Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
168
 

Dink cinayeti ve örgüt meselesi

Dink cinayeti ve örgüt meselesi
 

Hrant DİNK cinayeti ile diğer cinayetlerin ayırıcı bir özelliği vardır.

Örneğin Uğur MUMCU cinayeti ile DİNK cinayeti tamamen iki farklı türde, iki farklı yapıda cinayettir.

KİŞİ OLARAK HRANT DİNK VE KONUMU

H.  DİNK, öldürüldüğü tarihlerde, kamuoyunda pek tanınmayan biriydi. Meslekten insanların, ya da konuyla bağlantılı kişilerin ya da çok iyi okurların bildiği bir isimdi.  DİNK son bir kaç yıl içinde belli etkiler yaratmaya ve adı duyulmaya başlamıştı ama henüz genel kitlelere etki yapan biri değildi.

Kurduğu ve yönettiği gazete zaten dar ölçekli, belli bir misyon gazetesiydi. Bunu aşmaya çalışsa da , yine de kamuoyunun bilmediği ve okumadığı bir yayın organıydı.

BAZI OLAYLAR VE TARİHLERİ

Bunu bir kenara koyduktan sonra, şimdi bazı belli başlı olayların tarihlerini hatırlayalım:

17 Mayıs 2006 Danıştay saldırısı ve bu saldırıdan bir hafta-on gün önce Cumhuriyet Gatezesi'ne yapılan bombalı saldırılar (!)

19 Ocak 2007, Hırant DİNK'İN öldürüldüğü tarih.

Ergenekon Davası adıyla maruf davaların açılmaya başlandığı tarih 25 Temmuz 2008.

Aralık 2008 tarihinde, Danıştay Saldırısı, davaya bakan ağır ceza mahkemesinin farklı kararına rağmen, Yargıtay tarafından bozularak 1. Ergenekon davasına bağlanmıştır.

Hıran DİNK davası şu an Ergenekon'a bağlanmış bir dava değil. Ancak bu davaya ilişkin kararın da Yargıtay tarafından bozularak Ergenekon'a bağlanacağı söylenmektedir.

HRANT DİNK KARARI VE GERİSİNDEKİ ÖRGÜTSEL YAPI

17 Ocak 2012 tarihinde Hrant DİNK davası kararı açıklandı ve cinayetin gerisinde örgütsel bir bağ tespit edilmedi. Şimdi bu karara tepkiler geliyor: 'Nasıl olur da bu cinayetin ardında bir örgüt bağlantısı görülmez!'

Bunu ileri sürerken, iki tane dayanak var. Birincisi, bu cinayetin işlenmesi öncesinde, devletin güvenlik görevlilerinin konudan şu ya da bu şekilde haberleri var. Böyle bir cinayetin işlenebileceği istihbaratı alınmış ve emniyet güçleri doğrudan konunun içinde. Böyle olduğu halde, bu cinayeti bir iki kişi üzerinden sonuca bağlamak yanlış bir karar olarak yorumlanıyor.

İkinci dayanak ise tıpkı Danıştay saldırısında olduğu gibi, bu cinayetin de Ergenekon Örgütüne(!) bağlanması yolundaki kanaatler, belki de manipülasyonlar.

Şimdi, olaya birinci açıdan baktığımızda gerçekten de bu olayın sadece iki kişiyle bitirilmesi haksız görünüyor. Çünkü emniyet güçlerinin şu ya da bu şekilde bu olayın içinde oldukları olgusal gerçekler. Emniyetin içinde bilerek hatta yönlendirerek, bu cinayetin işlenmesine katkısı olan hiç kimse olmadı mı? Bu sorunun cevabını vermek için olgulara çok iyi hakim olmak gerekir. Ama sağduyu açısından baktığımızda, sadece iki kişiyle bitirilecek bir olay gibi görünmüyor bu.

ANCAK BURADA ŞU AYRIMI ÇOK İYİ YAPMAK GEREKİR: Evet, DİNK'in öldürülmesi sadece iki kişiyle bitirilmemeli, ama DİNK'İN öldürülmesinin ardındaki bu başka kişiler, UGUR MUMCU cinayetinde olduğu türden bir örgütün ortaya çıkartılmaması ile aynı DEĞİLDİR.

Yani, UĞUR MUMCU'NUN ölüdürülmesinde arkadaki örgüt bağlantılarının çıkartılmaması ile DİNK'in öldürülmesinin arkasındaki diğer kişilerin, ortaya çıkartılmaması ÇOK AYRIDIR.

Başta dediğim gibi, DİNK, tanınan, etkili olan, siyasal bir kimliğin temsilcisi olan bir kişi değildir. Daha çok yeni yeni adı duyulan ve etkili olmaya başlayan biriydi.

DİNK'İ öldürenler, kesinlikle UĞUR MUMCU'YU öldüren örgüt gibi bir yapıda değildir. Bunun kanıtı, bu cinayetin işlenmesiin son derece acemice olması ve cinayeti işleyenin yakalanmamasının imkansız olduğu bir şekilde işlenmesidir.

Bu arada hemen dikkatinizi çekerim, Cumhuriyet Gazetesi'nin bir kaç kere peş peşe bombalanması, ve yine Danıştay saldırısı da, aynı acemilikte ve faillerinin yakalanmamasının imkansız olduğu şekildedir.

Hiçbir ciddi örgüt bu şekilde acemice, kendini ele verecek şekilde cinayet işlemez. Şu koşulla, meğer ki, aslında suç işleyip sonra da yakalanarak, başka dolaplar çevirmeyi planlamamışsa!

Şimdilik bu dolapları bir kenara bıraktığımızda. DİNK'İN cinayeti, gerisinde belli güvenlik güçlerinin, ihmali, yönlendirmesi vs. görevi kötüye kullanması, ya da çok gizli şekilde suça teşvik etmesi şeklinde  başka kişileri içine alsa bile, buna örgüt demek çok fazla olur. Ya da illa örgüt diyeceksek, bunu UĞUR MUMCU gibi kişileri öldüren örgüt ya da örgütlerden iyi ayırmak gerekir.

Ya da illa örgüt diyeceksek, yakalanmayı hesaba katarak başka dolaplar çevirmeyi hesaplamış bir örgüt olduğunu savunmak gerekir.

DİNK CİNAYETİ VE  ERGENEKON ÖRGÜTÜ(!) İLİŞKİSİ

DİNK kararının YARGITAY tarafından bozulacağını ve Ergenekon davasına bağlanacağını varsayarak sürece baktığımızda olaylar bütünlüğe kavuşur.

Şu an Ergenekon davalarına baktığımız zaman bu davaların sanıkları arasında İlhan Selçuk, Mustafa Balbay var. Ve tabi aynı tandansta başkaları.

Şimdi öyle oldu ki, bu davaların birbiriyle birleşmesi neticesinde, Balbay ve Selçuk, kendi gazetelerini bombalattılar, türban kararıyla belli kesimler tarafından tepki çeken Danıştay üyelerini öldürttüler,  eğer dava bağlanırsa DİNK'İ öldürttüler ya da bu katliamların birer parçası oldular.

Hatta o kadar ki aslında geçmişte UĞUR MUMCU ve başkalarını da bunlar öldürttü.

Eskiden hep denmiyor muydu, 'Kontrgerilla var, derin devlet var, ergenekon var, Çatlılar matlılar, ve başkaları bu örgütün unsurları'?

Bu, aslında bana kalırsa bilerek yaratılan bir illüzyon.

Bazıları ergenekon davasını siyasal olarak destekliyor, bu davayı siyasal olarak desteklerken, geçmişteki tüm olayları da bu ergenekon örgütü dedikleri örgüte malederek destekliyorlar ve iktidar rüzgariyla da mütiş bir desenformasyon, bilgi kirliliği  yaratıyor ve manipülasyon yapıyorlar.

DİNK cinayetinin gerisinde de ergenekon örgütünü(!) aramak böyle bir manipülasyon aslında.

Buna göre, DİNK cinayetinin arkasında bir örgüt olmalı. Ama anlatmaya çalıştığım üzere, bu örgüte, "Gerçekten örgüt mü, örgütse hangi örgüt bu?" diye mutlaka sormak gerekiyor.

Bunu sormadığın zaman, sapla samanı karıştırmış, illüzyona gelmiş, MUMCU'YU öldürenlerle onu savunanları aynı kişiler haline getirmiş olursun.

Neden tek bir ergenekon örgütü imgesi yaratılıyor? Bunu iktidarın sağladığı güçlü araçlarla birlikte yönlendirdiğin zaman büyük bir kafa karışıklığı yaratırsın ve sana muhalif olan herkesi, bu karışıklık içinde bir yerinden tutturarak yok etmenin yolunu açarsın. Aynı zamanda bunu tek bir örgüt haline getirdiğinde, diğer örgütlerdeki insanları da aklarsın. Çünkü örgüt bulunmuş ve yok edilmiş olur.

Gerek Danıştay saldırısında gerek Cumhuriyet bombalamalarında ve gerekse DİNK cinayetinde, bu suçların neden aleni bir şekilde yapıldığını mutlaka sormak gerekir. Hasbelkader mi böyle olmuştur?

Gerçekten bu cinayetlerin ardında, yakalanmayı göze alarak başka dolaplar çevirmeyi göze alan ciddi örgütlerin olup olmadığını soru konusu yapmak gerekir.

Bunu yaptığınız zaman ancak, ölen ile öldürenlerin aynı kişiler olmasının tuhaflığından sizi kurtaracak sonuçlara gidebilirsiniz ve olayların gerisinde farklı örgütlerin olması gerektİği sonucuna çıkarabilirsiniz.

Bunu yaptığınız zaman "DİNK'İ öldüren örgüt ortaya çıkartılsın" derken, gerçekten neyi savunduğunuzu ve neye hizmet ettiğinizin farkında olursunuz.

Evet, DİNK'İN öldürülmesi iki kişinin macerasından daha ötedir. Ama bunu baş kişisi Uğur MUMCU olan diğer siyasal cinayetlerden ve bu cinayetleri tertipleyen örgüt ya da örgütlerden ve bu örgüt ya da örgütleri şu an ergenekon örgütü diye içeriye tıkılanlardan kesinkes ayırmak gerekir.

Bu ayrımı yapmadığınız zaman pazar sepeti haline getirilerek bir muhalif temizleme aygıtı haline gelmiş ve bu yolla gerçek suçluluları da  dolayı olarak aklama işini gören, tek bir örgüt illüzyonuna hizmet etmiş olursunuz.

Nitekim bu yönde güçlü manipülasyonlar var. Yargı zaten 12 Eylül referandumu ile nitelik değiştirmiş.

Herhalde kısa süre sonra bu olayın da Ergenekon örgütüne bağlanmasına şaşmamak gerekir.

O zaman bu olayın arkasında örgüt var diyen safdiller muradlarına erecek. Ama gerçek 180 derece ters çevrilmiş olacak haberleri olmayacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 467
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1001
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster