Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
481
 

Dinin, güzellik adına çalıştığı söylenirken, kötülüğe hizmet edip etmediğini kimse bilemez

Dinin, güzellik adına çalıştığı söylenirken, kötülüğe hizmet edip etmediğini kimse bilemez
 

Dinin, güzellik adına çalıştığı söylenirken, kötülüğe hizmet edip etmediğini kimse bilemez.

Blais Pascal (1623-1662) şöyle bir şey demiş: "Eğer Tanrı yoksa, kişi ona inanmakla hiçbir şey kaybetmeyecektir, ama eğer varsa, kişi ona inanmamakla herşeyi kaybedecektir." Tanrı eğer varsa, din adına yapılan katiamların bir nedeni olacaktır, ama eğer Tanrı yoksa din adına yapılan katliamlar insanoğlunun en vahşi ve en soğuk yanlarından biri olmayacak mıdır? Güzellik adına din savunulurken, kötülüğün ya da temelsiz varsayımın aracı olacaksa dinin anlamı nedir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinin kötülüklere alet olması savı bana Richard Dawkins’in tanrı yanılgısı adlı kitabını hatırlattı. Keskin bir mantığı ve akıcı bir anlatımı olan şahane bir kitap. Ama Türkçeye çevirisi pek güzel olmamış. Aslında iyilik kötülük kavramları da çok göreceli. Örneğin bugün Hitler veya Bush gibi bir manyak insan nüfusunun yarısını yok etse tarihe kötülük timsalı olarak geçer, ancak doğaya ve hayvanlara, ve hatta gelecek nesil insanlara da çok büyük bir iyilik etmiş olur. Biz iyilik kötülük derken normalde hep insanı referans alıyoruz, ve aslında bir tür ırkçılık yapıyoruz.

Mustafa Tümener 
 10.02.2010 0:48
Cevap :
keskin bir mantık karşısında dinin ayakta durabilmesi mümkün değil, insanlar dini psikolojik değeri ile önemsiyorlar, gerisi onları aslında pek de ilgilendirmiyor, mantıklarını askıya alıyorlar. bir dine inanmak, sadece tanrıya inanmak değil, onun bir peygamber gönderdiğine ve onun da şu kişi olduğuna inanmayı da içeriyor.. bu ise tamamen akıl dışıdır. ama mantık askıda olduğu için ne olsa gider. sizin bakış açınız da iyi, her şeyin göreli değerini görebilmek günümüzde bayağı bir ileri nokta artık.  10.02.2010 11:59
 

Hitler seçimle iş başına geldi. Cezayir'de dinciler, Taliban, Hamas seçimle yönetime geldi. Bush "demokrasi götürüyorum"dedi Irak'ı Afganistan'a çevirdi. Demokrasi bir şeylere araç oluyor diye vaz mı geçelim? Bosna'ya toplananyardımların mercümek olması, Deniz Feneri gibi tuzaklar var diye yardım derneklerinin hepsini kapatalım mı? Ya da bu demokrasi tacielerinin de, din tacirlerinin eline düşmemek, işin özünü korumak için kafamızı kullanıp, onların tezgahlarını boşa mı çıkaralım? Bir de bu açıdan bakmayı deneyin... Selamlar.

bengican 
 07.02.2010 1:47
Cevap :
Anladığım kadarıyla, diyorsunuz ki, (Dinde iyiler de var, kötüler de. Kötüler var diye dini tümden kapatamayız.) Eğer ben deseydim ki, bir kurumda kötülük varsa o kurumu toptan kaldıralım, o zaman sizin dediğiniz lafımın üstüne laf olurdu.. yorumunuzdaki örnekleri sıralar, ve (kurumları kaldırmayalım, kötüleri yok edelim ve kurumu iyileştirelim) diye güçlü bir sav olurdu. Ancak benim dediğim tamamen farklıdır.. din kavramı kendisiyle çelişiktir, vahşet yaratsa da yaratmasa da. Ayrıca vahşet yaratıyor ise, bu onun getirdiği bir olanaktır ve bu bir vakıadır. Bu ise göze alınmaya değmeyecek kadar gayri insanidir.  07.02.2010 20:58
 

Akıl ve mantık çerçevesinde olaya bakılırsa; Katliamların nedeni din değil, dini kendi çıkarı için kullanmaya yönelen insanoğlunun karakteridir. Hatta bu orijinal Dinin kaynağı Kuran’da da; ;.. yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler." (Bakara/30) Şeklinde açıklanır. Bu da demek oluyor ki Blais Pascal’ın “… ama eğer varsa kişi ona inanmamakla her şeyini kaybedecektir.” Görüşü daha doğru olacağı anlamına gelmez mi. Tabii benim düşüncem. Selam ve saygılar.

akar 
 06.02.2010 10:34
Cevap :
Surede (insanı mı) değil de (birini mi) diye bir tercümede geçiyor ama hangisi doğru bilmiyorum. Bu bir fark yaratabilir. Ama sonuçta ne olursa olsun, bu onun bir varsayım olduğu gerçeğini değiştirmez, aslında bir bakıma, insanoğlu, laiklik ile ya da sekülerizm ile dini kültürel bir alana çekmiştir. Ama hala bunu merkeze alan siyasallaştıran akımlar ve ülkeler var. İlerde olacaksa eğer, medeniyetler çatışması, bunu onlar başlatacaktır.  08.02.2010 13:08
 

Tamamen kişisel algılara bağlıdır, kökten kabul ve red edebilmek için derinliğine incelemek gerekir ki; PASCAL'ın kısa çapraz mantığıyla özümsenecek kadar kolay değildir.

Kadri KANPAK 
 06.02.2010 10:06
Cevap :
Pascal'ın sözü, yazının ketçapı gibidir. Olmasa da olurdu. Yazıda dinin kendisiyle çelişik yanı ileri sürülüyor, bir varsayıma dayanıyor ve iyilik adına gösteriliyor, ama oysa, tam da varsayımı yanlışsa, kötülük yaratıyordur. Benim yazım, bir taraf içermiyor, ne dini savunuyorum ne de reddediyorum, kendisiyle çelişik yanını gösteriyorum.  07.02.2010 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 998
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster