Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '15

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
522
 

Dinleri sorgulayan film

Dinleri sorgulayan film
 

PK FİLMİ


PK filmi, eğitim yöntemimizi sorgulatan “3 Idiot” filminden tanıdığımız Aamir Khan'ın oynadığı 2014 yapımı bir Bollywood filmidir.

Komedi filmi gibi görünse de, güldürerek sorgulatan başarılı bir yapımdır. Şekilselleşen inançları sorgular. “Tanrı ile insanlar arasında iletişim kesildi.” vurgusu ile sorgulamanın yapılmadığı, şekiller birbiriyle çelişince de şiddetin başladığı ifade edilir.

Her Tanrı elçisi olduğunu iddia eden kişilerin gerçek yüzlerini ve arka planlardaki beklentilerini gösterir, sadece bu kadarla kalmaz, onlara inanan masum insanların nasıl da manipüle (insanları istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme) edildiğine, korku aşılandığına işaret eder.

Masum inananların da gerçek “masum” olmayıp, bilinçsiz olduklarını, önyargıları nedeniyle yaşamlarını nasıl sınırladıklarını ve sonucunda umut veren bir şeyin kalmadığını ortaya koyar.

Filmde tüm dinlerin kökenine inilmedikçe, sadece kıyafetlere, saç, sakal ve kullandıkları objelere bakarak kişileri sınıflandırdıklarında nasıl da komik ve aptal durumuna düşüldüğü bir oyun ile sahnelenir.

Film, kadimden (Kadim, sözlük anlamıyla Meydan Larousse'a göre, çok eski ve başlangıcı geçmişin derinliklerinde kaybolmuş demektir.) beri son derece günceldir.

Film, bugün mevcut ve ön plandaki 4 büyük dinden önce de günceldi ve halen güncel.

Film, gelecekte var olacak yeni inançların arasında da umarım güncel olmaz.

Doğa, kendi iç özünü, madde ile birleşip oluşturduğu şekillerle ifade eder. Şekiller, maddenin değişimi ile değişir ama içerik aynı kalır. Ya da içerik değişirse maddede meydana getirdiği şekil de değişir. İnançlardan örnek verecek olursak, ne namaz, ne oruç, ne sünnet, ne abdest ne de hac, ne sadece İslamiyet, ne Hristiyanlık ne de Yahudiliğe aittir. Karşılaştırmalı olarak tarih incelediğimizde, bu ve bunun gibi ritüellerin insanlık tarihi süresince farklı coğrafya ve zamanlarda insanlık arasında kendisini benzer şekillerde gösterdiğini, her araştırmacı keşfedecektir.

Esas soru; insan analiz ve sentez yapma kapasitesine sahip iken, her seferinde neden bazı ellerin oyununa gelip, bu değişmesi kaçınılmaz olan şekil için şiddet uygular? Bunu “masum” eller ve ağızlarla yapar?

Sanırım yanıt 2500 yıl önce yaşamış Sokrates’den gelir. “Sorgulanmamış yaşam yaşanmaya değmez.”

Çocukların, zihinsel becerileri henüz gelişmediği için sorgulaması beklenemez, onlara “neden” sorusu sorulduğunda basitçe “işte, öyle istiyorum” demek dışında bir şey söyleyemezler.

İnsanlık, geçen 4milyon (en azından şu ana kadar bulunan bulgulara göre ilk insanın yaşı) yıldan sonra hala çocuk değildir ve zihinsel kapasitelerini bilim, sanat ve yüksek fikirlerle kerelerce ispatlamıştır.

Hadi insanoğlu, bu manipülasyonlara düşmeyelim. Yaşamı sorgulayalım, şekillerin arkasındaki evrensel felsefeyi görelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elinize sağlık güzel bir blog ancak (huyum kurusun) bir konuya itirazım olacak. Çocukların, zihinsel becerileri gelişmediği için sorgulamaları beklenemez demişsiniz. Aksine çocuklar biz büyüklerden daha çok sorgularlar. Biz büyükler ise dogmatik ezberlerle şartlandırıldığımız, koşullandırıldığımız için hem sorgulamayız hemde çocukların sorgulamalarını engelleriz. Sadece dini varsayımlar değil biz büyükler örneğin laiklik veya demokrasi gibi dogmatik ezberlere körü körüne inanırız. Oysa bunların bir işe yaramadığını yıllardır yaşayarak görüyoruz ama inançlı bir toplum olduğumuz için bu kavramların doğruluklarını sorgulamak aklımızın ucundan bile geçmiyor. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 20.09.2015 21:53
Cevap :
Mustafa bey, öncelikle yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendimi daha doğru ifade etmeye calisayım. Örneğin bir çocuk alışverişte faydalı mı, gelecekte de kullanılacak mı gibi sorgulamalar yerine sevdim sevmedim sorgulaması yapar veya şu politik lider çok yakışıklı veya sevimli diyerek karar verir, fikirsel bazda sorgulama yapan çocuklar vardır mutlaka ama nadir. Onların bilişsel süreçleri, psikomotor ve duyuşsal süreçlerinden sonra gelir, bu nedenle örneğin münazara çocuklar arasında yapılmaz. Diğer taraftan size de hak veriyorum, çocukların kesinlikle yaratıcılıklarını öldürüyor ve zihinsel sınırlar koymalarına biz sebep oluyoruz ama doğal olan bir mekanizamayı da göz ardı edemeyiz. sevgiler.   21.09.2015 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2536
Kayıt tarihi
: 27.05.11
 
 

Çoklu paydaş ortamında çalışma yeteneği, özellikle inovasyon ve kümelenmeyi teşvik etmek için kamu k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster