Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
441
 

Dinle beni liselim (2)

Dinle beni liselim (2)
 

Eğer birtakım gönül sorunlarınız varsa, kısaca âşık olmuşsanız ve bu yüzden okul-derse olan isteğiniz azalmışsa, merak etmeyin normalsiniz. Bu yaşlarda bu tür sorunların olması gayet doğal… Hayatında hiç âşık olmayan biri var mıdır acaba? İnsanoğlu sadece kuru akılla donatılmış bir varlık değildir; duygusal boyutu da vardır. Duygusal dünyamız bazen, istesek de istemesek de yaşam sürecimizi olumlu ya da olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Aşırı duygusal baskılar sağlıklı düşünmemizi ve karar almamızı engelleyebilir. Âşık olma hali, aklınızı sürekli meşgul edebilir, konsantrasyonunuzu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tür duygusal durumları belki tamamen yok edemeyebilirsiniz. Zaten yapmanız gereken, bu tür bir duygusal durumunuzu tamamen yok etmek değil, yönlendirmek olmalı… Sizin hayattaki öncelikleriniz her şeyden üstün olmalı… Öyle değil mi? Bu sizin hayatınız… Tamam, âşık oldunuz, kabul ettik… Peki, bu durumunuz sizin istikbalinizi temelden yıkacaksa, uzun yıllar acı çekecekseniz ve de âşık olduğunuz kişi yoluna güle oynaya devam edecekse bunu kabul edecek misiniz? Hayatınızı elinize geçirmenin zamanı geldi artık… Şöyle bir silkinin ve uyanın artık… Atalarımız “Titre ve kendine dön!” demiş ve ne güzel demiş… Âşık olmak suç değil… Bununla birlikte aşkınız hayatınızı, başarınızı, parlak geleceğinizi köstekliyorsa buna da bir “dur” diyebilmelisiniz. Dengeyi sağlamak önemli… Her şeyde en iyisi dengeli olanıdır… Âşık olduğunuz halde okul-ders başarınızı devam ettirebiliyorsanız ki bu mümkün olan bir şeydir, kimsenin aşkınıza diyeceği bir şey yok… Sizin için önemli olan başarınızdır, eğitiminizdir, kariyerinizdir. Bunları güzel ve verimli bir şekilde kendinizde toparlayabiliyorsanız, sizi seven, sayan, hayranlık duyan birçok insan olacaktır, unutmayın… “Başarı ve Mutluluk Yolunda Dönüm Noktası” isimli kitabımda, “Murat’ın Robotu” hikâyesini okuyacak olursanız, bu konuda neler anlatmak istediğimi daha iyi anlayabileceksiniz…

Hedefleriniz netleşmişse, o hedeflere doğru yol alırken sizi yoldan çıkaracak her şey ikinci plan olmalı… Çünkü bu sizin hayatınız… Âşık olduğunuz kişi yüzünden okul-dersten soğuduğunuz durumda geleceğiniz ve hedefleriniz için önemli bir araç olan eğitim hayatınız sönecekse ve artık sizi âşık olduğunuz kişi bile kurtaramayacaksa, sizi belki de yarı yolda bırakacaksa, ipleri önceden elinize alın, oltaya yakalanmayın… ”Ama hocam, o da çok iyi bir insan, onu hayatımdan silemem!” diyorsanız, tamam, silmeyin… O halde eğitiminize, kariyerinize birlikte, birbirinize destek olarak devam edin… Sonraki yıllarda hala birbirinize karşı ciddi iseniz, ailelerinizle görüşün, mutlu bir yuva kurun… Zaman, arkadaşlar, zaman… Bazı şeyleri zamana bırakmak gerekiyor… Eğer lisede okuyorsanız, sizin önceliğiniz eğitiminizdir, üniversitedir, kariyerdir… Bütün bunları bir kenara atıp, salt âşık olup dünyaya küsmek size yakışmaz… Bir gün yere düşerseniz, elinizden tutan olmayabilir… Hayata karşı her zaman antrenmanlı olabilmek elinizde…(devam edecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel ve güncel bir konuya değinmişsiniz hocam.Çünkü çoğu arkadaşlarım başarılı olmak yerine hayata küsmeyi gözü kapalı tercih edebiliyor, bu da onların en büyük hatalarından biri oluyor.Gerçekten de bu konuda sizin rehberliğinize ihtiyaçları var(Belki günün birinde benim de ihtiyacım olur:) ...)

Merve yılmaz 
 12.05.2008 16:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1434
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

1968 yılında Üsküdar'da doğdum.İlk-Orta öğrenimimi Almanya'nın Hof/Saale kentinde tamamladım.Lise ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster