Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '10

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
2451
 

Dışlanmış bir toplululuk 'Çingeneler'

Dışlanmış bir toplululuk 'Çingeneler'
 

Bir konuyu içeren aynı yazar tarafından yazılmış iki kitap geçti elime… Nazım Alpman tarafından kaleme alının bu kitaplarda hep merak ettiğim çok önemli bir konuya yer verilmişti.

Yani ‘Çingenelere!’

‘Başka Dünyanın insanları ÇİNGENELER’

‘Trakya Çingeneleri-Sınırda Yaşayanlar’’dı kitapların adı!…

Farkındalık duygularım gelişmeden öncesinde kulaktan duyma bilgilerle uzak durduğum, yaklaşmaya korktuğum ‘Çingeneler’ sonrasında tanımaya başladıkça bana öylesine yakın geldi ki!

Bu kitapları okumadan öncesinde önyargılarımdan arınmıştım zaten fakat kitabı okumak bilmediğim birçok konuda da beni aydınlattı.

Kitabı okurken bu neşeli insanların kimi zaman kavgalarına, kimi zaman yaşamlarına, kimi zamanda hayat felsefelerine gülümseyerek baktığımı fark ettim. ‘Ertesi güne kalan para bayatlamış paradır!’ o yüzden para ele geçince harcamalıdır diye düşünecek ve bunu uygulayacak kadar paraya önem vermeyen bu topluluk ile ilgili ne çok yanlış bilinen var diye düşündüm. Yaşamak için para kazanan ve parayı yarını düşünmeden harcayan bu neşeli esmer vatandaşlar ile ilgili okuduğum her şey ne çok şeyi bilmediğimi bir kez daha bana göstermiş oldu.

Her ne kadar bizim için şaşırtıcı da olsa her zaman gülümseyecek sebepler bulmaları, neşeyi yaşam biçimi olarak seçmelerine hayran oldum. Ölen yakınlarına daha önce ölmüş sevdiklerinin isimlerini söyleyerek onlara da selam söyle diyecek kadar hayata önem vermeyen; daha doğrusu hayatın gerçekliliğini birçok kişiye göre daha güzel kavramış, imkân verilmediği daha doğrusu toplum dışına itildikleri için okuyamayan aramıza katılamayan ya da öz kimliklerini saklayarak aramızda yaşama şansı bulabilen bu insanlara ne çok haksızlık ediliyor.

Ben Çingene değilim Roman’ım diyerek bir anlamda kendilerini korumaya ya da topluma kabul ettirmeye çalışmalarına “size ne dendiği önemli değil!” demek istiyorum. Çingene veya Roman sonuçta siz bir insansız ve insanca yaşamı hak ediyorsunuz. Eğer size “roman” dememiz sizi mutlu edecekse bunu da tabi ki saygıyla karşılarız.

Engelliler gibi dışlanmış bir kitle olarak gördüğüm bu insanlara sempati duymamak dışlanmışlığı yaşamış (engelli) bir topluluğun içinden biri olarak mümkün mü?

Onların “Çingene mi?.., Roman mı?…” densin tartışmaları kendi aramızda “özürlü mü?.., Engelli mi?..” denmeliyi anımsatıyor. Sanki bütün sorunumuz hitap edilirken söylenen isim? Sanki Roman veya Engelli dendiğinde bütün sorunlar bitiyor?

İlk sokağa yalnız başıma çıkıp dolaştığımda, yeni başladığım evime fazla uzak olmayan iş yerinden tekerlekli sandalyem ile akşam saatlerinde dönerken sokağımızın başındaki çiçek satan, Çingene dost bayanı hiç unutmadım. Çekingen, utangaç ve kendine güveni daha yeni yeni oluşan biriyken her gün hiçbir ücret istemeden beni görür görmez uzattığı kırmızı gül! İlk kez birinden çiçek almanın mutluluğunu yaşatmıştı bana! Yıllar geçti, benim hayatımda çok şey değişti, ben çok değiştim ama o dost Çingene bayan hiç değişmedi. Yine aynı, güler yüzü ile sokağımızın başında çiçek satmaya devam ediyor. Otomobilim ile her akşam iş çıkışı önünden geçtiğimde gülümseyerek bana bakıyor, selamlaşıyoruz. Her akşam her tür hava şartına rağmen onu orada gülümseyen yüzü ile görmek ne iyi geliyor bana!…

Çingenelerin web sayfasında toplum tarafından yanlış anlaşılmalarından dolayı duydukları üzüntüyü okuyorum. Biz onları neşeli hiçbir şeye üzülmeyen kişiler olarak bilirdik, Oysa kendilerine yapılan haksızlıklara ne çok üzüldüklerini öğrendik. Bilinçli bir toplum olarak artık onlara kucak açmanın zamanı gelmedi mi?

Farklıyım… Farklısın…. Farklısınız!

Aslında kimse kimseye benzemiyor. Hepimiz farklıyız! Aynaya bakın! Yüzünüze, saçlarınıza ve teninizin rengine bakın. Hiçbiri sizin seçtiğiniz şeyler değil. Boyunuz, gözlerinizin rengi, hatta adınız, yaşamda hazır bulduğunuz şeyler. Tüm bunlar başka türlü olabilirdi. Teninizin rengi beyaz ya da buğday değil de esmer olabilirdi. Aynaya bakamayabilirdiniz, sizi çağıranların sesini duyamayabilirdiniz, evinizden birinin yardımı olmadan çıkamayabilirdiniz!

Şimdi de kendinizi şanslı olarak gördüğünüz yanlarınıza bakın ve bu şansı yakalamayanları hatırlayan ve bu şansı yakalayamayanlar için ne yapabileceğinizi düşünün!

Bundan böyle sizde farklı gördüğünüz, çekindiğiniz, uzak durduğunuz her şeye ve herkese karşı daha objektif ve önyargısız bakmaya çalışın. Empati yapın! İşte o zaman bütün sorunlar çözülecek.

Çingene veya Roman dostlar adınız her ne olursa olsun sizi sevenler de var, sizleri seviyoruz.

Emine Zaimoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2038
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Bu Blogda; Engelleri her şeye rağmen aşarak hayatı engelsiz yaşamaya çalışan; eş, anne, çalışan, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster