Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
407
 

Dinlemek

Dinlemek denince insanın aklına hemen öğrencilik ve askerlik akla gelir. Sadece bu iki meslek grup mu dinlemeli amirlerini ve büyüklerini? Yoksa başkaları da dinlemeli mi? Elbette, başkaları derken toplumun tüm katmanları birbirini dinlemeli. Ancak o zaman birbirimizi anlarız. Yalnız öyle huyumuz var ki dinlemeyi sevmiyoruz daha doğrusu dinlemenin erdemine yaklaşamadık bile Dünyanın en büyük kaybıdır, insanların dinlenilmemesi, özellikle bilgili insanları dinlememek. Dinlemesini bilse insanlar, bugün yaşanan problemler yaşanmayacak. Çoğu kişinin kabahati de büyüktür. Bunlar dinlesen ne olur, dinlesen ne olur derler? Böyle konuşanlar insanlar tarafından alkışlanabilir. Ancak hiçbir şekilde tasvip edilmemeli bu tür bakış açısı. Dersi dinlemek öğrencinin görevidir. Dinlemek eğitimini bilmemek hayatta bilgisizliğin alametidir. Karşınızdaki kişileri dinlemeden nasıl tanırsınız veya tanıyacaksınız. Geçmişimiz dinleme edebiyle başarıya ulaşmıştır. Gerektiğinde çocuğu dinlemiş, insanlar gerektiğinde piri faniyi. Dinlemek kendinin farkına varmaktır. Farkına varmak kişiliğin belirtisidir. Dinlemesini bilmeyen topluluklar birbirini anlamazlar. Önce insanları ve muhatapları anlamak gerekmektedir. Özellikle yöneticiliğe talip olma zamanlarında bizleri dinleyen var zannediyoruz. Yöneticilik seçimi esnasındaki iltifatların doğru olmadığını görmüşsünüzdür. Ne acıdır ki, bizi dinlemediklerine sonradan şahit oluyoruz. Pişman oluruz ancak iş işten çoktan geçmiştir. İnsana verdiğimiz değerle, o insanı dinlememiz arasında sıkı sıkıya bağ vardır. Çoğumuz derdimizi anlatabilmek için huzura çıkarız. Bizim derdimize vakıf olduğunu düşündüğümüz kişi maalesef bizi unutmuş. Mahcup olmasını beklerken bu sefer gerçek yüzünü öğrenmiş oluruz. Pişkinlik gösterir. Bizim dinlenmemizi istediğimiz kişi dinlemesinin delili olarak not bile alır gibi yapar. Aslında not almamıştır. Notu neye almış olduğunu anladığımızda vakit geçmiştir.(!) Anlaşılmak hepimizin arzusudur. Konuşmamız esnasında başkalarının bizi nasıl dinlemesini istiyorsak, başkaları konuşurken bizde o kişileri dinlemeliyiz. Dinlemenin zor olduğunu televizyon kanallarındaki tartışmalarda fark ediyorsunuzdur. Konuşma sırası kendisindeyken herkesi susturanlar, söz alan kişilere adım attırmadığını izlemişsinizdir. İçimizden koskoca adamlar daha dinlemesini bilmiyorlar ne kadar ayıp deriz. Dinlemek hepimize gerekmekte. Geçenlerde televizyon kanallarından birinde iki profesörün konuşmalarına şahit oldum. Konuşmak değil aslında…. Nutkum tutuldu. Dinlemeyi bırakın o bizim saygı gösterdiğimiz kişilerin birbirlerine yaptıkları hakarete söylenecek sözcük yok. İlim adamı olarak önce bizim ilim adamlarımız, milletin gözü önünde bunu yapmamalı. Örnek olmalılar. Sonra kendi kendime dedim ki, bizim önümüzde böyle kavga edenler acaba insanların az olduğu yerde nasıl konuşmaktalar? Kavgalıysanız bizim yavrularımızın önünde bari kavga etmeyin. Dinleyin evladım dediğimiz de falanlar bile dinlemiyor dedirtme hakkınız yok. Sizin kavganız size, dinlemesini bilmeden ekrana çıkmak yakışmıyor sizlere.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 370
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 663
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster