Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1794
 

Dişi pembe Viagra

Dişi pembe Viagra
 

A cure for her?= Onun için bir çare? http:bp.blogspot.com


Denekler kendi istekleriyle…

Öyle olmasa denek olmazlar.

Önce okyanuslar ve yunuslarla ilgili bir belgesel seyrediyorlar.

Ardından beyinleri görüntüleniyor.

Beynin keyfi yerinde olacak ki; uyukluyor ve renk vermiyor.

Sıra: Sıra dışı sert bir porno filmine geldiğinde; kadın beyninin sol lobu kızarıyor. Hayır, utançtan kızarmıyor!

Sağlıklı bir cinsel yaşamı olanların beyinleri kızarıyor.

Deneklerin tümü kadın…

Hollandalı uzman Gert Holstege’ye göre her on kadından biri isteğini yitirmiş bir durumda…

Bu soğukluğun en büyük virüsü günlük yaşamdaki angaryalar… Kafanın içini sorunlarla doldurmak ve boşaltamamak…

Evlilikler çıkmazda… İlişkiler sallantıda…

Hani siz deli gibi anahtarınızı ararsınız; üç gün önce kaybettiğiniz gözlüğünüzü bulursunuz ya…

İşte tıp dünyası da depresyon illetine çare aramakla meşgul olurken… Kuzey Amerika’da yapılan denekli çalışmalarda: Deneklerin büyük bir çoğunluğunun yüzlerinde güller açarak FLİBANSERİN’i gönüllü kullanmaya devam etmek istediklerini hissettirdiklerinde…

Bilim adamları: Deneklerden fena halde şüphelenmişler…

Araştırma ve soruşturmaların neticesinde: Flibanserin’e kadın deneklerin neden büyük bir ilgi duyduklarını deşifre etmişler.

Cinsel yaşamlarında: Şimdiye kadar hiç yaşamadıkları…

Sağlıklı düzenli bir hareketlenme…

Doğal olarak yaşamdan yeniden haz almanın; kadın olmanın verdiği gurur, kendini eksikli gibi hissetmemenin verdiği huzur…

Yakında eczanelerden ve bakkallardan temin edilebilecek.

Neden olmasın? Eşitlik adına neden olmasın?

Gazete kâğıdına sarılmasını istemeden satın alabilmek marifet!

En büyük marifet doktora danışarak Flabenserin’i eve getirmek.

Cinsel yaşamı Flabenserinle yürütmeden önce oturup bir düşünmek marifet.

Uwe Hartmann lokman Hekim utangaç ruhların uzman tamircisi:

Ne diyor biliyor musunuz?

Utanmak: Cinselliğin cılız kalmasında en büyük rolü oynayan(f) aktör…

Kadınlar; biz kadınlar; ah biz kadınlar…

Her şey beyinde başlar ve beyinde biter!

8.Şubat 2010 Pazartesi

Alev Meisel İzmir’den

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkemizde yeni ve modern uygulamaları insanların kendilerine bırakırsanız yapmaktan çekiniyorlar.Yasak,suç ve ayıp duvarını yıkamıyorlar.Ama devlet kanunla düzenler birazda uygulama mecburiyeti getirirse "devlet serbest etti" diyerek kendileri de yapıyorlar.Ülkemizin kadınları devletin bir yönlendirmesi olmadan senelerce değişemezler.Bakanlık aids nedeniyle kondom kullanılması gerektiği yolunda halkı bilinçlendirici ilanlar yaptığı ve devlet hastanelerinde bu konuda duvarlara afişler yapıştırdığı için bugün prezervatif marketlerde açıkca satılıyor. Cesur yazınız dolayısıyla sizi yürekten kutluyorum.

Kerim Korkut 
 16.02.2010 20:08
Cevap :
Kerim Bey sayfama hoşgeldiniz! Öneriniz dikkate alınması gereken bir nokta...Ben bunu hiç düşünmemiştim ayrıca aids ile ilgili afişleri de şimdiye kadar görmedim. Faydalı uyarıcı bir çalışma...Sevindirici bir gelişme; yersiz utanmanın sıkılmanın önüne geçen bir yöntem...Haklısınız yazı cesurca ama bilmem farkedebildiniz mi? Yorumlar: Kuzuların sessizliğine bürünmeyi tercih ediyorlar. Bununla beraber sizin yorumunuz onlarca yüzeysel katkılara bedel...Önemli olan katkının kalitesi; ben size çok teşekkür ederim. Selamlar saygılar.  19.02.2010 1:57
 

Sellerde yağmurlarda böyle bir yazı bayağı iyi geldi.Güzel arkadaşımı özledim desen bana inanırmısın. Sana ve değerli eşine sevgiler

Cansın erol 
 09.02.2010 20:18
Cevap :
Güzel olan kim? Sensin Cansın! Kısmet olursa önümüzdeki aylarda bizim köyde buluşalım diye planlar yapıyorum...Biz bize değil cümbür cemaat...Kısmet olur sağlık el verirse...Ömür özlemekle geçiyor...Sevgiler  10.02.2010 13:21
 

Herşey beyinde başlıyor, bitiyor da, şu öz/oto/sansürlerini bir altedebilseTürk kadını! Bir de, "şu ilaç, bakkalda- eczanede değil de, büyük marketlerde satılsaydı, ne iyi olurdu:))"

fatma iyibilgin 
 08.02.2010 9:46
Cevap :
Antalya'nın yağmurlarınla yarışan İzmir'in yağmurları Akdeniz'de birleşecekler ama önce size İzmirin yağmurları selamımı iletecekler çünkü bana söz verdiler. "Türk kadını kendine kendi elleriyle taktığı esaret zincirlerinden kendi çabasıyla kurtulduğu an..." Belki de bir pembeye pek fazla ihtiyaç duymayacak. Bir gün gelecek balkondan halı kilim silkelemenin; çöpleri uluorta ortada bırakmanın hicabı ağır basacak. Gündeme parmak basarak kendisinin ülkesinin sorumluklarını üstlenecek; icabında gereksinim duyduklarını elini kolunu sallayarak marketten bakkaldan eczaneden satın alacak. Zarif utangaçlığını yitirmeyecek; yerli yerinde kullanacak. Ümitliyim ve inanıyorum. Önce kendimi zincirlerden kurtarmaya çalışıyorum. Kadın olmanın zorluklarını yenmeye gayret ediyorum. Yorumunuz değerli katkınız beni mutlu etti; umutlarıma umut kattı. Teşekkürler saygılar.  08.02.2010 14:25
 

Hanımlar ne diyecek bu yazına... Tepkiler önemli. Yorum yazmaya utanacaklar olacak mı? Hepsinden önemlisi; editörler fark edebilecek mi bu yazını. Selamlar. Not: Bu yorumu hemen yayına verme istersen. Şöyle bir gün falan bekle. Bakalım ne olacak?

Ümit Culduz  
 08.02.2010 4:06
Cevap :
Onların diyecek çok şeyleri var da...Rahatsızlık vermemek adına sessizce gelirler...Okuyup giderler... Ne desinler güzel kardeşim! Şimdiki halimize dua etmeliyiz. Düşünsene ülkemizde kız çocuklarını sünnet etmiyorlar. Yatıp kalkıp dua etmeliyiz; istatistiklere inanırsak mutlu ülkeler arasında ilk beşe girmiş durumdayız...Bunu hangi soruları sorarak tespit ettiklerini merak etmiyorum. Susmak da bir tepkidir. "Yaramı deşme kanıyor" gibi...Beni farkeden birileri vardı bir zamanlar...İşinden mi oldu; emekli mi oldu bilmiyorum. Bizim nesli anlamak da kolay değil hani...Yoktan var olanlarla empati kurmak...İşte o biraz kasıyor. Ne olacağını sana söylemek isterim; yazı dörtnala koşucak...ta ki nefesi kesilesiye kadar...Ondan sonra? Sen olmasan buralarda...Bende...Zaten ne tasım var ne tarağım...Şaka maka 1.Martta üç sene doluyor...Senin doldu bile...Neden çıtın çıkmadı? Teşekkürler sevgiler.  09.02.2010 0:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 842
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster