yaşamadan tam anlayamaz; O yüzden Kadınlarımız ve kızlarımızı hor görmeyelim. Sonuçta onları istenmeyen seçimlere zorlayan biz erkekler oluyoruz. Değerli blog yazınıza kendi düşüncelerimi de ekleme fırsatı vermenizden dolayı teşekkür eder ve yeni yazılarınızda görüşmek dileğiyle Sevgilerle.

Süleyman Akyürek 
 23.06.2012 13:21
Cevap :
Ben tesekkür ederim. Degerli okuyucular kendi bilgilerini, düsüncelerini paylasmasi, bana zit olsa dahi her zaman tercihimdir. (yanlis anlasilmasin, sizin görüsünüz bana zit manasinda söylemedim). Kadinlarimiza sahip cikacagimiz yerde, onlari daha cok zor sokuyoruz. Dinimiz bu konuda cok acik ve net ifadeler ile siniri cizmis, gerisi bence sadece zora kosmak olsa gerek. Saygilarimla ve tesekkürler  23.06.2012 17:34
 

Dini yazılar okurken dikkat ederim kimi sıkar insanı kendi fikirlerini üretirler Yunus suresi 59 daki gibi.Yazınızı severek düşünerek okudum tşk. ederim. Hiç bir kadın hiçbir anne zorunlu zorda kalmadıkça aldırmak istemez aldırmaz çünkü o canının parçasıdır kim canından vazgeçmek ister.Kimisinin anlamadığı bu anne olmak bambaşka birşeydir.Eğer hamileysen o var ya sensindir artık kadın ben demez evladım der onun için nefes alır ve ona göre yaşar.Tşk. ederim selamlarımla.

Tly Ekr 
 23.06.2012 13:17
Cevap :
Kesinlikle katiliyorum, mecbur kalmadikca bir Anne cocugunu birakmaz. Ama insanlar bazen cidden cok zor durumda kalabiliyor. Zaten dinimiz sinirlari cizmis, Diyanetin yaptigi biraz ayip olmus diye düsünmekteyim. Saygilarimla  23.06.2012 17:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 907
Kayıt tarihi
: 31.10.09
 
 

1974 Almanya- Krefeld doğumluyum. Aslen Malatyalıyım. Lise mezunuyum ve Web tasarımı ile uğraşıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster