Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '13

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
270
 

Dinleyici/İzleyici Gözüyle Sona Eren Antalya Piyano Festivali'nin Ardından

Dinleyici/İzleyici Gözüyle Sona Eren Antalya Piyano Festivali'nin Ardından
 

Şehirde Müzik Var” sloganıyla festivali kentin her yerine ulaştırmaya çalışan, ülkemizin yüz akı ve mükemmel bir organizasyonla  büyük beğeni toplayan Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin 14. sü de sona erdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen festivalin sanat yönetmenliğini değerli piyanist/bestecimiz Fazıl Say yapmakta ve Volkswagen da ana sponsorluğunu yükleniyordu.

Festival, 08-09 Kasım 2013 akşamlarındaki Fazıl Say konseriyle başlamıştı: http://blog.milliyet.com.tr/14-uluslararasi-antalya-piyano-festivali-fazil-say-in-water--su--adli-eseriyle-basladi/Blog/?BlogNo=435639

Gergely Boganyi ve Gabor Boldoczki

İki Macar sanatçıyı konuk ettik 12 Kasım akşamı. Boganyi, uluslararsı alanda birçok ödül kazanmış, başarılı bir piyanist. Boldoczki de, trompetin en büyüğü kabul edilen Maurice Andre’den sonra, en değerli trompetçi diye tanıtılmaktadır. Konser akşamı, her iki sanatçının da övgüleri ve ödülleri hak eden performanslarına tanıklık ettik AKM nde.

Meral Güneyman

14 Kasım’da ABD’de yaşayan değerli bir piyanistimizdi konuğumuz. Güneyman dinleyici ile kurduğu sıcak iletişimle de, programıyla ve ‘bir daha’larda başarılı bir konser sundu. Özellikle de dinleyicilerin fısıldadığı notalar üzerine doğaçlamaları… I.Stravinsky, A.Piazzola-P.Ziegler, E.Satie, M.Ravel, I.Albeniz eserleriyle dolu bir programdı sanatçımızın bu geceki seslendirdikleri.

Ferhan-Ferzan Önder ve Borusan Quartet

Olağanüstü konserlerden biriydi bu gece dinlediğimiz. Program çok güzeldi. Hele İgudesman&Joo ikilisinden Aleksey Igudesman’ın Ferhan-Ferzan Önder ve Borusan Quartet için bestelediği “Edirne’den Kars’a” adlı eseri, gerçekten muhteşemdi. Bu eseri ne yapın edin bir yerlerden; ister konserde, ister bir kayıttan ama mutlaka dinleyin. Rus besteci/kemancı ; Edirne, İzmir, Ankara, Batman, İstanbul, Giresun ve Kars’ı çok güzel anlatmış. Konserde sahneye kurulan şark köşesi ilginçti, sırasını bekleyen sanatçılar şark köşesinde oturdular. Bunlar ikinci bölümdeydi. Konserin ilk yarısında sanatçılar, F.Liszt, C.Corea, F.Say, P.Ziegler, A.Piazzola eserleri seslendirdiler.

Genç Yetenekler Konseri

Eğitimci ve piyanist Kamuran Gündemir anısına her yıl festival içinde gerçekleştirilen, Genç Yetenekler Konserlerinde gerçekten de geleceğin virtüozlerini dinleme olanağı buluyor müzikseverler. 17 Kasım Pazar günü gerçekleşen konserde, ilk önce İzem Gürer geçti piyanonun başına. L.v. Beethoven 32 çeşitleme ile başladı, iki Rachmaninov eseri ve Fazıl Say’ın  Nasrettin Hoca Dansları ile bitirdi dinletisini İzem. http://www.youtube.com/watch?v=kPdHKHUmy8w

Beste Tanağardıgil İzmir’den konuğumuzdu. İzem gibi Beste de çeşitli yarışmalarda dereceler almış genç bir yetenek. F.Mendelssohn, F.Liszt, C.Debussy ve A.A. Saygun eserlerini başarıyla seslendirdi. http://www.youtube.com/watch?v=I8f-828jptU

Varvara Kutuzova 10 yaşında bir yetenek. Rusya’dan konuk. Varvara da çeşitli yarışmalardan derecelerle dönmüş başarılı bir piyanist. Sempatik konuğumuz konserde, F.Schubert, F.Chopin, C. Debussy,F.Mendelssohn, M.Sun  ve S.Rachmaninov besteleri çaldı.

Elif Işıl Karakaş Antalya’dan bir virtüöz adayı. Geçen yıl Genç Yetenkeler Konseri’ni  tesadüfen Elif’in annesiyle yan yana dinlemiş, “bir gün Elif’i de sahnede görürüz” dileklerimi iletmiştim, yıl dolmadan gerçekleşti dileğim. Elif çok mesafe kaydetmiş. Üstlendiği eserleri başarıyla çaldı. Üstelik konser öncesi rahatsızlanmış olmasına rağmen. F.Chopin, F.Mendelssohn ve M.Sun seslendirdi.  http://www.youtube.com/watch?v=I8f-828jptU

Foto albüm: https://www.facebook.com/h.huseyindulun/media_set?set=a.10152027420258584.692713583&type=3

Vladimir Spivakov ve Moskova Virtüozleri

Festivalin gediklileri; daimi orkestramız aynı zamanda. Her yıl kapanışı yapıyorlardı, bu yıl kapanış M.Camilo’ya ayrılmış.

Vladimir Spivakov ve Moskova Virtüozleri dünya çapında bir marka, oda müziğinin değerli bir topluluğu. Bizi her gelişlerinde genç yeteneklerle buluşturmaya alıştırdılar, bu yıl o eksiklik  kesinlikle hissedildi. Ayrı bir renk katıyorlardı festivale bu gençler.

Konserin ilk yarısı W.A.Mozart’a ayrılmıştı. İkinci yarıda Spivakov hem solist hem şef olarak çıktı karşımıza. A.Vivaldi Mi Minör Keman Konçertosu’nu seslendirdi. G.Rossini ‘No.1 Sonat’la süren konser  programı, L.Boccherini ‘Re Minör Senfoni’ ile sona erdi. Dört kez de ‘bir daha’ çaldı konuk topluluk. A. Piazzola'nın Libertango’su ve L. Boccherini ‘Minuetto’su için olan alkışlar tüm salonu çınlattı. Foto albüm: https://www.facebook.com/h.huseyindulun/media_set?set=a.10152028869313584.1073741852.692713583&type=3

 

Werner Bartschi

Bartschi, bir türlü alışamadığım ‘çağdaş müzik’ temsilcilerinden. 40’tan fazla bestesi bulunan sanatçı, kendi bestelerini ve L.v.Beethoven, F.Liszt ile O.Schokeck’in eserlerini seslendirdi.  Benim için, Beethoven Op.7 Sonat ve Liszt eserleriydi ilgi çekici olanlar.

Kheops Ensemble “Andante Gecesi”

Bu akşam bir Dünya da İlk Seslendiriliş(Prömiyer)’e tanıklık etti  AKM Aspendos Salonu’ndaki sanatseverler. Antalya Piyano Festivali tarafından sipariş edilen eseri  Muhittin Dürrüoğlu bestelemiş. “Çoculuğumda çok sık yaptığım tren yolculuklarından esinlendiğim bir eser” dedi, ‘Anadolu’dan Sahneler’ için Dürrüoğlu, seslendiriliş öncesi. İlk önce L.v. Beethoven Op 11 Klarinet, Çello ve Piyano için Üçlü’sünü seslendirdi topluluk. Sonra da “Anadolu’dan Sahneler”i. Ara’dan sonra  Fazıl say’ın “Dört Şehir” adlı eserinin ‘Sivas’ını çaldı konuk üçlü. G.Gershwin  “Mavi Rapsodi”nin Muhittin Dürrüoğlu’nun yaptığı piyano ve klarinet için uyarlamasını dinledik, ikinci olarak. Son eser olarak ta N. Rota ‘Klarinet, Çello ve Piyano için Üçlü’sünü seslendirdi Kheops Ensemble. Çok iyi bir konserdi. Fotoğraflar: https://www.facebook.com/h.huseyindulun/media_set?set=a.10152038704443584.1073741853.692713583&type=3

Aziza Mustafa Zadeh Trio

Festivale yabancı olmayan bir isim Zadeh; 3. Gelişi bu yıl. Ülkemizde çok sevilen Azeri piyanist, beğenilen bir program sunduysa da, geçmiş yıllardaki konserlerine göre biraz sönük kaldı kanısındayım.  Aşık Veysel’in ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ adlı eseri, büyük alkışla karşılık buldu. Zadeh’in konser programı, geçmiş yıllarda olduğu gibi konser sırasında kendisi tarafından duyuruldu. Fotoğraflar: https://www.facebook.com/h.huseyindulun/media_set?set=a.10152043706033584.1073741854.692713583&type=3

Andrea Lucchesini:

Favori bestecilerimden Domenico Scarletti ve Luciano Berio eserleriyle başladı konserin ilk yarısı. Scarletti sonatları ve Berio’nun ‘küçük parçaları’ ile dönüşümlü seslendirilen yaratılar, müzikseverlerce beğeniyle dinlendi. İkinci bölümde ise L.v. Beethoven sonatları (Op.109 ve Op.110) çaldı konuk sanatçımız. Festivalin en güzel konserlerinden birisi olmasına karşın, şiddetli yağmur nedeniyle AKM’ne gelemeyen müzikseverler önemli bir etkinliği kaçırmış oldular.  Foto: https://www.facebook.com/h.huseyindulun/media_set?set=a.10152049475973584.1073741855.692713583&type=3

Suite Espanola ve Michel Camilo/Gürer Aykal

Festivalin bu önemli iki konserini maalesef bir yakınımın vefatı nedeniyle dinleme/izleme şansım olmadı. Ancak, hem bu konserleri dinleyenlerin beğenilerinden hem de görsel ve yazılı basına yansıyanlardan muhteşem geçtiği anlaşılıyor. Hele son konser için(M.Camilo/G.Aykal) övgüler çok yoğundu.

***

*Festival, AKM’ndeki konserlerle sınırlı değildi. “Şehirde müzik var” sloganı gerçeğe dönüştü; Fazıl say Manavgat’ta, Meral Güneyman Kepez’de, Ferhan-Ferzan Önder Akdeniz Üniversitesi’nde halka açık ve ücretsiz konserler gerçekleştirdiler.

*Festival sanatçılarımızdan; R.V. Spaendonck ve Naci Özgüç ATSO Güzel Sanatlar Lisesi’nde. G.Boldoczki, G.Boganyi, Meral Güneyman, W.Bartschi, M.Hallynck ve Andrea Lucchesini Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda, Gürer Aykal Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda, Borusan Quartet Antalya Koleji’nde, Muhittin Dürrüoğlu A.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğrencilerle atölye çalışmaları gerçekleştirdiler.

*Yine A.Ü.Güzel sanatlar Fakültesi’nde müzikolog/müzik yazarı Ersin Antep’le “Bayburt’ta ‘Zulüm’ Efsanesi ve Bizim Müzik Tarihçemizden Kesitler” konulu söyleşisi yapıldı.

*AKM Alt Fuaye’de bir de resim sergisi vardı; festival boyu görülebilen/gezilebilen M.Mesut Özderun Koleksiyonu.

*Konserlerde konuk sanatçılarımızı avuçlarımız acıyıncaya kadar alkışladık. Ama ek olarak teşekkür gönderen müzik dostumuz sevgili Güliz Çıracıoğlu mesajında şunları yazmış: “…piyano festivali bu yıl da harikaydı. Kadir Bey ile görüşme fırsatınız olursa, biz dinleyicilerin bu yıl da keyifli konserler ile harikulade duyguları yaşadığımızı ve gelecek festivali şimdiden sabırsızlıkla beklediğimizi iletirseniz çok mutlu olurum.

*Bir sanatsever olarak göğsümüzü kabartan bu etkinliği gerçekleştiren Antalya Büyükşehir Belediyemize, festivalin sanat yönetmeni değerli sanatçımız Fazıl Say’a ve bu organizasyonun tüm yükünü omuzlarında taşıyan Fortemusic Production çalışanlarına ve özellikle Kadir Dursun’a teşekkür ederim.

Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin 15. si 7/29 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve dünyaca ünlü piyanist/bestecimiz Fazıl Say’ın ‘Chopinsay’ programıyla başlayacak.

Yaz Hamra Aydemir, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yanlış hatırlamıyorsam, Lang Lang’ı 2001’de İstanbul İş Sanat’ta izlemiştim. Büyülenmemek mümkün değildi. Fazıl Say da bizim gururumuz ama hâlâ “En iyi piyanistler” listesinde adı yok:( Konser verdiği ülkelere bakınca bunun nedenini anlayabiliyoruz! Bir iki Japonya konseri olsa da Avrupa’ya, özellikle de Almanya ve Avusturya’ya sıkışmış kalmış durumda. Bence ajansını değiştirmeli ve daha evrensel bir tanıtım kampanyası yapılmalı. Ukulele dört telli küçük gitar. Kovboy filmlerinde sık sık görürüz. İngiliz topluluk da dünya müziklerini ukulele ile seslendiriyor. Hepsi de sevimli tipler ve seyirciyle de iletişim içinde olduklarından Igudesman&Joo gibi gösteri havasında geçiyor konserleri. En popüler parçaları da “The Good, The Bad and the Ugly” film müziği. Selam ve sevgiyle. http://www.youtube.com/watch?v=pLgJ7pk0X-s

Ata Kemal Şahin 
 05.12.2013 6:19
Cevap :
2010 yılı nisan ayındaki bir blogumda, Fazıl Say'ın kendi ağzından Lang Lang'ı yazmıştım. Uzun ve detaylı bir yazıdır: http://blog.milliyet.com.tr/aydinlanan-cin-in-lang-lang-i-ile--karanliklara-kayan-turkiye-nin-fazil-say-i-arasindaki-farklar/Blog/?BlogNo=237345 Lang-Say kıyaslamasının bizzat Say tarafından yapılmasının da ne kadar önemli olduğunu sizin yorumunuzla daha iyi anladım. Müzik endüstrisi ilginçtir; arada bir marka üretir uzun yıllar onu semirir. Lang lang'la birlikte Gustavo Dudamel'i de sayarlar bu alanda otoriteler. Halbuki her iki müzik insanı da olağanüstü yetenekli başarılıdırlar. Ajansı konusunda bir sorun olduğunu, blogdaki gerekçeleri göz önüne alarak düşünmüyorum. Festival başlayacağını içeren blogumda(biliyorsunuz)(isim isim yazdığım), katılan dünya markası sanatçı ve toplulukları aynı ajans getiriyordu Antalya'ya...Ukulele Orkestrası demiştiniz, bu orkestrayı tanımadığımı yazdım, enstrumanı değildi, yanlış anlaşıldım sanırım. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun  05.12.2013 19:37
 

Antalya'nın kışı da çeşitli etkinliklerle bir başka güzel! Bu muhteşem organizasyonun dinleyicisi olamadığım için çok üzüldüm; ama siz o kadar güzel özetlemişsiniz ki gitmiş kadar oldum! Ben de Shostakovich'i durmaksızın dinleyebilirim hele ki "Waltz 2"yi:) Lang Lang geldi mi hiç Antalya'ya Hüseyin Bey? Keşke "Ukulele Orchestra" da gelse:( Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 04.12.2013 6:17
Cevap :
Antalya yazın eğlenceye, kışın kültüre odaklı bir kent. Yaz dışında birçok festivaller, sergiler, konserler, opera, tiyatro öne çıkan unsurlar. Festival, hem sanatçı ve topluluklarla hem de organizasyonuyla uluslararası alanda büyük beğeni kazandı. Keşke bir fırsatınız olsa da birlikte izleseydik konserleri. Lang Lang festivale hiç katılmadı. Sanıyorum onun 'kaşe'si çok yüksektir. Söz ettiğiniz orkestrayı bilmiyordum, youtube'da baktım, şova yönelik bir eğlence türü. Geçen yıllarda iki kez gelen İgudesman&Joo'yu anımsattı. Belli olmaz, 'Ukulele' gelebilir. Lang Lang bence zıor bir olasılık. Shostakovich'i ben de çok severek dinlerim; özellikle 5. Senfoni ve 2 No.Piyanolu Üçlü(Op.67). Umarım önümüzdeki yıllarda sizin de festivali izleme olanağınız olur. Antalya'dan selamlar, saygılar. H.H.Dulun  04.12.2013 16:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 355
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1057
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster