Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
799
 

Direniş ve İslamcılar

Direniş ve İslamcılar
 

Bugün direnişin bilmem kaçıncı günü...

Saymıyorum artık günleri. Saymaya gerek var mı? 

Farkında mısınız bilmiyorum ama, Türkiye resmen 2'ye bölünmüş durumda !

Şu zamana kadar bizleri bizlere kırdırmak isteyen çok fazla grup, düşünce, fikir ve insan ortaya çıktı. Hem kendi içimizden, hem dışardan... Bölünmeliydik biz. Çünkü biraradayken kenetlenirdik ve bize hiç bir güç, hiç bir dış müdahale etki edemezdi. Kardeştik biz. Bizi birbirimize bağlayan derin bağlar vardı.

Bölünmeliydik biz. Çünkü ancak bölünürsek bizi altedebilirlerdi. Türkiye'yi bugüne kadar bölmeye çalışanların ana düşüncesi, hedefi buydu. Çünkü biz başka ırklara benzemiyorduk. Dünyada başka hiç bir ülkede olmayan bir farklılık vardı bizde. Biz, Osmanlı hoşgörü geleneğinin eseriydik. Müslüman hoşgörüsü nedeniyle, hiç bir ırka, 'sen bizden değilsin' demiyorduk. Müslümanı, ateisti, çerkezi, lazı, kürdü, ermenisi, açığı, kapalısıyla, sayılamayacak kadar çok etnik kökenli insanıyla, aynı yurdu paylaşmaya devam ettik yıllarca.

Peki sonra ne oldu?

Bu ülke bugüne kadar, ne alevi tartışmalarından, ne kürt kavgalarından, ne pkk olaylarından, ne takım taraftarlarından, ne de o parti bu parti durumlarından bölünmedi. 

Bugünse şu geldiğimiz noktaya bir bakın! Türkiye şu an resmen 2 ayrı kutba ayrılmış durumda. İslamcılar ve direnişçiler adlarıyla!

Nasıl yani? Direnişçiler müslüman değil mi ki, öteki taraf islamcılar adını alıyor? Direnenlerin hiç mi haklı tarafı yok? Boşu boşuna ölen, yaralanan insanların hesabını kim soracak? İlk gün sadece çadırda oturma eylemi yapanların üzerine gaz sıkılmasıyla başlamadı mı bu olaylar? Ya da diğer tarafın dediği gibi provakasyon yapanlar bizi bölmeye çalışanlar değil mi? Polisin orantısız güç kullanımından etkilenen masum insanların ne suçu var? Peki doğayı korumak için direnişe başlayanların kaldırım taşlarını sökmeye ne hakkı var?

Lütfen herkes takkesini bir kenara koyup biraz düşünmeye başlasın. Ve nereye doğru gidiyoruz farkedilsin.

Biz aynı ülkenin insanlarıyız. Ve bu ülke öyle kolay kazanılmadı. Kaybetmekte bu kadar kolay olmamalı !

Sosyal medyada herkes birbirini arkadaşlıktan silmeye başlamış. Hakaretler, tehditler havada uçuşuyor. Akrabalar, arkadaşlar birbirine düşmüş durumda. Her yerde bu konu tartışılıp duruyor. Ve bir görüş açıklamak zorunda bırakıyor herkes birbirini. Bir taraf olmak zorunluluğu var sanki.

Ortada duramıyorsun ya da ben şu tarafın görüşünü haklı buluyorum ve gerekçelerimde şunlar diyemiyorsun. Hemen bir kavga ortamı, sanki daha öncesinden hazır bekliyormuş gibi alevleniyor. Ve karşı tarafa derdini anlatamıyorsun.

Oysa ki herkes birbirinin görüşlerine saygılı olmak zorunda. İnsan olmanın gerektirdiği gibi. Karşılıklı konuşulmalı bu konular, tartışılmalı ki, gerçek doğru hangisi anlaşılabilsin. 2 tarafta birbirini anlayabilsin. Bölünmeyelim artık.

Tabii sadece bize düşmüyor bu görev. Baştakilerin tavırları da anlaşılır olmalı. Bu milletin bağrından çıkmış, bu ülkeyi temsil etmek için başa gelmiş insanlar, hırslarına ve inatlarına yenik düşmemeli. 

Bu ülkenin bugün geldiği durumda, daha çok kenetlenmeli ve birbirimizi anlamaya çalışmalıyız ki, bizi bölmek isteyenlere yeni fırsatlar çıkmasın. Bu ülkeyi her zaman bölmeye çalışanlar oldu. Ama şunu unutmayın ki, buna biz izin varmezsek, bizi bölmeye kimsenin gücü yetmez, yetemez...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 11242
Kayıt tarihi
: 30.01.13
 
 

İstanbul Üniversitesi İktisat 4. sınıf öğrencisiyim. Amatör tiyatrocuyum. Kitaplar, müzik ve tari..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster