Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '15

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
485
 

Dış ticarette clearing uygulamaları

Geçen gün Başbakanlık danışmanlarından birisi; doların yükselmesini durdurmak için Rusya ve İran ile olan dış ticaretimizin clearing sistemi ile yapılmasını önerdi.  Bu öneri aklıma iki anımı düşürdü.

Dış ticarette clearing sistemi bir malın malla takas sistemidir. İç hukuktaki takasa karşılık dış ticarette clearing sistemi bulunmaktadır.

Bu sistemde; Türkiye  Rusya’ya mal ihraç ettiğinde karşılığı Ruslar tarafından  ruble ya da dolarla ödenmemektedir.  İhraç edilen malın bedeli kadar Rus malı Türkiye’ye yollanmaktadır. Örneğin,  biz onlara portakal yollamaktayken onlar da bize kürk yollamaktadır.

Bu ekonomik faaliyet oldukça karmaşık bir yapıyı gerektirmektedir. Malların  malla değişim değeri nasıl saptanacaktır?

Bizim onlardan almak istediğimiz mal yeterli  ise sorun yoktur. Yetersiz ise o zaman dışalımda kotalama  sistemi olmaktadır. Kotaları de devletler saptamakta ve dağıtmaktadır.

1960 lı yıllarda bu sistem ülkemizle Rusya arasında uygulanmıştır. Bir yıl önceden Rusya’ya hangi malları ihraç edeceğimizi hangi malları ithal etmek istediğimizi bildiriyorduk. Onlar da bizden hangi malları almak istediklerini ve hangi malları satacaklarını bildiriyorlar ve  ortak bir komisyon son dışalım ve dış satım listelerini kesinleştiriyordu.

Bir keresinde ortak komisyonda Ruslar; bizim onlara yollayacağımız mallar karşılığında onlardan istediğimiz malların değerlerine göre az mal istediğimizi belirtmişlerdi. Böyle yanlışlıklarda olmaktaydı.

Clearing sistemi karmaşık ve yavaş işleyen bir sistemdir.

Devlet karışmalarını gerektirmektedir. Nitekim, önerilen sistemdeki devletler komünist ya da  imamlar devleti olan iki devlettir. Devletçilik uygulamalarının olduğu ülkelerdir. 

Kotalama sistemi dolayısıyla çeşitli kötüye kullanmalara açık bir uygulamadır.  

1968 Nisan-Mayıs olayları sırasında Paris’te bulundum. Önce; bizdeki Gezi olayı gibi, ülkenin her yanındaki üniversite sonradan lise öğrencileri yönetime baş kaldırmışlardı. İki güçlü İşçi sendikası olan CGT ve CFDT de öğrenci olaylarına destek verince Fransa’da yeni bir 1789 olayı yaşanmıştı. Otobüs yoktu, metro yoktu, benzin yoktu,  çöpler alınmıyordu. Paris tam bir çöp yığını kent görünümüne bürünmüştü.

Almanya’dan Kızıl Rudi ve terör grubu ve Danimarka’dan Kızıl Dani-günümüzün Daniel Con Bendit’i- ve Avrupa’nın dört bir yanından anarşist gruplar Fransa’ya girmişlerdi. Liderlerinin Arthur Koestler olduğu söyleniyordu.

Paris’in içinde ve dışında   komünler kurmuşlardı.  Güçlü Fransız devletini yıkma noktasına  gelmişlerdi.

O sırada  bir gazete Arthur Koestler ile bir görüşme yapmış ve yeni Fransa’nın ekonomik yapısının ne olacağını sormuştu.  O da anarşist Pierre joseph Prudhon’un parayı ortadan kaldırmak için düşündüğü malın  malla değişmesi sisteminin uygulanacağını belirtmişti. Oysa, o günlerin Fransa’sında bu tür bir ekonomi olanaksızdı.  Ayakkabıcı berbere gidecek, traş olacak  ve ücreti ayakkabı ile ödeyecekti.

Bu ekonomik sistemde bağımsız komünler olacak ve devlet ortadan kalkacaktı.

Malın malla değişimi sistemi 50 li yıllara dek ülkemizde uygulanmıştır. Nüfusunun yüzde yetmişi köylü olan ulusumuzda köylüler ürettikleri tavuk, yumurta, süt, yoğurt, peynir, sebze ve meyvelerden taşıyabildiklerini çarşı pazara indiriyor ve bunları vererek karşılığında tuz, şeker, gazyağı, mavi ispirto(yakacak olarak) ve diğer köylerde olmayan malları takas yoluyla alıyorlardı. Doktorlara ve avukatlara da ödemeler tavuk ya da yumurta ile yapılıyordu.  

İşler bu noktaya gelince  devlet başkanı Charles de Gaulle; Paris’i genelkurmay başkanı General Matsu’nun birliklerine kuşattırdıktan sonra televizyonda ve radyoda iktidarı bırakmayacağını söylemişti. Bunun üzerine, devrim olayları bir sabun köpüğü gibi bitmiş, yabancı  anarşistler Fransa  dışına kaçmışlardı.

Her iki örnekten de görüleceği üzere; malın malla değişimi sistemi ne dış ticarette ne de yurt içi ekonomisinde uygulanabilir.

Günümüzde parasız bir ekonomi düşünülemez. Doların yükselmesi, liberal ekonominin kuralları içinde önlenmelidir. Başka çözümlar,  Devletçiliğe dönüş anlamındadır.       

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 448
Kayıt tarihi
: 04.09.13
 
 

1940 yılında İzmir'de doğdum İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim 1961 yılında Mülkiye(Siyasa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster